Orifis tutulumu olan mesane tümöründe orifisin monopolar ve bipolar ile rezeksiyonun onkolojik ve fonksiyonel sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUSUF KADİR TOPÇU

Danışman: Serkan YARIMOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Orifis Tutulumu Olan Mesane Tümöründe Orifisin Monopolar ve Bipolar ile Rezeksiyonun Onkolojik ve Fonksiyonel Sonuçlarının Karşılaştırılması Amaç: TUR esnasında orifis elektro-rezeksiyonu, stenoza neden olabilir. Aynı zamanda üreteral musküler fiber yapısının bozulması, intramural üreterin kısalmasına, üreter orifisinin dilatasyonuna, dolayısıyla VUR'a neden olur. Çalışmamızda literatürde ilk olarak monopolar ve bipolar TUR MT esnasında yapılan orifis rezeksiyonunda, orifis stenozu,müdahale gereksinimi ve sekonder ÜÜTST gelişimine etkisini karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve yöntem: 2015 – 2019 yılları arasında, orifis lokalizasyonunda yer alan ürotelyal tümör nedenli trans üretral tümör rezeksiyonu yapılan hastalar retrospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Mesane kanseri öyküsü varlığı, üst ürotelyal sistem tutulumu varlığı, hidronefroz varlığı, ASA skorurezeke edilen orifis tarafı, tümör boyutu, tümör sayısı, tümör evresi, eşlik eden CIS, derece, kas dokusu varlığı, orifis lokalizasyonunda rekürrens sayısı ve rekürrens gelişme süresi, ÜÜTST gelişme sayısı ve gelişme süresi, obstrüksiyon sayısı, obstrüksiyon gelişme süresi bilgileri retrospektif olarak eklendi ve çalışmaya dahil edildi. Bulgular: 46 hastaya (%42) monopolar, 66 hastaya (%58) bipolar rezekstoskop ile TUR uygulandı. Sırasıyla grup 1, grup 2 olarak adlandırıldı. Demografik verilerde farklılık saptanmadı. Hastalık evresi açısından iki grupta fark saptanmadı (p=0,221). Grup1 ve 2'de 29'ar hastada rekürrens görüldü ve istatiksel farklılık saptandı (p=0,047).ÜÜTST grup 1'de 5 (%10), grup 2'de ise sadece 1 (%1) hastada mevcut idi (p= 0,066). Genel rekürrenssiz sağ kalım süresi açısından fark görülmezken (grup 1 11,6±2,5 ay, grup 2 9,9±1,6ay, p=0,629) ÜÜTST rekürrenssiz sağ kalım açısından anlamlı fark görülmüştür (grup 1 39,4 ±23,25 ay, grup 2 5±0 ay, p=0,025). Grup 1'de 11 (%23), grup 2'de 17 (%25) hastada hidroüreteronefroz gelişimi görüldü (p=0,603). Grup 1'de 7, grup 2'de 6 hastaya endoskopik müdahale gerekti. Sonuç: Üreter orifis rezeksiyonu sırasında bipolar sistemin kullanılmasını ve rezeksiyon yapılan hastaların daha sık takip edilmesini önermekteyiz. Daha geniş örneklem büyüklüğü ile daha ileri ekstenal validasyonların yapılması gerekmektedir. Anahtar kelimeler:hidronefroz,mesane kanseri, üreteral obstriksiyon, üriner mesane neoplazm, rekürrens