Ebeveynlerinde tip 2 diabetes mellitus tanısı olan prediyabeti olmayan kişilerde sarkopeni sıklığının tespiti ve sarkopeni ile trigliserid glukoz indeksi ve nötrofil/lenfosit oranı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERYEM YILDIZ
Danışman: Sevil UYGUN İLİKHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kas gücü, kas kütlesi ve işlevselliğinde azalma ile karakterize olan sarkopeni önemli bir morbidite ve mortalite sebebidir. Progresif seyredebilen bu hastalık sosyal, ekonomik ve sağlık açısından hastalara ve topluma ciddi bir yük oluşturmaktadır. Sarkopeni ile Tip 2 Diyabetin çeşitli ortak mekanizmalarla birbirini tetiklediği belirlenmiştir. Bu iki önemli hastalıkla ilgili erken müdahaleden fayda görebilecek riskli gurubun belirlenmesi ve buna yönelik stratejilerin geliştirilmesi önemlidir. Diyabet aile öyküsü, Tip 2 Diyabet gelişimi için değiştirilemez bir risk faktörüdür; fakat bu kişilerde alınacak önlemlerle diyabet ve komplikasyonlarının gelişiminin önlenebileceğine dair ümit verici çalışmalar mevcuttur. Trigliserid glukoz indeksi insülin direncinin bir belirteci olarak pratikte yerini almıştır. Nötrofil/lenfosit oranı ise son yıllarda inflamasyonun basit ve pratik bir göstergesi olarak kullanılmaktadır.Sarkopeninin etiyopatogenezinde rol oynadığı düşünülen inflamasyon ve insülin direncinin göstergeleri olan bu iki parametrenin son yıllarda çeşitli popülasyonlarda sarkopeni ile ilişkisi saptanmıştır. Çalışmamızda ebeveynlerinde diyabet tanısı olan kişilerde sarkopeni riskinin belirlenmesi ve trigliserid glukoz indeksi ile nötrofil lenfosit oranının bu kişilerde sarkopeni ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniklerine başvuran 18-40 yaş arasındaki bireylerden, ebeveynlerinden bir veya her ikisinde Tip 2 diyabet tanısı olan 60 kişi ile diyabet aile öyküsü olmayan 60 kişi olmak üzere toplam 120 kişi cinsiyet dağılımı eşit olacak şekilde dahil edilmiştir. Prediyabet veya aşikar diyabet, malabsorbsiyon ve herhangi bir kronik hastalık tanısı olan; aktif sigara içicisi ve düzenli alkol kullanıcısı olan; düzenli spor ve egzersiz yapan; aktif enfeksiyonu olan; immobil ve obez olan kişiler dahil edilmemiştir. Katılımcıların yaş, cinsiyet, diyabet aile öyküsü sorgulanarak kaydedilmiştir. Boy, kilo, vücut kitle indeksi (BMI), bel, kalça, orta üst kol, baldır çevresi ve biceps deri kıvrım kalınlığı ölçülmüştür. Laboratuvar verileri toplanmış ve nötrofil/lenfosit oranı ile trigliserid glukoz indeksi ölçülmüştür. Sarkopeni değerlendirilmesi için Yaşlılarda Sarkopeni Avrupa Çalışma Grubu 2 (EWGSOP2)'nin 2018 tanımlaması kullanılmıştır. Kas gücü el kavrama gücü ölçülerek değerlendirilmiştir. Kas kütlesi ölçümü için biyoelektriksel impedans yöntemi kullanılmıştır. Fiziksel performans 4 metre yürüme testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda sarkopeni prevalansı genel popülasyonda %17,5, kadınlarda %23,3 ve erkeklerde %11,66 olarak belirlenmiştir. Diyabetik ebeveyne sahip olmak, aşikar sarkopeni varlığında anlamlı artışla ilişkili saptanmamıştır(p:0,233). Annede DM tanısı olması (p:0,309), babada DM tanısı olması(p:0,273), her iki ebeveynde DM tanısı olması (p:0,738) ve annenin gebelikte antidiyabetik ilaç kullanmasının (p:0,245) sarkopeni ile anlamlı ilişkisi tespit edilmemiştir. Kavrama gücü değerleri cinsiyet bağımsız kıyaslandığında diyabet aile öyküsü ile ilişkili saptanmamıştır(p:0,108); fakat diyabetik ebeveyne sahip olan erkeklerde kontrol grubundaki erkeklere göre kavrama gücü değerleri istatistiksel olarak anlamlı şekilde ortalama 4,919 kg daha düşük saptanmıştır(p:0,002). Appendiküler kas kütlesi(p:0,370) ve iskelet kası indeksi(p:0,478) iki grup arasında anlamlı farklı tespit edilmemiştir. Kas kalitesi diyabetik ebeveyne sahip olan grupta kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha düşük saptanmıştır(p:0,041). Hem diyabetik ebeveyne sahip olan grupta (p:0,003) hem de kontrol grubunda (p<0,001) kadınlarda sarkopeni erkeklere göre anlamlı şekilde yüksek saptanmıştır. AST/ALT(p:0,007) ve MPV(p:0,040) ile sarkopeni arasında pozitif yönlü; BMI (p:0,003), üst kol çevresi(p:0,020) ve baldır çevresi(p:0,018) ile sarkopeni arasında negatif yönlü ilişki saptanmıştır. TyG(p:0,818) ve NLR(p:0,753)'nin sarkopeni ile anlamlı ilişkisi tespit edilmemiştir. Diyabetik ebeveyne sahip olan grupta kontrol grubuna göre açlık kan glukozu (p:<0,001), HbA1c (p:0,033), BMI (p:0,030), bel/kalça oranı (p:0,027), TyG (p:0,005) ve MPV(p:0,018) anlamlı şekilde daha yüksek saptanmıştır. Açlık plazma glukozunun babasında DM tanısı olanlarda, annesinde DM tanısı olanlara göre istatistiksel anlamlı şekilde daha yüksek olduğu görülmüştür(p:0,035). Sonuç: Çalışmamızda diyabetik ebeveyne sahip olmak aşikar sarkopeni varlığı ile ilişkili saptanmasa da kas kalitesindeki değişimlerin sarkopeniye yatkınlığı artırmış olabileceğini ve bu konuda daha fazla hasta ile yapılacak çalışmalarda daha farklı sonuçlar elde edilebileceğini düşünmekteyiz. Obezite dışlandığında genç ve sağlıklı popülasyonda TyG ve NLR'nin sarkopeni ile ilişkili olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sarkopeni, Tıbbi Öykü, Tip 2 Diyabetes Mellitus