Akut koroner sendromda serum NT-proBNP seviyesinin majör olumsuz kardiyovasküler olaylar üzerindeki prediktif değeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZLEM CANAN ÖZBALTAN

Danışman: Sümeyye ÇAKMAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ Bu çalışmada, acil serviste akut koroner sendrom (AKS) tanısı alan hastalarda başvuru serum N terminal pro B tipi Natriüretik Peptid (NT-proBNP) değerinin altı aylık majör olumsuz kardiyovasküler olaylar (MACE) üzerindeki prediktif değerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. GEREKÇE VE YÖNTEM Çalışmamız prospektif, randomize kontrollü, tek merkez olarak tasarlandı. Çalışmaya 1 Eylül 2023 ve 1 Şubat 2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Acil Tıp Kliniği'ne başvurup AKS tanısı alan ve ilk 24 saat içinde perkütan koroner girişim (PKG) yapılan yetişkin (≥18 yaş) hastalar dahil edildi. Perkütan koroner girişimde vasküler lezyon saptanmayan 13 hasta çalışmadan dışlandı. Acil serviste anamnez, klinik bulgular, elektrokardiyogram (EKG) ve/veya serum high sensitif kardiyak troponin (hs-cTn) düzeyi ile AKS tanısı konulan hastalardan koroner yoğun bakım ünitesine nakli esnasında ek olarak serum NT-proBNP değeri alındı ve anjiyografi öncesi kardiyoloji hekimi tarafından ekokardiyografi ile LVEF hesaplandı. Akut koroner sendrom içinde tanımlanan STEMİ (ST elevasyonlu miyokard infarktüsü), NSTEMİ (ST elevasyonu olmayan miyokard infarktüsü) ve USAP (stabil olmayan anjina pektoris) tanılarını içeren 3 farklı hasta grubu çalışmaya dahil edildi. Hastaların 6 aylık takip sonrası, kontrol ekokardiyografi ile sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) değerleri ölçüldü. 6 aylık takipte klinik sonlanım (ölümcül olmayan iskemik inme, ölümcül olmayan miyokard infarktüsü, kardiyovasküler nedenli ölüm ya da kalp yetmezliği nedeni ile acile başvuru ve tamamen iyilik hali durumu) kaydedildi. Ek olarak her bir vaka için GRACE skoru hesaplandı. BULGULAR Çalışmaya 196'sı (%81,30) erkek, 45'i (%18,7) kadın toplamda 241 hasta dahil edildi. Akut koroner sendrom alt tiplerine göre hastaların dağılımı incelendiğinde; STEMİ alt tipinde 133 (%55,2) hasta, NSTEMİ alt tipinde 81 (%33,6) hasta ve USAP alt tipinde 27 (%11,2) hasta mevcuttu. Hastaların genel mortalitesi %8,7 olup, MACE geçirme oranı %43,2 olarak saptandı. Altı aylık takip süresi zarfında; MACE komponenti içinde hastaların %16,5'inde (n=40) kalp yetmezliği ile acile başvuru, %28,6'sında (n=69) ölümcül olmayan miyokard infarktüsü, %4,9'unda (n=12) ölümcül olmayan iskemik inme, %8,7'inde (n=21) kardiyovasküler nedenli ölüm saptandı. MACE (-) hastalar ile kıyaslandığında MACE (+)'de NSTEMİ hasta oranı anlamlı daha yüksek ve USAP hasta oranı anlamlı düşük idi (p = 0,013 ve p = 0,002, sırasıyla). Ek olarak, çalışmaya dahil edilen hastalarda MACE görülme oranları AKS alt tiplerine göre incelendiğinde, MACE görülme oranları sıklık sırasına göre; NSTEMİ grubunda %54,3 (44/81), STEMI grubunda %42,1 (56/133) ve USAP grubunda %14,8 (4/27) olarak tespit edildi. MACE (-) hastalar ile karşılaştırıldığında MACE (+) hastalarda komorbid hastalıklardan hipertansiyon (HT), diabetes mellitus (DM) ve koroner arter hastalığı (KAH) oranı istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (bütün karşılaştırmalar için p = 0,000). Ek olarak, MACE (-) hasta grubu ile karşılaştırıldığında MACE (+) hasta grubunda ortalama serum hs-cTnT ve NT-proBNP düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi (p = 0,000, her iki karşılaştırma için). Ayrıca, MACE (-) hasta grubu ile karşılaştırıldığında MACE (+) hasta grubunda ilk başvuruda ve 6.ay takipte ölçülen ortalama LEVF düzeyleri anlamlı olarak düşük bulundu (p = 0,000, her iki karşılaştırma için). Ek olarak, gruplar arasında ortalama GRACE skoru açısından anlamlı fark mevcut idi (87,20 ± 23,8 vs. 130,6 ± 29,3, p = 0,000). Çok değişkenli lojistik regresyon analizi; yaş, KAH öyküsü, NT-proBNP ve GRACE skoru değerlerinin MACE'in bağımsız belirleyicisi olduğunu gösterdi. Ayrıca, serum NT-proBNP düzeyi arttıkça tahmini MACE geçirme olasılığı da önemli ölçüde artmış bulundu. Spesifik olarak, NT-proBNP düzeyi 600 pmol/l olduğunda MACE riski %70 iken, 900 pmol/l olduğunda MACE riski %90'di. Son olarak, ROC analizi NT-proBNP >250 pg/ml değerinin MACE'i predikte etmede %73,1 duyarlılık ve %88,3 özgüllük ile %82,6 pozitif prediktif değer ve %81,2 negatif prediktif değere sahip olduğunu gösterdi. SONUÇ Çalışmada elde edilen veriler doğrultusunda, AKS alt tipleri içinde NSTEMİ tanısı konulan hastaların yarısından fazlasında 6 ay içinde MACE izlendiği söylenebilir. Mevcut çalışma, ilk başvuruda serumda ölçülen NT-proBNP'nin, tüm AKS tiplerinde 6 aylık MACE ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu ve önceden bilinen risk faktörleri ve serum hs-cTnT düzeylerinden bağımsız olarak önemli bir prognostik biyobelirteç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle AKS hastaları için NT-proBNP'yi GRACE risk skoruyla birleştirmek MACE'i tahmin etmek ve daha doğru risk sınıflandırması açısından önemli ölçüde fayda sağlayabilir. ANAHTAR KELİMELER: Akut koroner sendrom, majör olumsuz kardiyovasküler olaylar, NT-proBNP, hs-cTn