Av nodal re-entran taşikardi'li hastalarda modifiye valsalva manevrası ile adenozin ve diltiazem'in etkinliği ve güvenilirliğinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SALİM ER
Danışman: Özgür SÖĞÜT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Acil serviste atriyoventriküler nodal re-entran taşikardi (AVNRT) tanısı konulan hastaların acil farmakolojik tedavisinde Diltiazem ya da Verapamil uygulanması tartışmalı olmaya devam etmektedir. Güncel literatürde, Verapamil ve Diltiazem gibi dihidropiridin olmayan kalsiyum kanal blokerlerinin, olumsuz kısa vadeli yan etkiler olmaksızın Adenozin kadar etkili olabileceğini öne sürülmektedir. Çalışmamızda, acil servise AVNRT semptomlarıyla başvuran hastaların yönetiminde modifiye Valsalva manevrasının (MVM) başarısız olduğu durumlarda farmakolojik tedavi olarak uygulanan antiaritmik ajanlardan Adenozin ya da Diltiazem'in sinüs ritmine dönüş sağlama oranları ve yan etki profillerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. GEREKÇE VE YÖNTEM Prospektif, randomize ve tek kör tasarıma sahip olan bu çalışmada, AVNRT tanısı alan hastalara ilk basamak olarak MVM uygulanmıştır. Bu müdahaleye yanıt veren hastalar "Grup I" olarak kaydedilmiştir. Manevraya yanıt vermeyen ve hemodinamik açıdan stabil olan hastalar ise, önceden hazırlanmış mühürlü zarflar aracılığıyla Adenozin (Grup II) veya Diltiazem (Grup III) olmak üzere tedavi gruplarına randomize edildi. Adenozin grubuna, başlangıçta 6 mg dozunda hızlı intravenöz bolus uygulandı; yanıt alınamaması durumunda sırasıyla 12 mg ve tekrar 12 mg dozlarında ek uygulamalar yapıldı. Diltiazem grubunda ise, 0,25 mg/kg dozunda ilacın 2 dakika süresince intravenöz infüzyonu gerçekleştirildi; gerektiğinde 15 dakika sonra 0,35 mg/kg ikinci doz verildi Tedaviye yanıt vermeyen olgularda, hemodinamik durum göz önünde bulundurularak alternatif ajan ya da senkronize kardiyoversiyon uygulandı. Gruplar arasında demografik özellikler, tedavi sonrası sinüs ritmine dönüş oranları, sinüs ritmine dönüş süreleri (saniye), vital bulgular (kan basıncı, kalp hızı, SpO2) ve advers olaylar karşılaştırmalı olarak analiz edildi. BULGULAR Çalışmaya 72 kadın (%51,40) ve 68 erkek (%48,60) olmak üzere toplam 140 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 52,90 ± 12,60 (medyan yaş, 53,50; min-max, 18–86) yıl idi. Hastaların %42,14'ünde (n=59, grup I) MVM sonrasında sinüs ritmine dönüş sağlandı. MVM'nin başarısız olduğu ve sinüs ritmine dönüş sağlanamayan hastaların %51,9'una (n=42, grup II) Adenozin, %48,1'ine (n=39, grup III) Diltiazem tedavisi uygulandı. Grup II ve Grup III farmakolojik tedavi uygulanan hasta grupları arasında yaş, cinsiyet, ilk başvuruda kalp hızı, kan basıcı değerleri ve komorbidite oranı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (tüm karşılaştırmalar için p>0,05). Benzer şekilde, gruplar arasında sinüs ritmine dönüş sağlama oranları açısından anlamlı bir fark bulunmadı (%88,10 vs. %89,70, p=0,814). Buna karşın, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında grup III'teki hastalarda tekrar ilaç dozu ihtiyacı oranı anlamlı olarak daha düşük idi (%66,70 vs. %28,20, p=0,001). Ayrıca, grup III'teki hastalar ile karşılaştırıldığında grup II'deki hastalarda ortalama sinüs ritmine dönüş süresi anlamlı olarak daha kısa saptandı (109,80 ± 75,30 vs 12,10 ± 23,50, p <0,001). Ek olarak, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında grup III'teki hastalarda toplam adverse olay oranı anlamlı olarak daha düşük izlendi (%90,50 vs. %48,70, p <0,001). Grup III'teki hastalarda adverse olay olarak asistoli ve sinüs arresti görülme sıklığı, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde düşük izlendi (sırasıyla; p=0,000 ve p=0,008). Benzer şekilde, grup III'teki hastalarda adverse olay olarak mide bulantısı, flashing, ve göğüste sıkışma hissi görülme sıklığı grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde düşük idi (sırasıyla; p=0,001, p <0,001 ve p <0,001). Buna karşın, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında grup III'teki hastalarda adverse olay olarak hipotansiyon görülme oranı grup anlamlı olarak daha yüksek izlendi (%0 vs. %10,30, p=0,049). SONUÇ Çalışmamızda elde edilen bulgular ışığında AVNRT tanısı hastaların yarısından fazlasında non farmakolojik tedavi olarak ilk başvuruda uygulanan MVM'ye yanıt alınamadığı ve farmakolojik tedaviye gereksinim olduğu sonucuna varıldı. Farmakolojik tedavide hem Adenozin hem de Diltiazem bu hastalarda sinüs ritmine dönüş sağlama oranları açısından yüksek ve benzer başarı göstermiş olup etkilidirler. Ek olarak, Adenozin ile kıyaslandığında Diltiazem sinüs ritmine dönüş süresi daha geç olsa da daha düşük yan etki profili ve tekrar ilaç dozu ihtiyacı ile klinik açıdan belirgin bir avantaj sağlayabilir. ANAHTAR KELİMELER: AV Nodal Re-Entran Taşikardi, Modifiye Valsalva Manevrası, Diltiazem, Adenozin