Akciğer radyografisinde görünür lezyon izlenmeyen hemoptizili hastaların uzun dönem sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PELİN PAMİR
Danışman: Gülşah GÜNLÜOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hemoptizi, çeşitli etiyolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan ciddi bir klinik durumdur. Etiyoloji tayininde, akciğer grafisi, toraks bilgisayarlı tomografi (BT), fiberoptik (FOB) ve rijit bronkoskopiden (RB) yararlanılır. Çalışmamızda akciğer radyografisinde etiyolojiyi açıklayabilecek lezyon izlenmeyen hemoptizi ile başvuran hastalarda, BT ve FOB/RB'nin kanama yeri ve tanı belirlemedeki değeri, bu hastalar ve etiyolojik neden belirlenememiş kriptojenik hemoptizi alt grubunda uzun dönem takipte rekürrens, mortalite ve akciğer malignitesi gelişim oranının saptanması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2010 ve Aralık 2016 tarihleri arasında, hemoptizi nedeniyle hastanemize yatışı yapılan, akciğer grafisinde hemoptiziyi açıklayacak lezyon izlenmeyen, toraks BT çekilmiş, 18 yaşından büyük hastalar retrospektif olarak tarandı. Hastaların kullandığı ilaçlar, ek hastalıkları, kanama miktarı, kan ürünü replasmanı, FOB/RB bulguları ve günü, BT bulguları, son etiyolojik tanı, tedavi yöntemleri, hemoptizi nedeniyle rekürren başvuru, akciğer malignitesi ve mortalite gelişip gelişmediği kaydedildi. Bulgular: Toplam 643 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 45,91±13,85, %25,3'ü kadın %74,7'si erkekti. %77'sinde sigara içme öyküsü vardı. Hemoptizi miktarlarına bakıldığında hastalarda en sık submasif - masif kanama izlendi. %60,7 hastada herhangi bir etiyolojik neden saptanamadı. Etiyolojik nedenler ise en sık bronşiektazi (%12,9) ve kanama diyatezi (%5,3) idi. Toraks BT hastaların %52,7'sinde kanama tarafını, %24,6'sında etiyolojiyi belirledi. FOB yapılanların %36'sında, RB yapılanların %68'inde kanama tarafı saptandı. Bronkoskopi yapılan hastaların %7,6'sında tanıya ulaşıldı. Ortalama 7 yıllık takipte; %9,8 mortalite, %42,5 rekürren hemoptizi başvurusu ve hastaların 15'inde (%2,7) akciğer malignitesi geliştiği görüldü. Sonuç: İleri tanısal işlemlere rağmen etiyolojik tanıya ulaşılamamış kriptojenik hemoptizi hastalarında uzun dönem takiplerde rekürren hemoptizi izlense dahi akciğer malignitesi görülme sıklığı oldukça düşüktü. Bu nedenle ilk tanısal incelemesi sonuçsuz kalan hastaların takip süreci tartışmalı olup risk gruplarının belirlenmesi ve bu grup hastalarda rutin takip yapılması daha uygun görünmektedir.