Histeroskopik septum rezeksiyonu yapılan hastaların IVF tedavisi ve gebelik sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DENİZ MUTLU
Danışman: Müşerref Banu YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada histeroskopik septum rezeksiyonunun infertil hastalarda in vitro fertilizasyon sonuçlarına etkisi değerlendirilmiştir. Özellikle septum varlığının embriyo implantasyonunu ve gebelik sonuçlarını nasıl etkilediği incelenmiş, bu cerrahinin IVF başarısına katkısı araştırılmıştır. Gebelik başarısına etkisi değerlendirilmiştir. Yöntem: Zeynep Kamil Hastanesi'nde 2014-2024 yılları arasında histeroskopik uterin septum metroplastisi uygulanan 514 hastadan, 18 ile 45 yaş arasındaki infertilite nedeni ile IVF tedavisi görmekte olan 60 hasta retrospektif olarak analiz edilmiştir. Hastalarla telefon aracılığıyla iletişime geçilerek obstetrik öyküleri sorgulanmış, hastanemizde IVF tedavisi gören hastaların süreçleri Zeynep Kamil Hastanesi İnfertilite ve IVF Arşivi üzerinden incelenmiştir. Kontrol grubu olarak normal uterin kaviteye sahip açıklanamayan infertilite nedeniyle tedavi gören 52 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, infertilite süresi, hormon profili, IVF siklus özellikleri ve gebelik sonuçları karşılaştırılmıştır. Literatürdeki verilerle birlikte elde ettiğimiz sonuçlar karşılaştırıldı. Verilerin analizi SPSS 23 programıyla sağlanmıştır. Bulgular: Çalışmamızda biyokimyasal gebelik(63,30%,63,50% p=0,989) ve klinik gebelik olarak (30,00%,25,00% p=0,555) olarak ayrı ayrı değerlendirdiğimizde, biyokimyasal gebelik açısından fark olmadığı klinik gebelik durumunun cerrahi grupta daha yüksek olduğu görülmektedir. Hastaların yaşı arasında anlamlı bir fark gözlenmemiş olup, deney grubunda infertilite süresi (54±39,12 ay) ile kontrol grubuna göre (89,67±49,72 ay) belirgin şekilde daha kısa bulunmuştur. IVF tedavisi deneme sayısı deney grubunda 2,1±1,15 ile kontrol grubuna göre 1,6±0,72 daha yüksek izlenmiştir. Primer infertilite her iki grupta baskın olmasına rağmen normal uterusa sahip grupta %94,2 iken, rezeksiyon uygulanan grupta %78,3 olarak bulunmuştur. Hastaların siklus özelliklerini değerlendirecek olursak FSH,LH,E2,TSH,prolaktin gibi bazal hormon değerleri arasında anlamlı fark bulunmamış,AMH(2,48±3,67 (0,1-25), 4,55±3,89 (0,61-18,63)) ve toplam uygulanan indiksyon dozu ((2581,75±925,02) , (1992,31±710,04)) gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. AMH düzeyleri ile toplam indüksyon dozu arasında korelasyon izlenmiştir. Toplam oosit sayısı, kontrol grubunda deney grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0,008). Kontrol grubunda ortalama toplam oosit sayısı 8,75±5,25 iken, cerrahi grubunda bu değer 6,13±3,86'dır. M2 oosit sayısı, kontrol grubunda daha yüksek olmasına rağmen (6,5±4,07 vs. 5,13±3,47), bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,072). Deney grubundaki embriyo derecesi ortalaması 2,02±1,03 (1-5), kontrol grubunda ise 1,69±0,94 (0-5) olarak bulunmuştur, istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Fresh ve frozen transfer açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuç Histeroskopik septum rezeksiyonu, infertilite tedavisi gören hastalarda IVF sonuçlarını olumlu yönde etkileyebilecek bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Klinik gebelik oranları cerrahi grup lehine daha yüksek olsa da, fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. Gelişmiş tanı ve tedavi yöntemleriyle cerrahi müdahalenin uygun şekilde planlanması, IVF sonuçlarını iyileştirebilir. Daha geniş örneklemli, randomize kontrollü çalışmalar, bu sonuçların doğrulanması için gereklidir.