Alkol kullanım bozukluğu hastalarında bilişsel fonksiyonlarıN mikroRNA-200, Toll-like reseptör-4 ve sirtuin-1 düzeyleri ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜMEYYE VATANSEVER

Danışman: Başak ÜNÜBOL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Alkol Kullanım Bozukluğu (AKB), küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olarak, bireylerde bilişsel işlev kayıplarına ve çeşitli nörobiyolojik değişimlere yol açmaktadır. Bu çalışma, AKB tanılı bireylerde erken remisyon döneminde bilişsel işlevlerdeki değişimi ve bu değişimin miR-200, Toll-like reseptör-4 (TLR-4) ve sirtuin-1 (SIRT-1) düzeyleriyle olası ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) biriminde yürütülmüş ve 48 gönüllü katılımcıdan (44 erkek, 4 kadın) veri toplanmıştır. Katılımcılara arındırma sonrası ve 3. ay erken remisyon döneminde bilişsel değerlendirme testleri (MMT, MoCA, İz Sürme Testi, BAPİ) uygulanmış; aynı zamanda periferik kan örneklerinden miR-200, TLR-4 ve SIRT-1 düzeyleri ölçülmüştür. Bulgulara bakıldığında, arındırma sonrası ile erken remisyon dönemi arasında MMT skorları anlamlı düzeyde artmıştır (MMT-1: 26.23; MMT-2: 28.44; t(47) = -10.940, p < 0.001). MoCA skorları da benzer şekilde artış göstermiştir (24.90 ± 2.99 → 27.96 ± 1.70; t = -9.493, p < 0.001). İz Sürme Testi (TMT) sonuçlarında da anlamlı iyileşmeler kaydedilmiştir. BAPİ skorlarında, özellikle tanı, yaşam etkisi, motivasyon ve toplam puan alt ölçeklerinde anlamlı düşüşler görülmüştür (p < 0.001). Biyobelirteç analizlerinde, SIRT-1 düzeyleri arındırma sonrası 3.40 ± 4.14 iken erken remisyon döneminde 5.86 ± 5.28'e yükselmiş ve bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (t = -2.532, p = 0.015; Wilcoxon p = 0.006). TLR-4 düzeyleri ise 3.12 ± 3.10'dan 1.49 ± 1.57'ye düşerek anlamlı azalma göstermiştir (t = 3.344, p = 0.002; Wilcoxon p = 0.002). Öte yandan, miR-200 düzeylerinde anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır (0.597 ± 0.537 → 0.448 ± 0.464; t = 1.793, p = 0.079). Karma etkili model analizleri, erken remisyonun tüm bilişsel ölçümler üzerinde anlamlı ve olumlu etkiler sağladığını göstermiştir (p < 0.001). MMT skorları üzerinde erken remisyonun etkisi β = 2.18 (p < 0.001), MoCA skorları üzerinde ise β = 3.55 (p < 0.001) olarak bulunmuştur. BAPİ toplam puanı ile bilişsel skorlar arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmış (MMT: β = -0.052; MoCA: β = -0.615; p < 0.001), ancak bu etki, remisyon değişkeni modele eklendiğinde azalmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma AKB'de erken remisyonun bilişsel işlevler üzerindeki iyileştirici etkisini vurgularken, SIRT-1 ve TLR-4 düzeylerinde remisyonla birlikte gözlenen değişimlerin destekleyici olabileceğini göstermektedir. Ancak, miR-200 düzeyleri ile bilişsel performans arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bulgular, erken remisyonun bilişsel toparlanma sürecinde belirleyici bir rol oynadığını ortaya koymakta ve biyobelirteçlerin bağımlılıkla ilişkili bilişsel süreçlerdeki rolünü anlamaya yönelik daha geniş örneklemli, uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.