İç hastalıkları kliniğine başvuran hiperkalsemik hastaların demografik, etyolojik ve klinik özellikleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP NUR KASIM
Danışman: Emin GEMCİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hiperkalsemi, serum kalsiyum düzeyinin laboratuvarın belirlediği normal referans aralığının üzerine çıkması ile karakterize önemli bir elektrolit bozukluğudur. Derecesine göre hafif, orta ve ciddi olmak üzere üç grupta incelenir. Etyolojide başlıca sebep primer hiperparatiroidi ve malignitelerdir. Bu çalışmanın amacı; etyolojik faktörleri, demografik özellikleri, laboratuvar bulguları, eşlik eden komorbiditeler ve kullanılan ilaçların etkileri ile uygulanan tedavi yöntemleri, sağkalım sonuçlarının değerlendirilerek hastaneye özgü verilerin oluşturulmasıdır. Gereç ve Yöntem: Hastaların verilerinin Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) üzerinden retrospektif olarak tarandığı tek merkezli çalışmamıza; Ankara Etlik Şehir Hastanesine Eylül 2022-Ağustos 2025 tarihleri arasında başvuran 18 yaş ve üzeri, düzeltilmiş kalsiyum değeri 10,2 mg/dL ve üzeri olan hastalar dahil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 527 hasta (ortalama yaş 60,51±14,57; %66,2 kadın, %33,8 erkek) dahil edildi. Etyolojide primer hiperparatiroidi %51,4, malignite %35,7 oranındaydı. Ortalama kalsiyum 12,38±1,58 mg/dL olup olguların %55,8'i hafif, %37,6'sı orta, %6,6'sı ciddi hiperkalsemi grubundaydı. Tedavide en sık hidrasyon (%61,5) uygulandı; %24,1'ine bifosfonat verildi, %9,9'u hemodiyalize alındı. Mortalite oranı %26,9, YBÜ gereksinimi %9,7 idi. Sağkalım analizlerinde, orta ve ciddi hiperkalsemi düzeylerinin, hafif düzeye göre yaklaşık dört kat daha yüksek mortalite riskiyle ilişkili olduğu saptanmıştır (p<0,05). Erkek cinsiyet ve EKG bulgusu varlığı mortaliteyle ilişkili bulunmuştur. Ex olan hastalarda fosfor, üre ve kreatinin düzeyleri anlamlı olarak yüksek; parathormon, 25-hidroksi vitamin D, e-GFR, sodyum, potasyum, magnezyum ve albümin düzeyleri anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0,05.) Yalnızca hidrasyon uygulanan hastalarda ölüm oranı düşük iken; hidrasyonla birlikte furosemid, bifosfonat veya hemodiyaliz eklenen kombinasyonlarda mortalite anlamlı olarak artmıştır. (p<0,05) Tanılara göre, malignite ve nedeni bilinmeyen grup, primer hiperparatiroidiye kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek mortalite riski göstermiştir (p<0,05). Sonuç: Primer hiperparatiroidi olgularında hiperkalseminin çoğunlukla hafif seyirli olduğu ve mortalite oranlarının düşük olduğu belirlenmiştir. Buna karşın maligniteye bağlı hiperkalsemi olgularında kalsiyum düzeyleri daha yüksek, klinik tablo daha ağır ve mortalite oranı belirgin şekilde yüksektir. Hiperkalsemi şiddeti, böbrek fonksiyon bozukluğu, düşük albümin düzeyi, erkek cinsiyet ve EKG anormallikleri mortalite ile ilişkili bulunmuştur.