Diyafram kalınlığı ve hareketinin koah sınıflaması ve alevlenmesindeki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SAİBE FULYA ELMASTAŞ AKKUŞ
Danışman: Sevda CÖMERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) patogenezinde yer alan, hava yolu obstrüksiyonu ve parankim harabiyeti nedeniyle hava hapsi ile beraber hiperinflasyon meydana gelmektedir. Bu durum diyaframın hareketini kısıtlamaktadır. Ayrıca KOAH sistemik bir hastalık olmasından dolayı; oksidatif stres, malnütrisyon sonucunda miyozin filamanlarının azalması ve kas apoptozisi görülebilmektedir. Bu sebeplerden dolayı KOAH'ta inspiryumun esas kası olan diyaframın; yüzey alanı, hareketi ve kalınlığı büyük ölçüde değişkenlik gösterebilmektedir. Buna bağlı olarak KOAH hastalarında diyafram fonksiyonunun değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Diyaframın görüntülenme yöntemleri arasında ultrasonografide (US) radyasyon maruziyeti yoktur, düşük maliyetli, portabl olarak kullanılabilen daha kolay ulaşılabilir ve tekrarlanabilir bir yöntemdir. Bu sebeplerden dolayı diyaframın sonografik görüntülenmesi son zamanlarda ön plana geçmiştir. Çalışmamızın amacı, akciğer görüntülemelerinde son yıllarda kullanımı artan ultrasonografi ile diyaframın hareketliliği, kalınlığı ve kasılma gücünün değerlendirilmesi ve bu diyafram parametreleri ile semptom anketleri, solunum fonksiyon testi, akciğer kapasiteleri ve egzersiz kapasitesi arasındaki ilişkinin gösterilmesidir. Buna ek olarak diyaframın, KOAH sınıflaması ve akut alevlenmelerin üzerine etkisini göstermek ve alevlenme açısından prediktif faktörleri belirlemektir. Materyal ve Metod: Çalışmamız hastane tabanlı, tek merkezli olan prospektif bir çalışmadır. Uluslararası Helsinki Bildirgesi'ne uygun olarak planlanan ve lokal etik kurul onayı alınan çalışmamızda, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'ne Temmuz 2022-Mart 2023 tarihleri arasında başvuran ve GOLD 2022 rehberine göre KOAH tanımına uyan 81 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, sigara öyküleri, komorbidite ve vücut kitle indeksleri (VKİ) ve arter kan gazı (AKG) değerleri kaydedildi. Hastaların semptomlarını değerlendirebilmek amacı ile modifiye Tıbbi Araştırma Konseyi dispne skoru (mMRC) ve KOAH Değerlendirme Testi (CAT) uygulandı; son bir yılda alevlenme sayısı, alevlenme şiddeti, KOAH sebebi ile hastaneye yatışı, daha önce non-invaziv mekanik ventilatör (NIMV) kullanımı ve mevcut durumdaki tedavileri kayıt altına alındı. Hastalara US yapılarak diyafram salınım hareketi, diyafram kalınlığı, inspiryum ve ekspiryum süresi, kasılma hızı ve kalınlaşma fraksiyonuna bakıldı. Hastalara; solunum fonksiyon testi, tek soluk yöntemi ile difüzyon testi yapıldı ve helyum dilüsyon tekniği ile akciğer hacimleri ve kapasiteleri hesaplandı. Hastalar üç ay boyunca alevlenme sayısı, alevlenme şiddeti, hastane ve yoğun bakım yatışı açısından takip edildi. Diyafram parametreleri ile klinik, laboratuvar, solunum testi değerleri ve akciğer volümleri karşılaştırıldı. Diyafram parametrelerinin KOAH sınıfı ve alevlenme üzerine olan etkisine bakıldı. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalamaları 62.4 18.1 yıl olan; %86.4'ü (n=70) erkek, %13.6'sı (n=11) kadın toplam 81 hasta dahil edildi. Derin inspiryumdaki diyafram salınım hareketi ile CAT skoru (r=-0.39 p<0.001), 6 dakika yürüme testi (r=0.48 p<0.001), son 1 yılda alevlenme ve hastane yatış sayısı (r= -0.34, -0.23 p=0.001, 0.018) arasında anlamlı korelasyon izlendi. Derin inspiryumdaki diyafram salınım hareketi ile FVC (r=0.52 p<0.001), FEV1 (r=0.51 p<0.001), FEV1/FVC (r=0.25 p=0.01), FEV1'e göre KOAH sınıflaması (r=-0.38 p<0.001) arasında korelasyon saptandı. Ayrıca derin inspiryumdaki diyafram salınım hareketi ile RV (r=-0.37 p<0.001), RV/TLC (r= -0.52 p<0.01) arasında anlamlı korelasyon izlendi. TLC ile derin inspiryumda salınım hareketi arasında korelasyon görülmedi. Derin inspiryum sonundaki diyafram kalınlığı ile FVC (r=-0.22 p=0.021); derin ekspiryumdaki diyafram kalınlığı ile FVC (r=-0.22 p=0.023) ve DLCO/VA (r=0.23 p=0.01) arasında korelasyon izlendi. Hastaların diyafram parametreleri GOLD sınıfına göre kıyaslandığında; derin inspiryumdaki diyafram salınım hareketinin GOLD sınıfı arttıkça anlamlı olarak azaldığı görüldü (p=0.007). Hastaların 3 aylık alevlenme sayısı, alevlenme şiddeti açısından takibinde derin inspiryumdaki salınım hareketi daha düşük olanlarda alevlenme sayısının fazla olduğu görülürken diğer diyafram parametreleri ve alevlenme sayısı, şiddeti arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı (p=0.012). Sonuç: Çalışmamızda, diyafram disfonksiyon sebebinin diyafram kalınlığından çok hareket yeteneğinin azalmasına bağlı olarak geliştiği görüldü. Salınım hareketinin azalmasında etkili olan esas faktör hava hapsi iken hiperinflasyonun etkisi görülmedi. Diyafram salınım hareketinin; GOLD sınıfının artması ile azaldığı ve solunum fonksiyon testi parametreleri, akciğer kapasiteleri ile yakından ilişkili olduğu izlendi ve bu sonuç bize hastaların takibinde diyafram ultrasonunu eklenmesinin hastalığın seyrini belirlemede ek katkılar sağlayacağı düşündürmektedir. Ayrıca çalışmamıza dahil edilen hastaların takibinde alevlenme olan grupta diyafram salınım hareketi anlamlı olarak daha düşük bulunmuş olup klinik ve alevlenme durumu öngörülemeyen hastalarda da prognoz açısından da diyafram ultrasonunun yararlı olacağını düşündürmektedir.