Yoğun bakım ünitesinde yatan 80 yaş ve üzeri hastaların üç aylık mortalite ve maliyet analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞENUR BOZAYLA
Danışman: Huriye BERK TAKIR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Dünya genelinde yaşlanan nüfusla birlikte yoğun bakım ünitelerinde ileri yaş hasta oranı giderek artmaktadır. Özellikle 80 yaş ve üzeri hastalarda mortalite oranlarının yüksek olması, klinik karar verme süreçleri ve sağlık kaynaklarının etkin kullanımı açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır. Çok yaşlı hastalarda yoğun bakım mortalitesinin yüksek olduğu bilinmektedir. Ancak tabucruluk sonrası kısa ve uzun dönemde mortalite ve risk faktörleri konusunda bilgi kısıtlıdır. Bu tez çalışmasında, solunumsal yoğun bakım ünitesinden taburcu olan 80 yaş ve üzeri hastalarda üç aylık mortalite ve maliyetleri değerlendirildi, mortalite ile ilişkili klinik faktörler araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli, geriye dönük gözlemsel kesitsel bir çalışma olarak yapıldı. 1 Mart 2023 – 31 Aralık 2024 tarihleri arasında üçüncü basamak solunumsal yoğun bakım ünitesinde yatan 80 yaş ve üzeri toplam 444 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, yatış tanıları, laboratuvar parametreleri, APACHE II, SOFA ve GKS skorları ile maliyet verileri analiz edildi. Üç aylık sağkalım Kaplan–Meier yöntemi ile değerlendirildi; mortalite belirleyicileri için Cox regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 444 hastanın yaş ortalaması 86±5 yıl olup, hastaların %57,4'ü (N= 255) kadındı. Yatış tanıları incelendiğinde %92,3'ü (N=410) solunum yetmezliği ve %63,7'si (N=283) pnömoni idi. Son bir yılda en az bir kez hastane yatışı öyküsü olanların oranı %51,8'di. Mortalitenin büyük çoğunluğu yoğun bakımda (N=178) gerçekleşti. Taburcu olanların yaklaşık yarısı ilk 3 ayda kaybedilirken, 1 yıllık süreçte bu oran %85'e yükseldi. Demans (HR=1,951) ve solid tümör varlığı (HR=1,988) taburculuk sonrası 3 aylık mortaliteyi yaklaşık iki kat arttırdı. Üç aylık sağkalımlarına etki eden risk faktörleri incelendiğinde yaşın mortalite ile güçlü biçimde ilişkili olduğu görüldü (HR=1,062; p<0,001). Yaşta her 1 yıllık artışın taburculuk sonrası ölüm riskinde yaklaşık %5 oranında artışa karşılık 10 geldi. Erkek cinsiyet mortalite riskini yaklaşık %64 oranında arttırmaktaydı (HR=1,639). Laboratuvar parametrelerinde albümin düzeyindeki her 1 birim artışın mortalite riskini yaklaşık %11 oranında azalttığı görüldü (HR=0,886). Charlson komorbidite indeksiyle mortalitenin güçlü bir ilişkisi bulunduğu (HR=1,107; p<0,001); her 1 puanlık artışın yaklaşık %10 risk artışı ile ilişkili olduğu görüldü. Hastalık şiddeti skorları incelendiğinde APACHE II (HR=1,058; p<0,001) ve SOFA (HR=1,153; p<0,001) skorlarının mortalite riskini anlamlı şekilde artırdığı görüldü. SOFA skorunda her 1 puanlık artış yaklaşık %15'lik risk artışı ile ilişkili olduğu görüldü. SOFA skoru maliyet artışı ile bağımsız olarak ilişkili bulundu (B=0,063; p<0,001), YBÜ mortalitesi maliyeti anlamlı düzeyde artırmış (B=0,361; p<0,001) ve YBÜ yatış süresi maliyet artışı ile pozitif yönde ilişkili bulundu (B=0,003; p=0,002). Sonuç: Seksen yaş ve üzeri yoğun bakım hastalarında, yoğun bakımdan taburcu olmak, gerçek iyilik halini yansıtmamaktadır. Yüksek SOFA, düşük albümin, ileri yaş, demans ve solid tümör varlığı gibi, yoğun bakım sonrası mortaliteyi öngören bireyselleştirilmiş risk faktörleri değerlendirilmelidir. Yoğun bakımdan taburcu olan ancak 3 aylık ve 1 yıllık süreçte mortalite açısından riskli yaşlıların belirlenmesi, uygun rehabilitasyon stratejilerinin planlanmasına böylece mortalite ve maliyetin azalmasına yardımcı olabilir. Anahtar Kelimler: Yoğun bakım, Mortalite, Yaşlılık, Maliyet