Periviabl dönem erken membran rüptürü olgularının latent periyoduna etki eden faktörlerin belirlenmesi ve yenidoğan sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERCAN KANTARCI

Danışman: Atalay EKİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Periviabl dönem erken membran rüptürü tanılı hastalarda, latent süre ile ilişkili faktörleri belirlemektir. YÖNTEM: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne 2017-2021 yılları arasında 22-26 hafta arasında membran rüptürü nedeniyle başvuran ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde doğum yapan 106 gebe dahil edildi. Hastaların demografik özelikleri membran rüptürü haftası, doğum şekli, latent periyot süresi, maternal kan parametreleri ve yenidoğan verileri gibi parametreler kaydedilmiştir. 22- 26 hafta arasında suyu gelip hastanemizde doğumunu gerçekleştirmiş ve verilerine ulaşılabilen tüm gebeler çalışmaya dahil edilmiştir. EMR tanısı net olmayan hastalar, 22-26 arasında membran rüptürü olmadan erken doğum tehdidi yaşayan ve major fetal anomali eşlik eden gebeler çalışmaya dahil edilmemiştir. BULGULAR Araştırmaya toplam 106 gebe dahil edilmiştir. Tokoliz tedavisi verilen 27 hasta ile verilmeyen 79 hastanın latent periyot süreleri karşılaştırıldığında tokoliz tedavisi almayan grubun latent periyot süresi ortalama 7.8(±8,5) gün tokoliz tedavisi alan grubun ise ortalama 18,4 (±19,1) gün olarak bulundu. Aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulundu. Hastaların başvuru anı C-Reaktif Protein (CRP) değerleri negatif ( 5) olarak gruplandırıldığında negatif olan grubun latent periyot süresinin ortalama 18,9(±17,05) gün pozitif olan grubun 8,47(±17,07) gün olduğu görüldü. Aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulundu. EMR haftası ile latent süre arasında istatiksel olarak negatif düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görüldü.(r=-0,361),p=,00) Verilerine ulaşabildiğimiz toplam 31 yenidoğan içerisinde 8 hastada koryoamniyonit izlenmiştir. İstatiksel olarak anlamlı bir şekilde koryoamniyonit ve NEK arasında ilişki vardır (p=0,043). Yenidoğanların sağkalım, sevk ve ölüm oranları incelendiğinde 31 (%29,2) yenidoğanın yaşadığı, 50 (% 47,2) yenidoğanın sevk olduğu ve 25 (%23,6) yenidoğanın neoex olduğu bulunmuştur. SONUÇ: Latent periyoda etki edebilecek faktörler incelendiğinde tokoliz kullanılan grubun latent peryiodunun istatiksel olarak anlamlı bir şekilde daha uzun olduğu görüldü (p=0,001). Başvuru anı CRP değeri negatif( 5) olan grupla karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı bir şekilde daha uzun latent periyot süresi izlendi(p=0,001). Ayrıca; EMR haftası ile latent süre arasında istatiksel olarak negatif düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görüldü.(r=-0,361),p=,00) Anahtar kelimeler: Preterm Erken Membran Rüptürü, Latent Periyot, Koryoamniyonit, Respiratuar Distres Sendromu