Prolaktinoma hastalarında kabergolin tedavi öncesi ve sonrası metabolik parametrelerin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE MERYEM DELİCE
Danışman: Esra Şüheda HATİPOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Prolaktinoma prolaktin sekresyonuna neden olan fonksiyonel hipofiz adenomlarından en sık görülenidir. İlk seçenek tedavi dopamin agonistlerinden kabergolindir. Prolaktin yüksekliği kilo alımı, insülin direnci ve dislipidemi ile ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmamızda kabergolin tedavisinin prolaktinoma hastalarında oluşan metabolik durumlara etkisine bakmak amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniğine Ocak 2020-Eylül 2023 tarihleri arasında başvuran prolaktinoma tanısı ile takip edilen kabergolin tedavisi alan 101 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik verileri, başlangıç boy, kilo, insülin, açlık glukoz, HDL, LDL, trigliserid, TSH ve hipofiz manyetik rezonans görüntüleme ölçümleri alındı. HOMA-IR ve VKİ hesaplandı. Kabergolin tedavisi sonrası PRL<20 ng/mL olan hastaların bu ölçümleri yeniden değerlendirilerek tedavi öncesi değerlerle karşılaştırma yapıldı. Erkek hastalarda hipogonadizm, kadın hastalarda ise sekonder amenorenin varlığı tedavi öncesi ve sonrası değerlendirilerek, metabolik parametreler ile karşılaştırıldı. Çalışmanın istatistiksel analizleri SPSS 26.00 programı ile yapıldı. P değeri 0,05'in altında olan bulgular istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların 74'ü kadın, 27'si erkek iken; 60'ının mikroadenomu, 41'inin makroadenomu mevcuttu. Hastaların tanı aldıklarındaki yaş ortalaması 36,51±10,41 (aralığı 19-68) idi. Hastaların %77,2 (n=78)'sinin herhangi bir kronik hastalığı yoktu. Kadınlarda en sık başvuru şikayeti menstrüel bozukluk iken erkeklerde libido kaybıydı. Baş ağrısı ve galaktore ise diğer sık başvuru nedenlerindendi. Hastaların tedavi öncesi PRL değeri ile başlangıç kiloları arasında pozitif bir korelasyon vardı (r=+0,21, p=0,04). Tedavi öncesi VKİ, kilo, LDL ve TG arasında da pozitif korelasyon görüldü. Tüm hastalar kabergolin tedavisi ile remisyona girmişti. Kabergolin için median haftalık doz 0,5 mg, tedavi süresi ise 6 ay idi. Tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırılan parametrelerden kilo (p=0,019), VKİ (p=0,007), trigliserid (p=0,004), LDL (p<0,001) ve MR hipofiz adenom çapı (p<0,001) arasında anlamlı fark görüldü. Kadın hastalarda tedavi ile menstrüel siklus anlamlı şekilde düzeldi (p<0,001). Erkek hastalarda da tedavi ile hipogonadizm anlamlı olarak düzeldi (p<0,001). Hipogonadizm ve kabergolin dozu ile metabolik parametreler arasında herhangi bir korelasyon saptanmadı. Sonuç: Başlangıçta yüksek PRL düzeyleri yüksek kilo, artan VKİ, daha yüksek LDL ve TG düzeyleri ile ilişkili idi. Kabergolin tedavisi ile tümör boyutu küçüldü ve hiperprolaktineminin direkt hormonal etkileri azaldı. Tedavi ile hastaların kilo, VKİ, trigliserid ve LDL değerleri anlamlı olarak azaldı. Bu da kabergolin tedavisinin serum PRL seviyeleri ile birlikte VKİ'yi azalttığını ve dislipidemiyi düzelttiğini gösterdi. Bu düzelme hipogonadizm varlığı ve kabergolin dozundan bağımsız olarak görüldü. CAB tedavisinin prolaktinoma ile ilişkili kitlesel ve hormonal sonuçlarının metabolik etkilerinden daha kısa sürede ortaya çıktığı görüldü. Anahtar kelimeler: prolaktinoma, dopamin agonisti, kabergolin, insülin direnci