Romatizmal hastalık tanısı almış hastaların tanı, tedavi ve takip sürecinde birinci basamağın etkinliğinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARDA POLAT

Danışman: Oktay SARI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada romatizmal hastalık tanısı almış hastaların tanı, tedavi ve takip sürecinde birinci basamağın etkinliğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 15.06.2022-15.09.2022 tarihleri arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji Polikliniği hastaları üzerinde yapılmıştır. Çalışmayı kabul eden toplam 350 hastaya yapılan 26 soruluk ankette demografik bilgileri, romatolojik hastalıklarına tanı konma süreci, sonrası ve birinci basamağı tercih etmemeleriyle ilgili bir takım sorular sorulmuştur. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 350 hastanın demografik özelliklerine yönelik dağılımı incelendiğinde; katılımcıların 258'i (%73,7) kadın, 92'si (%26,3) de erkektir. Katılımcıların yaş ortalamasının 48,67, boy ortalamasının 165,35 cm, kilo ortalaması 76,87, beden kitle indeksi ortalaması 28,20, şikâyetin başladığı yaş ortalaması 41,77 olarak elde edilmiştir. Hastalar ortalama 6,74 yıl önce romatizmal hastalık tanısı almışlardır. Bireylerin hekime geldiğinde ilk şikâyetleri incelenmek istediğinde 279'unun (%79,7) eklem ağrısının olduğu öne çıkmaktadır. 77'si (%22) ilk dâhiliyeye başvurmuş. İlk başvurduğu doktor aile hekimi olan 43 (%12,3) tane hastanın 24'ü hastalık tanısı için üst basamağa sevk edilmiş.242 (%69,1) hasta üçüncü basamak sağlık kuruluşunda tanı almış.117 (%33,4) hastanın başka bir kronik hastalığı olduğu saptandı. Tamamının sürekli kullandığı bir ilaç olduğu iv saptandı.347'sinin (%99,1) ilaçlarını düzenli kullandığı saptandı. 299'unun (%85,4) takiplerini düzenli yaptırdığı saptandı. Analiz sonuçlarına göre hastaların tedavi sürecine yönelik dağılımı incelendiğinde; 299'unun (%85,4) takiplerini düzenli yaptırdığı saptandı. Sadece 21'inin (%6) sahip oldukları romatizmal hastalık için 1. basamakta aile hekimine kontrollere gittiği saptandı. 167'sinin (%47,7) tanılı oldukları romatizmal hastalıkları için aile hekiminden reçete aldığı saptandı. 123'ünün (%34,9) diğer kronik hastalıkları için aile hekimine gittiği saptandı. 120'sinin (%34,3) 3 ayda 1 kere aile hekimine gittiği saptandı. 115'inin (%32,9) diğer kronik hastalıkları için aile hekimine tedavi amaçlı ilaç yazdırdığı gözlemlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada aile hekimleri tarafından kesin romatolojik hastalık tanısı alan hastaların oranı oldukça düşüktür. Bu sonuç aile hekimlerinin romatolojik hastalıklarla ilgili yetersiz bilgi ve farkındalığa sahip olduğunu düşündürmektedir. Bu konuda aile hekimlerine uygulanacak ilave eğitim programları ile onların daha fazla klinik problem çözmesi sağlanabilir, tanı koyma oranları artırabilir. Birinci basamakta aile hekimlerinin romatizmal hastalıklarda ön tanı/tanı koyabilmesi hem erken tanının önünü açabilecektir hem de ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında iş yükünü azaltabilecektir. Anahtar kelimeler: Romatolojik hastalık, Birinci basamak, Aile hekimi