Çoklu koroner arter hastalığında planlı veya cerrahi ret edip perkütan koroner girişim ile tedavi edilen ve cerrahi yapılan hastaların klinik sonlanımlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUSUF MARANGOZOĞLU

Danışman: Serkan KAHRAMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Koroner arter hastalığı (KAH) küresel mortalite ve morbiditenin başlıca nedenidir. Çok damar hastalığında revaskülarizasyon tedavisinin seçimi klinik ve anatomik değişkenlere bağlıdır. Bu çalışma; çoklu damar hastalığı bulunan hastalarda koroner arter bypass grefteleme (KABG), perkütan koroner girişim (PKG) ve KABG önerildiği halde cerrahi reddi sonrası PKG ile revaskülaraizasyon uygulanmasının kısa dönem klinik sonuçları karşılaştırmayı ve sonuçlarla ilişkili parametreleri değerlendirmeyi amaçladı Gereç ve Yöntem: 21 Kasım 2024–1 Mayıs 2025 arasında tek merkezde yürütülen prospektif, gözlemsel kohort çalışmasına çoklu damar KAH nedeniyle revaskülarizasyon yapılan 163 hasta alındı (Grup-1 PKG=52; Grup-2 KABG=59; Grup-3 KABG-ret PKG=52). Dahil/dışlama ölçütleri standartize edildi. Demografik, klinik, laboratuvar, elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi (EKO) ve anjiyografik veriler prospektif toplandı. SYNTAX I/II skorları hesaplandı. İzlem 3 ay olup birincil sonlanım ölüm, miyokard infarktüsü (MI), inme ve hedef damar revaskülarizasyonu [TVR] birleşik sonlanımlarını içeren major advers kardiyak ve serebrovasküler olay (MACCE) idi. p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi (VKİ) benzerdi. ST elevasyonlu MI başvurusu, Grup 2'de Grup 1'e göre daha düşüktü (p=0,012). Komorbiditeler genelde benzerken önceki PKG öyküsü Grup 3'te Grup 2'ye göre yüksekti (p=0,012). Oral antidiyabetik kullanımı Grup 2'de Grup 1'e göre fazlaydı (p=0,021); Oral Antikoagülan Grup 3'te her iki gruba göre daha yüksekti (p=0,027). Laboratuvar, EKG ve EKO 'da çoğu parametre benzerken troponin Grup 3'te Grup 2'ye göre yüksekti (p=0,002); sinüs ritmi Grup 3'te daha düşüktü (p=0,038). Taburculuk tedavisinde asetilsalisilik asit başlanmama ve P2Y12 reçete edilmeme oranları Grup 2'de daha yüksekti (sırasıyla p=0,027 ve p<0,001); anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörü/anjiotensin reseptör blokeri (ACEİ/ARB) de Grup 2'de daha az verildi (p<0,001). Anjiyografide sol ana koroner arter (LMCA) ve sol ön inen arter (LAD) tutulumu Grup 3'te Grup 1'e göre daha yüksekti (LMCA p=0,011; LAD p=0,002); obtus marjin (OM) lezyonu Grup 2'de daha sıktı (p<0,001); sağ ana koroner arter (RCA) tutulumu Grup 3'te, Grup 2'ye göre daha düşüktü (p=0,013). SYNTAX-I Grup 1'de daha düşük (p<0,001); SYNTAX-II (PKG) Grup 3'te daha yüksek (p=0,005); SYNTAX-II (KABG) Grup 3'te Grup 2'ye göre daha yüksek bulundu (p=0,022). 3 aylık klinik sonlanımda MACCE değerlendirildiğinde gruplar arası anlamlı fark izlenmedi (p=0,230). Klinik sonlanımlar tek başına değerlendirildiğinde TVR'de (p=0,441), MI'de (p=0,288), inmede (p=0,618); mortalitede (p=0,100) gruplar arası anlamlı bir fark izlenmedi. Sonuç: Kısa dönemde KABG ve PKG benzer güvenlik/etkinlik sunmaktadır. KABG önerildiği halde cerrahiyi reddedip PKG yapılan hastalarda erken dönemde ek risk artışı gözlenmedi; PKG uygun seçilmiş olgularda güvenli bir seçenek olabilir. Tedavi kararı kalp ekibi tarafından, anatomik (SYNTAX) ve fonksiyonel değerlendirme ile hasta tercihi gözetilerek verilmelidir. Uzun dönem sonuçların netleşmesi için çok merkezli, geniş örneklemli ve uzun izlemli çalışmalara gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: Koroner arter hastalığı; koroner arter bypass greftleme, perkütan koroner girişim, SYNTAX skoru, MACCE, revaskülarizasyon, kalp ekibi.