Non-psikotik ve non-bipolar hasta grubunda intihar riskini öngörmede kişilerarası ve psikolojik katılık yaklaşımlarını içeren yeni bir modelin sınanması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞENGÜL İLKAY
Danışman: Erhan KURT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu araştırmanın birinci amacı; daha önce intihar eğilimini yordadığı gösterilmiş olan intiharın kişilerarası psikolojik kuramının boyutları ile intihar girişiminde risk faktörü olduğunu öngördüğümüz psikolojik katılık modeliyle ilişkili süreçlerin, daha önce intihar girişimi bulunan bireylerdeki intihar eğilimini yordayıp yordamadıklarını incelemektir. Çalışmanın ikinci amacı ise, bu iki yaklaşımın birleştirilerek intihar riskini daha yüksek derecede öngörebilecek yeni bir modeli sınamaktır. Yöntem: Araştırmaya 18-65 yaş arası, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi polikliniklerine başvuran veya psikiyatri kliniklerinde yatarak tedavi gören, son bir yıl içinde intihar girişimi olan, psikotik bozukluk ve/veya bipolar bozukluğu bulunmayan 97 kişi alınmıştır. Montgomery-Asberg Depresyon Değerlendirme Ölçeği (MADRS) araştırmacı tarafından uygulanmış, Sosyodemografik Veri Formu, Kabul ve Eylem Formu-II (KEF-II), Beck İntihar Düşüncesi Ölçeği (BİDÖ), Penn State Endişe Ölçeği (PSEÖ), Ruminatif Düşünce Biçimi Ölçeği (RDBÖ), Bilişsel Birleşme Ölçeği (BBÖ) ve Kişilerarası İhtiyaçlar Ölçeği (KİÖ) katılımcılar tarafından doldurulmuştur. Bulgular: Katlımcıların yaş ortalaması 32,7±9,91 olup, 53'ünü kadınlar (%54,6), 44'ünü erkekler (%45,4) oluşturmuştur. BİDÖ ile MADRS, KEF-II, BBÖ, RDBÖ, PSEÖ ve KİÖ puanları arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmıştır (p=0,0001). İntihar riskini değerlendirmede BİDÖ bağımlı değişken olarak alındığında; KEF-II, PSEÖ, KİÖ-AK, KİÖ-Aİ ve MADRS puanlarının BİDÖ'nün %50,6'sını yordadığı görülmüştür. MADRS puanları kontrol altına alınarak yapılan hiyerarşik regresyon analizinde ise; KEF-II, PSEÖ, KİÖ-AK, KİÖ-Aİ puanlarının BİDÖ'nün %18,9'unu açıklamakla birlikte, yalnızca KEF-II ve KİÖ-AK puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yordadığı saptanmıştır. İntihar riski, yaşantısal kaçınma, algılanan külfetlilik ve depresyon arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için yapısal eşitlik analizi yöntemi ile yol analizi uygulanmıştır. Elde edilen yeni modele göre depresif belirtilerin hem doğrudan hem de yaşantısal kaçınma üzerinden dolaylı olarak, algılanan külfetliliğin yaşantısal kaçınma üzerinden dolaylı olarak, yaşantısal kaçınmanın ise doğrudan intihar riskini yordadığı saptanmıştır. Sonuç: Araştırmamızın bulguları; depresif belirti, bilişsel birleşme, yaşantısal kaçınma, ruminasyon, endişe, algılanan külfetlilik ve aidiyetsizlik düzeyleri ile intihar riskinin ilişkili olduğunu göstermektedir. Yine, depresyon şiddetinden bağımsız olarak yaşantısal kaçınma ve algılanan külfetlilik düzeylerinin değerlendirilmesi intihar riskini öngörmek açısından anlamlı derecede önemlidir. Araştırmamızda ortaya çıkan ve intihar riskini güçlü derecede yordayan yeni model; hem intihar riskinin klinik değerlendirilmesinde hem de ileri araştırmalara zemin hazırlayabilir.