Erişkin kanser hastalarında hastanın boyu kılavuz alınarak yerleştirilen implante edilebilir santral venöz portların geleneksel göğüs radyografisi ile belirlenen uç kısım yerleşiminin komplikasyon ve hasta memnuniyeti üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAKKI CAN AKPOLAT

Danışman: Serdar DEMİRGAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş Bu retrospektif çalışmada total implante edilebilir venöz erişim portu (TİVEP) uygulamalarında, hastaların göğüs radyografileri incelenerek kateter uç konumunun karinaya olan mesafesi, hedef bölgede olup olmayışı, kateter uç konumunun komplikasyonlar ile ilişkisi ve bu durumların hasta memnuniyeti üzerine etkileri değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntemler Bu retrospektif çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. (2023/10/09/065). Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda 2021 - 2023 tarihleri arasında sağ juguler ven (İJV) ve sağ subklavyen ven (SKV) yoluyla TİVEP implantasyonu yapılan 314/297 hastanın klinik ve radyolojik bilgileri incelenmiştir. Tüm radyografiler, kateter ucu pozisyonunu belirleyen kurul sertifikalı radyologlar tarafından değerlendirilmiştir. Posteroanterior akciğer grafisi, sağ atrium (SA)- vena kava süperior (VKS) yani kava-atrial bileşke (KAB) kateter ucuna olan mesafeyi (mm) ve karina-KAB mesafe uzunluğunu (mm) ölçmek için kullanılmıştır. Ayrıca, kateter ucunun karinaya göre konumu (karinanın altında veya üstünde) ve kateter ucunun hedef bölge içinde olup olmadığı da değerlendirilmiştir. Hedef bölge KAB' nin 2 cm üstünde ve 1 cm altında kalan alan olarak tanımlanmıştır. Vertebral gövde ünitesi (VGÜ), omurlar arası disk boşluğu da dahil olmak üzere iki komşu omur gövdesi arasındaki mesafe olarak tanımlandı ve omurun alt uç plakasından, karinaya karşılık gelen seviyede alt omurun alt uç plakasına kadar ölçüldü. Karinanın yeri, bronşiyal bifurkasyonun kökenini gösteren göğüs radyografisinde belirlenmiştir. Göğüs radyografisinde, VGÜ karinaya karşılık gelen seviyede ölçüldü. Karinanın 2,4 VGÜ altına denk gelen seviye KAB ve optimal uç pozisyonu seviyesi olarak kabul edildi. Çalışmamızdaki birincil sonlanım noktası, TİVEP kateterinin optimal uç pozisyonunun KAB' nin 2 cm üzerinde ve 1 cm altında olması ve bu durumun postoperatif komplikasyonlar üzerine etkisiydi. İkincil sonlanım noktaları ise kateterizasyon bölgesi, kateter ucunun karinaya göre konumu ve ultrason kılavuzluğu yapılıp yapılmadığı gibi durumların işleme bağlı komplikasyonlar üzerindeki etkisiydi. Bulgular Kateterin ortalama kullanım süresi 234,5 gün olup, bu süre 1 ila 720 gün arasında değişmektedir. TİVEP aracılığıyla uygulanan ortalama kemoterapi sayısı 12'dir (aralık, 1-50). Hastaların yüzde 55'inde işlem sırasında ultrasonografi kullanılmıştır. Hastaların % 66'sında venöz ponksiyon için sadece bir girişimde bulunulurken, %12,79' unda 3 veya daha fazla girişimde bulunulmuştur. Venöz ponksiyon girişimlerinin sayısı ultrasonografi (USG) kılavuzluğunda ve USG kılavuzluğunda olmayan prosedürlerde benzerdi (p=0,115). Ayrıca, sonuçlarımıza göre işlem sırasında USG rehberliği arteriyel ponksiyon (p=0,454) ve pnömotoraks (p=0,490) insidansını etkilememiştir. Kateterizasyon, 148 hastada İJV, 149 hastada ise SKV yoluyla gerçekleştirilmiştir. Ultrasonografi kılavuzluğu, İJV yoluyla girişim yapılan hastalarda daha yüksekti (sırasıyla 144 (%97,27) vs. 20 (%9,57), p<0,0001). Subklavyen kateteri olan hastalarda, İJV kateteri olan hastalara göre daha yüksek oranda kateter oklüzyonu gözlenmiştir (sırasıyla 5(%3,36) vs. 0(%0), p=0,024) Posteroanterior akciğer grafisinde karinadan KAB' ye olan ortalama mesafe 57.05±5.86 mm idi. Kateter ucundan KAB'ye olan ortalama mesafe 12,71±22,53 mm idi. Kateterizasyon uygulanan hastalarda optimal uç pozisyonu oranı %59,93 (178/279) idi. Hastaların %93,94'ünde kateter ucu PAAG'de karinanın altında yer almaktaydı. Kateter ucu karinanın üstünde ve altında olan hastalar karşılaştırıldığında, ucu karinanın üstünde olan hastalarda tromboembolizm ve kateter oklüzyonu daha yaygındı (sırasıyla p=0.009 ve p=0.001). Ancak, kateter gün sayısı açısından gruplar arasında fark yoktu (p=0,124) Kateter ucunun hedef bölgede olup olmamasının kateter oklüzyonu, tromboembolizm gibi komplikasyonlar üzerinde etkisi yoktu (sırasıyla p=0,066 ve p=0,773). Ayrıca, kateter ucunun hedef bölgeye göre konumu kateter gün sayısını etkilememiştir. (p=0.750). Ek olarak, kateter ucu hedef bölgede ve karinanın altında olan hastalar karşılaştırıldığında, hastalar kateter oklüzyon oranı, tromboembolizm insidansı ve kateter gün sayısı açısından benzerdi (sırasıyla p=0.565, p=0.748 ve p=0.644) Sonuç Tromboembolizm ve kateter oklüzyonu gibi kateterle ilişkili komplikasyonları azaltmak için TİVEP ucunun karinanın altına yerleştirilmesi ve ilk kateterizasyon bölgesi olarak İJV'nin tercih edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. İster USG yardımlı ister USG yardımsız olsun, elde ettiğimiz veriler ışığında kemoterapi portu yerleştirme uygulamalarında bu bilgilere dikkat edilerek kemoterapi port kateterinin yerleştirilmesi önerilir. Anahtar Kelimeler Port kateteri, karina, kavo-atriyal bileşke, vertebral gövde birimi, akciğer grafisi