COVID-19 tanılı hastalarda yatakbaşı ultrasononografi (pocus) ile saptanan derin ven trombozu (DVT) insidansı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, ACİL SERVİS ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN ÖZTOPRAK
Danışman: Fevzi YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu tez çalışmasındaki amacımız, Acil Servis'e başvurusunda COVID- 19 hastalığı tanısı alan hastalara artan VTE riskinden dolayı non-invaziv bir yöntem olan ve yatak başında hızlıca uygulanabilen alt ekstremiteye yönelik iki nokta kompresyon ultrasonografisi ile DVT insidansını saptamak ve Modified Erly Warning Score (MEWS) Kullanarak hastaların progrnozunu öngörmektir. Gereç-Yöntem: Çalışmamız prospektif olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onayı alındıktan sonra Ocak 2022-Haziran 2022 tarihleri arasında Acil Servis'e başvuran COVID-19 tanısı alan hastalar üzerinde gerçekleştirildi. Hastaların demografik bilgileri, komorbid hastalıkları, vital bulguları, hesaplanan MEWS puanları, Acil Servis'te aldıkları solunum destek tedavisi, hastaların Acil Servis'ten sonlanımları ve hastane içi mortalitesi Çalışma Formu'na kaydedildi. Hastalara en az 3 yıllık USG deneyimine sahip Acil Servis Hekimi tarafından DVT insidansını saptamak amacıyla her iki alt ekstremiteye 2 nokta kompresyon USG uygulandı ve çalışma formuna not edildi. Bulgular: Çalışmaya 312 hasta dahil edildi. Hastaların hastaların %59,6 (n=186)'sı erkek, %40,4 (n=126)'ü kadındı. Hastaların yaş ortalaması 56,617,6 olarak hesaplandı. Çalışma hastalarının MEWS triyaj puanları, 0 puan %16,3 (n=51), 1 puan %26,6 (n=83), 2 puan %31,1 (n=97), 3 puan %17 (n=53), 4 puan % 6,4 (n=20), ve 5 puan %2,6 (n=8) olarak tespit edildi. Çalışmaya alınan hastaların alt ekstremite DVT sıklığı %10,9 (n= 34) olarak bulundu. Çalışma hastalarının DVT pozitifliği ve MEWS arasındaki ilişki incelendi ve MEWS puanı arttıkça hastaların DVT saptanma oranının artması istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Çalışmaya alınan 312 hastanın hastane içi mortalitesi %21,5 (n=67) olarak hesaplandı. Çalışma hastalarının MEWS puanları ile hastane içi mortalitesi arasındaki ilişki incelendiğinde hastane içi mortalitenin MEWS arttıkça yükselmesi istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Hastaların hastane içi mortalitesi ve DVT arasındaki ilişki incelendiğinde DVT tanısı alan 34 hastanın 22'si hastane içi takiplerinde exitus oldu. Derin ven trombozu pozitif olarak saptanan hastaların hastane içindeki mortalitesinin artması istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Sonuç: Bu çalışmada, Acil Servis'e başvuran COVID-19 hastalığına sahip kişilerde iki nokta kompresyon USG ile tespit edilen DVT insidansı %10,9 (n=34) olarak hesaplandı. Hastaların MEWS puanı arttıkça DVT insidansındaki artış ve hastane içi mortalitedeki artış istatiksel olarak anlamlıydı. Derin ven trombozu saptanan hastaların mortalitesinde ve MEWS puanında, DVT saptanmayan hastalara göre anlamlı fark vardı. Anahtar Kelimeler: COVID-19, derin ven trombozu, modified early warning score, mortalite