Nutcracker sendromu tanılı hastaların beslenme düzeyleri ile antropometrik, klinik ve radyolojik verilerinin analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAZIM OKAN DOLU
Danışman: Sevgi YAVUZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:: Nutcracker sendromu (NCS) sol renal venin (LRV) süperior mezenterik arter (SMA) ve abdominal aorta (Ao) arasında sıkışması olarak tanımlanır. Çocuklarda fiziksel gelişimin artması ile LRV'nin sıkışmasında spontan düzelmeler görülebilmektedir. Bu çalışmada NCS'li çocuk hastaların sağlıklı beslenme sonrası klinik, biyokimyasal ve radyolojik parametrelerindeki değişimin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışma Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Kliniğinde NCS tanısı ile takip edilen 96 hastada yapıldı. Hastaların yaşına ve cinsiyetine göre gerekli kalori ihtiyacını karşılayan diyet listesi verildi. Çalışma başlangıcında ve sağlıklı beslenme önerilerinden 6 ay sonra hastaların antropometrik, biyokimyasal, radyolojik ve Biyoempedans vücut analizleri yapıldı. İlk ve nihai ölçüm sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışma sonunda hastaların ağırlık, boy, vücut kitle indeksi (VKİ), bel ve kalça çevresi artarken (p 005). Biyoempedans ölçüm parametrelerinden yağ kitlesi, kas kitlesi ve yağ yüzdesi 6 ayın sonunda ilk ölçümlere kıyasla istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksek bulundu (p 005). Serum prealbumin düzeyi 6 ayın sonunda ilk ölçümlere göre istatistiksel açıdan anlamlı derecede yüksek, proteinüri derecesi ise daha düşük bulundu (p< 0,05). Radyolojik olarak Ao-SMA açıları ve LRV'deki akım hızı çalışma sonunda ilk ölçümlere göre istatistiksel açıdan anlamlı derecede yüksek saptandı (p< 0,05). Ao-SMA açı derecesi ile ağırlık, VKİ, bel çevresi, kalça çevresi, yağ kitlesi ve yağ yüzdesi arasında pozitif korelasyon tespit edildi (p< 0,05). Proteinüri düzeyi ile ağırlık, bel çevresi ve kalça çevresi arasında negatif korelasyon bulundu (p< 0,05). Sonuç: NCS tanılı hastaların antropometrik ve biyoempedans ölçümlerindeki artış LRV'deki tuzaklanmayı azaltmaktadır. NCS'li çocukların tedavisindeki en önemli basamak uygun nutrisyonel destektir. Obezite eğilimi bir halk sağlığı sorunu yaratırken, ergenlerde NCS gelişim riskini azaltabilir.