Koroner arter bypass cerrahisi hastalarında postoperatif solunum komplikasyonlarının öngörülmesinde oksijen rezerv indeksi (ORİ) ve spirometri testlerinin tanısal değerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED TALHA DAŞGIN

Danışman: Seyhan YAĞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, koroner arter bypass greft (KABG) cerrahisi geçirecek hasta larda postoperatif solunum komplikasyonlarını (POSK) öngörmede, preoperatif dönemde öl çülen oksijen rezerv indeksi (ORİ) ve geleneksel spirometri testlerinin tanısal değerini karşı laştırmalı olarak incelemektir. Bu değerlendirme ile yüksek riskli hasta grubunun ameliyat öncesi dönemde daha doğru biçimde tanımlanması ve buna bağlı olarak bireyselleştirilmiş perioperatif solunum yönetimi ile koruyucu stratejilerin planlanmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Materyal Metod: Çalışmamız; prospektif, müdahaleci ve tek kollu olarak tasarlanmıştır. Etik kurul onayı alındıktan sonra, Temmuz–Aralık 2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şe hir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Servisinde KABG cerrahisi planlanan hastalar çalış maya dahil edilmiştir. Preoperatif değerlendirmeler ameliyattan önceki 24 saat içinde yapılmıştır. Preopera tif spirometrik değerlendirme ile FEV₁, FVC, FEV₁/FVC, PEF ve FEF₂₅–₇₅ ve GLI-2012 re feranslarına göre hesaplanan z-skorları kaydedilmiştir. Aynı dönemde, hastalara 5 L/dk nazal oksijen verilerek ORİ ölçümleri yapılmış; maksimum ORİ değeri, ORİ pik zamanı ve 5. da kika ORİ değeri kayıt altına alınmıştır. POSK parametreleri, ameliyat sonrası ilk 48 saat primer sonlanım noktası olacak şe kilde değerlendirilmiştir. Atelektazinin şiddeti ve yaygınlığı modifiye Radyolojik Atelektazi Skoru (m-RAS) kullanılarak belirlenmiştir. Klinik olarak anlamlı plevral efüzyon, pnömoto raks, bronkospazm, solunum yetmezliği ve solunum yolu enfeksiyonu tanımları standart kri terlere göre yapılmıştır. Uzamış yoğun bakım yatışı >48 saat, uzamış hastane yatışı >7 gün olarak tanımlanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS, R ve LatentGOLD yazılımları kullanılarak gerçekleştiril miştir. POSK ile ilişkili faktörler tek ve çok değişkenli değiştirilmiş poisson regresyon ana lizleri ile değerlendirilmiş, m-RAS için klinik anlamlı kesim noktası değeri gizli sınıf analizi ile belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 142 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 61,19 ± 9,16 yıl olup %81'i erkekti. Postoperatif ilk 48 saatte en az bir POSK gelişme oranı %61,3 (n=87) olarak saptandı. En sık gözlenen pulmoner komplikasyon atelektazi olup, ilk 48 saatte %51,4 oranında izlendi. Hastane yatışı süresince POSK insidansı %71,8'e yükseldi. Postoperatif 48. saatte POSK gelişen hastalarda preoperatif spirometri parametreleri anlamlı olarak daha düşüktü. FEV₁, FEV₁ yüzdesi, FEV₁ z-skoru ile FVC, FVC yüzdesi ve FVC z-skoru POSK gelişmeyen gruba kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha dü şük bulundu (tümü için p 0,05). Çok değişkenli analizlerde, preoperatif FVC z-skorunun artması postoperatif 48. saat POSK gelişimi için bağımsız koruyucu faktör olarak belirlendi (Düzeltilmiş rölatif risk ((dRR)=0,845; p=0,009). Hiperlipidemi (HL) (dRR=1,32; p=0,028) ve kronik böbrek hasta lığı(KBH) (dRR=1,52; p=0,004) bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. ORİ maksimum değeri çok değişkenli analizlerde POSK ile bağımsız ilişki göstermedi. Hastane yatışı süresince yapılan analizlerde de benzer şekilde düşük FVC z-skoru (dRR=0,887; p=0,01) ve KBH varlığı (dRR=1,49; p<0,001) POSK gelişimi ile bağımsız ola rak ilişkili bulundu. Uzamış yoğun bakım yatışı %14,8, uzamış hastane yatışı %16,2 ora nında saptanırken; uzamış hastane yatışı ile POSK arasında anlamlı ilişki gösterilemedi.İnt raoperatif parametreler için yapılan çok değişkenli analizlerde, anastomoz yapılan damar sa yısındaki artışın uzamış YBÜ yatışı ile (dRR=1,59; p: 0,02), KPB pompa süresinin uzaması nın ise uzamış hastane yatışı ile anlamlı olarak ilişkili olduğu saptandı (dRR=1,02; p: 0,003). Ayrıca, intraoperatif vazopresör ve/veya inotrop ilaç kullanımı ile hastane yatışı sürecinde gelişen postoperatif pulmoner komplikasyonlar (POSK) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (dRR=1,36; p: 0,03). Sonuç: Çalışmamız, spirometrinin POSK gelişimini öngörme açısından ORİ'ye kıyasla daha güçlü ve klinik olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Postoperatif ilk 48 saat ve hastane ya tışı süresince yapılan analizlerde, düşük FVC z-skoru POSK gelişimi ile bağımsız olarak iliş kili bulunurken, preoperatif ORİ parametreleri POSK ile anlamlı bir ilişki göstermemiştir. Bu sonuçlar, KABG cerrahisi öncesinde pulmoner risk değerlendirmesinde spirometri ölçümle rinin öncelikli, ORİ'nin ise tamamlayıcı bir değerlendirme aracı olarak kullanılmasının daha uygun olabileceğini düşündürmektedir.