Akut pulmoner emboli tanısı alan hastaların troponin değerlerinin prognoza etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM MANGAL
Danışman: Serkan Emre EROĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmadaki amaç acil serviste pulmoner emboli tanısı almış olan hastaların serum troponin değerleri açısından 1 aylık dönem içerisinde eksitus olan ve olmayan hastalar arasında anlamlı fark olup olmadığının araştırılmasıdır. Ek olarak mortaliteye etkisi olabilecek diğer parametrelerden; fizik muayene, vital bulgular, pulmoner emboli, derin ven trombozu, immobilizasyon ve malignite öyküsü gibi risk faktörlerinin de araştırılması çalışmanın ikinci amacını oluşturmaktadır. Materyal ve Metot: Çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde 31.08.2013 ile 01.09.2016 tarihleri arasında başvurmuş olan hastalarda retrospektif olarak yapılmıştır. Çalışmaya bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiografi ile pulmoner emboli tanısı kanıtlanmış 18 yaşından büyük hastalar dahil edilmiştir.18 yaşından küçük hastalar, kayıtlarda verileri eksik olan hastalar, akut koroner sendrom öyküsü, kronik böbrek yetmezliği, akut serebrovasküler olay geçiren hastalar dışlanmıştır. Çalışmada hastalar acil servis başvurularından itibaren 1 aylık süre içinde eksitus olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların demografik verileri analiz edildikten sonra başta troponin değerleri olmak üzere mortaliteye etkisi olabileceği düşünülen parametreler bu iki grupta karşılatırıldı. Troponin ve mortalite ilişkisinin istatiksel olarak anlamlı olması sonucunda hangi serum troponin düzeyinin pratikte mortaliteyi öngörmede kullanılabileceğini belirleyebilmek için ROC analizi yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 129 hastanın %65,1 i kadındı. Hastaların yaş ortalaması 68,54±15,70 (%95 GA: 65,81-71,28) olarak saptandı. Analizler sonucu olarak hastaların %6,2'sinde derin ven trombozu, %3,1'inde pulmoner tromboemboli, %24'ünde immobilizasyon ve %14,7 sinde malıgnite öyküsü vardı. En sık başvuru şikayeti dispne (%54,3) ve göğüs ağrısıydı (%20,9). Pulmoner tromboemboli olan hastalarda en sık hipertansiyon hastalığı (%38) birlikte görüldü. 129 hastanın %7'si başvurudan hemen sonra ya da tedavisi devam ederken arrest oldu ve entübe edildi. Hastaların %18,6'sı taburcu edildi, %20,9'una servis yatışı verildi, %20,2'si yoğun bakım ünitesine alında ve %1,6'sı eksitus oldu. Hastaların %20,9'u bir aylık dönemde eksitus oldu. Çalışmaya dahil edilen hastaların 1 aylık dönemde eksitus olan grupta daha ileri yaşta olduğu görüldü fakat anlamlı fark bulunmadı.(p=0,374) Hastaların sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı ve oksijen saturasyonlarının mortalite ile ilişkili olduğu görüldü. (p değerleri sırasıyla; p=0,006, P=0,005, P=0,019). Çalışmaya dahil edilen hastaların troponin ortanca değerleri 0,021 (0-0,130) olarak bulundu. 30 günlük dönemde ölen hastalarda troponin değerleri daha yüksek bulundu ve diğer grupla karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı bulundu. (p=0,031) 1 aylık dönemde mortalite öngörme açısından ROC analizinde AUC 0,636 ile zayıf-orta değerde anlamlılık görüldü. Sonuç: Pulmoner tromboemboli tanısı konan yüksek troponin değerlerine sahip hastaların mortalitesi açısından cutoff değeri saptayamasak da, 30 günlük dönemde daha yüksek mortaliteye sahip oldukları söylenebilir. Sonuç olarak yüksek troponin değerlerine sahip hastaların yakın takip edilmesi ve yüksek mortalite ile beraber seyredebileceği öngörülerek tedavi stratejilerinin düzenlenmesi prognozda iyileşme sağlayabilir Anahtar Kelimeler: Pulmoner tromboemboli, Troponin, Prognoz, Mortalite