Koroner arter anatomisi ve varyasyonlarının çok dedektörlü bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDUL WALID AZIZI
Danışman: Mustafa TAŞAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Koroner Arter Anatomisi ve Varyasyonlarının Çok Dedektörlü Bilgisayarlı Tomografi ile Değerlendirilmesi Koroner arter anomalileri (KAA), kardiyak hastalıkların bir alt kategorisidir. Miyokard iskemisine ve özellikle genç erişkinlerde ani ölümlere yol açabilme potansiyelleri nedeniyle önemlidir. Ayrıca cerrahi müdahaleler öncesi tanımlanmaları kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmaya Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalına koroner BTA (bilgisayarlı tomografi anjiyografi) tetkiki için başvuran 1460 olgu dahil edildi. Olguların BTA raporları, demografik ve klinik özellikleri, varsa eşlik eden hastalıkları ve olgulara uygulanan diğer tanı ve tarama testlerinin sonuçları değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen olguların %50,7'sinde (740/1460) KAA varlığı saptandı. Olguların %93,6'sında (693/740) tek tip anomali bulunurken, %6,35'inde (47/740) çeşitli anomalilerin farklı birlikteliklerini içeren toplam 97 farklı KAA varlığı saptandı. Sonuç olarak, 740 olguda 790 KAA varlığı saptandı. KAA saptanan olgularda en sık görülen anomali miyokardiyal köprüleşme olup (%46,6; 681/1460), diğer sık görülen anomaliler arter duplikasyonu (%3,9; 57/1460), multipl ostiyum anomalisi (%1,3) ve koroner arter veya dalının karşı koroner sinüs ya da nonkoroner sinüsten köken alması idi (%1,3; 19/1460). Çalışmaya dahil edilen 740 olgunın 55'ine (%7,43) aynı zamanda konvansiyonel koroner anjiyografi (KKA) tetkikinin de yapıldığı belirlendi, miyokardiyal köprüleşmeler de dahil olmak üzere KKA'nin olguların sadece %34,6'sında (19/55) KAA varlığını saptayabildiği belirlendi. BTA yönteminin koroner arteriyel sistemin karmaşık anatomisini değerlendirmede, koroner arter varyasyonlarını ve anomalilerini saptamada konvansiyonel koroner anjiyografiden (KKA) daha başarılı olduğu sonucuna vardık. Geçmişte KKA ile elde edilen verilerin KAA prevalansının gerçekte olduğundan daha düşük olarak tanımlanmasına neden olduğunu ve bizim verilerimizin güncel literatüre katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.