Normotansif tip 2 diyabetli hastalarda erken renal tübüler hasarın göstergesi olarak fraksiyonel magnezyum,sodyum ve potasyum atılımının değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞERİF KAÇTAŞ
Danışman: Fatih ÖZÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Diyabetik nefropatinin erken evresinde albümin düzeyleri yükselmeyebilir. Bu yüzden böbreklerle ilgili hasarı önceden belirleyebilmek için daha iyi belirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Elektrolit düzeyleri; tübüllerin işlevini, yeteneklerini ve reabsorbsiyon kapasitesini gösterdiğinden böbrek patolojilerinde albümin atılımından daha iyi belirteç olabilirler. Bu çalışmadaki amacımız; normotansif tip-2 diyabetli hastalarda böbreklerde tübüler hasarın belirteci olarak elektrolitlerin fraksiyonel atılımlarının kullanımını araştırmaktı. Gereç ve Yöntem: Araştırma Eylül 2017- Mart 2018 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne Bağlı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılmıştır. Çalışmaya 40 sağlıklı gönüllü ve dahiliye polikliniğine başvuran normotansif tip 2 diyabetli 91 hasta alınmıştır. Hastaların 49'u normoalbüminürik ve 42'si mikroalbüminürik gruba ayrıldı. Tüm katılımcıların spot idrar ve serum örneklerinde Na, K, Mg ve kreatinin düzeyleri ölçüldü. Mikroalbümin spot idrarda ölçüldü. Fraksiyon elelektrolit atılımları hesaplandı. Elektrolitlerin fraksiyonel atılımları hesaplanarak eGFR arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon ve çoklu regresyon analizleri yapıldı. FEMg ve eGFR'nin mikroalbuminürik hastalardaki tanısal gücünün değerlendirilmesinde, ROC eğrilerinin karşılaştırılması analizi yapıldı. Ayrıca FEMg ve eGFR için böbrek hasarı ile ilişkili rölatif risk analizi uygulandı. Bulgular: Normoalbüminurik ve albüminürik grubun FEMg değeri sağlıklı gruba göre daha yüksek saptandı (P<0.05). FEMg değerleri ile İ-AlbA arasında orta dereceye yakın doğru anlamlı bir korelasyon saptandı (r=0,3215, P<0.05). FEMg ve eGFR değerleri arasında ise hafif derece ancak ters orantılı bir korelasyon vardı (r:-0.3603, P<0.05). eGFR ve FEMg için yapılan ROC analizinde, eğri altında kalan alanlar sırasıyla 0.625 (cutoff 89.83; tanısal duyarlılığı %59.52 ve özgüllüğü 70.79, P<0.05) ve 0.732 (cutoff 3.67; tanısal duyarlılığı %66.67 ve özgüllüğü 77.53, P<0.05) olarak belirlendi. FEMg değeri 3,67'den büyük olan hastaların düşük olanlara kıyasla mikroalbüminüri riski 2.97 kat fazladır (95%CI:1.91-4.61, P<0.0001). eGFR değeri 89.83 ml/dk'dan küçük olan hastaların, büyük olanlara kıyasla mikroalbüminüri saptanma riski 2.04 kat fazladır. (95%CI:1.35-3.06, P=0.0006). Sonuç: Mikroalbüminüri ile tespit edilebilen renal tübüler hasarda, FEMg bir belirteç olarak yeterli bir tanısal ve prognostik değere sahiptir. Ayrıca tip 2 diyabetli hastalarda albüminüri ile saptanamayan renal tübüler patolojinin başlangıç safhalarında bile kullanılabileceği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Diyabetik Nefropati, Fraksiyonel Atılım, Tip 2 Diyabet