Hastanede yatan hastalarda tespit edilen staphylococcus aureus kan dolaşımı enfeksiyonlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER AYDOS
Danışman: Esragül AKINCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda 01/06/2019-30/06/2022 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi'nde yatan hastalarda gelişen Staphylococcus aureus ilişkili kan dolaşım enfeksiyonları(SA-KDE) incelenmiştir. Öncelikle merkezimizdeki S. aureus direnç profilinin ortaya çıkartılması ve bu direnç profilini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte SA-KDE epidemiyoloji, risk faktörleri, enfeksiyon kaynağı, komplikasyonları, komplikasyonların risk faktörleri ile ilişkisi ve tedavi yaklaşımlarını değerlendirmek; elde ettiğimiz sonuçlarla tanı, tedavi ve enfeksiyonun yönetimi konusundaki yaklaşımlarımızı gözden geçirmek hedeflenmiştir. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda, Ankara Şehir Hastanesi'nde 01.06.2019-30.06.2022 tarihleri arasında yatarak tedavi almış, yatış süresince kan kültüründe S. aureus üremesi olan 18 yaş üzerindeki hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Etkenin direnç profili, hastaların yaşı, cinsiyeti, ek hastalıkları, takip edildiği klinikler, aldıkları antibiyotik tedavileri, hastalara yapılan radyolojik görüntülemeler ve invazif işlemler kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışma kapsamında SA-KDE tespit edilen 494 hasta incelenmiştir. Hastaların 177'si (%35,8) kadın, 317'si (%64,2) erkek ve ortalama yaşı 65,5±15,6 (18-101) olarak saptanmıştır. Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) takip edilen hasta sayısı 281 (%56,9) iken servislerde takip edilen hasta sayısı 213 (%43,1)'tür. 138 hasta (%27,9) COVID-19 tanısı ile takip edilmiştir. Hastaların 138'inde (%27,9) metisilin dirençli S. aureus (MRSA) ilişkili KDE saptanmışken, 356 hastada (%72,1) metisilin duyarlı S. aureus (MSSA) ilişkili KDE saptanmıştır. Enfeksiyon kazanım yeri hastaların 238'inde (%48,2) hastane iken 256'sında (%51,8) toplum olarak belirlenmiştir. Toplum başlangıçlı enfeksiyonların 161'i (%32,6) toplum başlangıçlı sağlık bakım ilişkili (TB-SBİ), 95'i (%19,2) ise toplum kökenli (TK) olarak tespit edilmiştir. MRSA oranlarının YBÜ'de takip edilenlerde, COVID-19 tanısı olanlarda, hastane kökenli(HK) ve TB-SBİ KDE'lerde yüksek olduğu saptanmıştır. Hastaların %72,1'inde primer KDE, %27,9'unda ise sekonder KDE s tespit edilmiştir. Primer KDE'lerin %81,5'inde kaynak saptanamamışken %19,5'nin santral venöz kateter (SVK) ilişkili KDE olduğu saptanmıştır. Sekonder kaynaklar ise sıklık sırasına göre cilt ve yumuşak doku, kardiyak, akciğer, kemik-eklem ve abdominal olarak tespit edilmiştir. Hastaların %97,8'i SA-KDE nedeniyle tedavi almıştır ve bu tedavilerin %95,5'inin etkin tedavi olduğu belirlenmiştir. Tedavi alan hastalardan %20,55'inde irrasyonel antibiyotik kullanımı olmuştur ve bunların %97'sine MSSA ilişkili KDE için anti- MRSA antibiyotik verilmiştir. Hastaların %51,6'sına transtorasik ekokardiyografi (TTE), %5,9'una transözefagial ekokardiyografi (TEE) ve %2,0'ına diğer kardiyak görüntülemeler yapılmış olup 26 hastada infektif endokardit (İE) saptanmıştır. Hastaların %41,1'i SA-KDE süresince mortal seyretmiştir. Sonuç: Hastanemizde SA-KDE'lerde tespit ettiğimiz MRSA oranı Avrupa verilerine göre yüksektir. Risk faktörü sayısı arttıkça MRSA ilişkili KDE riski de artmaktadır. Dünya verileri ile karşılaştırıldığında, toplum başlangıçlı MRSA-KDE oranlarımız daha düşüktür. Toplum başlangıçlı MRSA-KDE'lerin çoğunluğu ise SBİ enfeksiyonlardır. Hastaların yaklaşık üçte ikisinde primer KDE saptanmakla birlikte, bunların büyük çoğunluğunda odak tespit edilememiştir. Bu oran dünya verilerine göre yüksektir. Odak araştırma konusuna daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir. MRSA-KDE grubunda kan kültürü alındıktan sonra başlanan ampirik tedavilerde etkin antibiyotik oranı düşüktür. MRSA risk faktörleri göz önüne alınarak ampirik tedavinin planlanması önemlidir. MSSA ilişkili KDE'de yaklaşık üçte bir hastada irrasyonel antibiyotik kullanılmış olup, tedaviye anti-MRSA antibiyotik ile devam edilmiştir. Bu yaklaşım antibiyotik direnci ve maliyet açısından düzeltilmesi gereken bir durumdur. Anahtar Kelimeler: Endokardit, Kan dolaşım enfeksiyonu, MRSA, MSSA