Primipar gebelerde subpubik ark açısının okült anal sfinkter hasarlarını öngörmedeki rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞLAR AKTAŞ

Danışman: Nur Gözde KULHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç : Çalışmamızda doğum öncesi subpubik ark açısı ölçülen gebelerin, subpubik ark açısıyla vajinal doğum sonrası okült anal sfinkter hasarını öngörülebilmesi arasında bir korelasyon saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmamız 15 ocak 2025-31 mart 2025 tarihleri arasında konya şehir hastanesi kadın hastalıkları yöntem: kliniğine başvuran hastalar arasında 18-40 yaş aralığında primipar gebeler arasında sezeryanla doğum yapanlar ve evre 3,4 anal sfinkter yaralanması yaşayanlar dışında gebelerle yapılan prospektif bir çalışmadır. Primipar gebeler hastaneye başvurduktan sonra rutin muayenleri yapılmış yatış öncesinde subpubik ark ölçümü yapılmış ve kaydedilmiştir. Hastalar doğum yaptıktan sonra bu hastalara ait verilerle birlikte rutin doğum sonu kontroller yapılırken ultrason ile ekzoanal ultrasonografi ile okült anal sfinkter hasarları tespit edilmiştir. Görüntüleme için 3.5–6 mhz b-mod konveks probu bulunan mindray marka ultrason cihazı kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan çalışmada maternal boy ile anal sfinkter hasarı arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark vardır. Bu sonuca göre boy arttıkça anal sfinkter hasarı azalmaktadır. (p<0.05 ). Araştırmamızda bebeğe ait boy baş çevresi kilo gibi verilerin okült anal sfinkter hasarını etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Anal sfinkter hasarı olan doğumların 1. Dk apgar skorlarının (8,28±0,69), anal sfinkter hasarları olmayan gruba göre (8,46±0,67) anlamlı derecede daha düşük olduğu görüşmüştür(p<0.05) anal sfinkter hasarı ile indüksiyon ve agumentayon uygulaması arasında anlamlu bir ilişki tespit edilmemiştir. Maternal boy ile subpubik ark açısı arasında pozitif yönlü bir korelasyon saptanmıştır. Bu fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur(p<0.05) çalışmamızda doğumun 2. Evresi ile anal sfinkter hasarı ve subpubik ark açısında istatiksel olarak anlamlı bir fark tesbit edilmemiştir. Doğum yapmış kadınların subpubik ark açısı ile anal sfinkter hasarları karşılatırıldığında subpubik ark açısının anal sfinkter hasarı olma durumuna göre anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuş (p<0,05) olup anal sfinkter hasarı olmayanların subpubik ark açısı ortalaması olanlardan daha yüksektir. Subpubik ark açısının anal sfinkter hasarı olma durumuna göre istatistiksel değerleri eaa=0,587 (sh=0,035, %95 ga=0,518-0,656) olup roc analizi ile kestirim değeri belirlenmiştir (p<0,05). Buna göre subpubik ark açısının kesme noktası 111,55 olarak bulunmuştur. Bu değerin altı ve üstü dar açı, geniş açı olarak adlandırılmış bu iki açıya göre indüksiyon alma ve bebeğe ait verilerin okült anal sfinkter hasarı üzerindeki etkilerine bakılmış ancak istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuç : Ultrason ve diğer görüntüleme yöntemleri sayesinde, belirgin olmayan (semptomatik olmayan) anal sfinkter yaralanmaları da tespit edilebilmektedir. Modern tıpta bu tür komplikasyonların öngörülmesi, komplikasyon oranlarını azaltabilir. Anahtar kelimeler : obstetrik anal sfinkter yaralanması, subpubik ark açısı, perineal yaralanma