Psikiyatri polikliniğine başvuran ve yakın kaybı olan yetişkinlerde uzamış yas bozukluğu sıklığı ve belirti şiddetinin sosyodemografik özellikler, kayba ilişkin değişkenler, bağlanma biçimleri ve çocukluk çağı travmaları ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: METİN ÇATAL

Danışman: Servet EBRİNÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yas, sevilen birinin ölümünden sonra ortaya çıkan evrensel nitelikli, zamanla uyum sağlanabilen duygusal, davranışsal, ruhsal ve fiziksel tepkiler bütünüdür. Yas tepkilerinin normalden daha uzun, yoğun, kalıcı nitelikte yaşanması ile karakterize edilen ve işlevselliğin bozulması ile seyreden durum uzamış yas bozukluğu (UYB) olarak adlandırılır. Çalışmamızda psikiyatri polikliniğine başvuran ve yakın kaybı olan yetişkinlerde UYB sıklığı ve uzamış yas belirti şiddetinin sosyodemografik özellikler, kayba ilişkin değişkenler, bağlanma biçimleri ve çocukluk çağı travmaları ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Sultan 2.Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nde yürütülmüştür. Eylül 2021- Mart 2022 tarihleri arasında ardışık olarak başvuran, gönüllülük esasına göre sözel ve yazılı bilgilendirilmiş onamı alınan, 18-65 yaş arası, yakın kaybı olan yetişkinlerden dahil edilme kriterlerini taşıyan 187 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastalarla yüz yüze görüşülerek Sosyodemografik ve Klinik Görüşme Formu doldurulup psikiyatrik değerlendirme yapılmıştır. Katılımcılara Uzamış Yas Bozukluğu Ölçeği (PG-13), Erişkin Bağlanma Biçimi Ölçeği (EBBÖ) ve Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-33) uygulanmıştır. 6 ay ile 10 yıl arasında bir yakınını kaybettiğini belirten örneklem PG-13 ölçeğine göre; UYB tanısı alan ve almayan şeklinde iki gruba ayrılmıştır; UYB tanısı alan 71 kişi ile hasta grubu ve UYB tanısı almayan 116 kişi ile kontrol grubu oluşturulmuştur. Bu iki grup sosyodemografik özellikleri, kayba ilişkin değişkenler, bağlanma biçimleri ve çocukluk çağı travmaları açısından karşılaştırılmıştır. Ayrıca tüm grupta uzamış yas belirti şiddeti ve ilişkili faktörler incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamızda psikiyatri polikliniğine başvuran ve yakın kaybı olan bireyler arasında UYB oranı %38 olarak bulunmuştur. UYB risk faktörleri: İleri yaş, düşük eğitim düzeyi, geçmişte intihar düşüncesi ve girişimi varlığı, kayıp türünün eş/ çocuk olması, kaybedilen kişinin ölümünü acı/dehşet verici hissedilmesi, kayıptan önce ölen kişiyle birlikte yaşamak, kaybedilen kişiyle bitmemiş işlerin olması, cenaze töreninin düzenlenmemesi, kaybedilen kişinin ölümü ile ilgili kendini suçlama, kaybedilen kişinin eşyalarını saklama, kayıptan sonra ruhsal destek alma olarak belirlenmiştir. Uzamış yas belirti şiddetini arttıran faktörler: Boşanmış/dul olmak, düşük eğitim düzeyi, alkol kullanma, madde kullanımı, ruhsal bozukluk tanısı varlığı, geçmişte intihar düşüncesi ve girişimi varlığı, kayıptan sonra geçen sürenin az olması, ölen kişiye verilen tedaviden memnun olmama, ani ölüm, kaybedilen kişinin ölümünün acı/dehşet verici bulma, ölen kişi ile birlikte yaşama, bitmemiş işler varlığı, kendini suçlama, eşya saklama, kayıptan sonra ruhsal destek alma, düşük sosyal destek olarak bulunmuştur. Hem UYB hem de yüksek uzamış yas belirti şiddeti; kaygılı/ikircikli bağlanma, kaçıngan bağlanma, CTQ-33 toplam, alt boyutlarından duygusal taciz, fiziksel taciz, fiziksel ihmal, duygusal ihmal, cinsel taciz ve aşırı koruma/kontrol puanlarının artışı ile ilişkili bulunmuştur. Tersine güvenli bağlanma puanları UYB'si olmayan grupta daha yüksek olup daha düşük uzamış yas belirti şiddeti ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Kurulan çok değişkenli lojistik regresyon modeline göre kaybedilen kişinin ölüm nedeninin Covid-19 olması (OR:5.59, %95CI: 1.20-26.12), ölüm nedeninin ani ölüm olması (OR:2.94, %95CI: 1.14-7.59), en fazla etkileyen kayıp türünün eş/çocuk olması (OR:32.08, %95CI: 5.65-182.19), en fazla etkileyen kayıp türünün ebeveyn olması (OR:3.59, %95CI: 1.15-11.15), kaygılı/ikircikli bağlanma, (OR:1.35, %95CI: 1.02-1.79) ve çocukluk çağı travmaları varlığı (OR:1.05, %95CI: 1.02-1.07) UYB'nin yordayıcıları olarak belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmamızda UYB ve uzamış yas belirti şiddeti ile sosyodemografik özellikler, kayba ilişkin değişkenler, bağlanma biçimleri ve çocukluk çağı travmaları arasında ilişki tespit edilmiştir. UYB ile ilgili elde ettiğimiz bulgularla; polikliniğe başvuran hastaları kayıp, yas ve UYB açısından rutin olarak değerlendirmenin ve tedavide kayıp, yas ve UYB' yi ele almanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: bağlanma, çocukluk çağı travmaları, kayıp, uzamış yas belirti şiddeti, uzamış yas bozukluğu