65 yaş üstü düşme ile başvuran hastalarda femur boyun kırığı gelişimi ve Hounsfield Unit(HU) değerleri arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED MELİH İNANDI

Danışman: Burcu GENÇ YAVUZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Femur boyun kırıkları, ileri yaş grubunda sık görülen ve mortalite, morbidite ile fonksiyonel kayıp açısından önemli sonuçlara yol açan klinik durumlardan biridir. Yaşlı popülasyonda kemik mineral yoğunluğunun azalması ile birlikte düşük enerjili travmalar sonrasında kırık gelişme riski belirgin olarak artmaktadır. Kemik mineral yoğunluğunun değerlendirilmesinde altın standart yöntem Dual-Energy X-ray Absorptiometry (DEXA) olmakla birlikte, klinik uygulamada her hastaya rutin olarak uygulanabilir olmaması alternatif değerlendirme yöntemlerine olan ilgiyi artırmaktadır. Bu çalışmada, düşme nedeniyle acil servise başvuran 65 yaş ve üzeri hastalarda rutin klinik değerlendirme kapsamında elde edilen bilgisayarlı tomografi görüntülerinden ölçülen Hounsfield Unit (HU) değerleri ile femur boyun kırığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Bu kapsamda femur boynu ve L1 vertebra korpusundan elde edilen HU ölçümlerinin kırık gelişimi açısından öngörüsel değerinin araştırılması ve mevcut görüntüleme verilerinin fırsatçı osteoporoz taramasında kullanılabilirliğinin ortaya konulması hedeflendi. 2.Gereç ve Yöntem Bu çalışma, etik kurul onayı alındıktan sonra retrospektif ve tek merkezli olarak gerçekleştirildi. Çalışmaya, 01.01.2023–01.01.2025 tarihleri arasında düşme nedeniyle acil servise başvuran 65 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Klinik ve görüntüleme verileri eksiksiz olan ve değerlendirmeye uygun bilgisayarlı tomografi incelemesi bulunan hastalar çalışma kapsamına alındı. Yüksek enerjili travma öyküsü bulunan, patolojik kırık düşünülen veya görüntü analizini etkileyebilecek durumları olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastalar femur boyun kırığı saptanan ve saptanmayan olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik özellikler, komorbid hastalıklar ve laboratuvar verileri hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden geriye dönük olarak kaydedildi. Bilgisayarlı tomografi görüntüleri üzerinden femur boynu ve L1 vertebra korpusu düzeyinde Hounsfield Unit (HU) ölçümleri gerçekleştirildi. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edildi; femur boyun kırığı ile ilişkili bağımsız değişkenlerin belirlenmesi amacıyla lojistik regresyon analizi uygulandı ve HU değerlerinin ayırt edici performansı ROC analizi ile değerlendirildi. 3.Bulgular Çalışmaya toplam 363 hasta dahil edildi. Hastaların 181'inde femur boyun kırığı saptanırken, 182 hastada kırık saptanmadı. Fraktür gelişen hastaların yaş ortancasının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görüldü (83,0'a karşı 76,0 yıl; p<0,001). Cinsiyet dağılımı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Laboratuvar parametreleri değerlendirildiğinde, fraktür gelişen hastalarda albümin düzeylerinin anlamlı düzeyde daha düşük olduğu saptandı (p=0,023). Diğer biyokimyasal parametrelerde gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmedi. Bilgisayarlı tomografi görüntülerinden elde edilen Hounsfield Unit (HU) ölçümlerinde, femur boyun kırığı gelişen hastalarda hem L1 vertebra hem de femur boynu HU değerlerinin anlamlı düzeyde daha düşük olduğu gösterildi (her ikisi için p<0,001). Ayrıca yaş ile HU değerleri arasında negatif yönlü anlamlı ilişki saptandı. Lojistik regresyon analizlerinde yaş, albümin düzeyi ve HU ölçümlerinin femur boyun kırığı ile ilişkili olduğu görüldü. Çok değişkenli analizlerde yaş ve L1 HU değerinin bağımsız belirleyici olarak anlamlılığını koruduğu; femur boynu HU değerinin de ayrı modelde kırık gelişimi ile bağımsız ilişki gösterdiği saptandı. 4.Sonuç Bu çalışmada, düşme nedeniyle acil servise başvuran 65 yaş ve üzeri hastalarda rutin bilgisayarlı tomografi görüntülerinden elde edilen Hounsfield Unit (HU) ölçümleri ile femur boyun kırığı arasında anlamlı ilişki olduğu gösterildi. Özellikle düşük L1 vertebra ve femur boynu HU değerlerinin kırık gelişimi ile ilişkili olduğu; ileri yaş ve düşük albümin düzeyinin de bu süreçte etkili olabileceği saptandı. Çok değişkenli analizlerde L1 HU değerinin kırık gelişimi açısından bağımsız belirleyici olarak anlamlılığını koruduğu, femur boynu HU ölçümlerinin de ayrı modelde bağımsız ilişki gösterdiği belirlendi. Bu bulgular, rutin klinik uygulamada tanısal amaçla elde edilen bilgisayarlı tomografi görüntülerinin yalnızca mevcut patolojinin değerlendirilmesinde değil, aynı zamanda kemik kalitesi ve kırık riski açısından ek bilgi sağlayabilecek bir araç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bilgisayarlı tomografi temelli fırsatçı osteoporoz değerlendirmesi, ileri yaş hasta grubunda yüksek riskli bireylerin belirlenmesine ve uygun hastaların ileri değerlendirme amacıyla yönlendirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak bu yaklaşımın klinik kullanım alanının netleştirilmesi için daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. 5.Anahtar Kelimeler Femur boyun kırığı, Hounsfield Unit, bilgisayarlı tomografi, osteoporoz, fırsatçı tarama, kemik mineral yoğunluğu, yaşlı hasta, acil servis