Primer total kalça artroplastisinde gluteal sling gevşetmenin, gluteal disfonksiyon oluşumuna ve kalça ekleminin fonksiyonel sonuçlarına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER FARUK NALDÖVEN

Danışman: Nilüfer Kutay ORDU GÖKKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Total kalça artroplastisi(TKA) cerrahisinde, gluteal kaslar önemli bir rol oynar ve bu kasların zarar görmesi postoperatif komplikasyonlara neden olabilir. Posterior yaklaşımla yapılan cerrahide, gluteus maksimus kasının lifleri arasından girilmektedir ve bu kasın proksimal femurda yapışma yerine Gluteal askı(sling) denir. Gluteal sling gevşetme tekniği, cerrahi görüş açısını artırmak, implant yerleştirmeyi kolaylaştırmak, kompresyonla siyatik sinir hasarını engellemek amacıyla uygulanmaktadır. Ancak bu tekniğin gluteal kas fonksiyonu üzerindeki etkileri yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışma, TKA sırasında gluteal sling gevşetmenin gluteal disfonksiyon gelişimi ve kalça eklemi fonksiyonu üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve yöntem: Eylül 2023 – Ağustos 2024 tarihleri arasında kliniğimizde unilateral koksartroz tanısı ile TKA yapılan hastaların dahil edildiği prospektif randomize kontrollü bir çalışmadır. Dahil edilen toplam 144 hasta, gluteal sling korunan(n=47), gevşetilen(n=52) ve gevşetilip onarılan(n=45) şeklinde üç gruba ayrıldı. Hastaların preoperatif ve 6. ay postoperatif kontrolünde klinik skorlar alındı ve ayrıca gluteus maksimus kasının kesit alanı ve dansitesini karşılaştırmak için kalça bilgisayarlı tomografi çekildi. Hastaların 6. ay postoperatif kontrolünde kalça ekstansiyon gücünü karşılaştırmak için opere edilen ve karşı kalça sırayla izokinetik teste tabii tutuldu. Bulgular: Gruplar arasında yaş, cinsiyet, taraf ve VKİ dağılımlarında anlamlı fark bulunmamıştır(p>0,05). Komplikasyon olarak siyatik sinir arazı sadece Grup 1'de 1 hastada(%2,1) görülmüş, diğer gruplarda rastlanmamıştır. Siyatik sinir arazı gelişimi arasında gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır(p>0,05). Ağrı düzeyini belirlemek için VAS, fonksiyonel durumu değerlendirmek için HHS ve WOMAC skorları preoperatif ve 6. ay postoperatif kontrolünde analiz edilmiştir. Tüm gruplarda preoperatif ve postoperatif skorlar arasında anlamlı iyileşmeler gözlenmiştir(p 0,05). Gluteus maksimus dansitesi, gluteal sling gevşetilen grubunda postoperatif dönemde anlamlı bir azalma göstermiştir(p=0,022). Diğer gruplarda ise preoperatif ve postoperatif dansite değerleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır(p>0,05). Postoperatif 6. ayda, kalça ekstansör kuvveti ölçümleri arasında, gluteal sling gevşetilen grubunda azalma diğer gruplarda artış olmasına rağmen gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir(p>0,05). Sonuç: Gluteal sling gevşetme tekniği ile siyatik sinirin kompresyona bağlı iatrojenik yaralanma olasılığı azaltılabilir ve intraoperatif daha iyi görüntüleme imkanı sağlanır. Gluteus maksimus yüzey alanı ve kalça ekstansör kuvvetinde anlamlı fark bulunmazken, gluteal sling gevşetilen grupta kas dansitesinde azalma gözlenmesi, gluteal sling gevşetme tekniğinin kaslarda güç kaybına yol açmamakla birlikte yağlı dejenerasyona neden olabileceğini düşündürmektedir. Mümkün olduğunca intraoperatif anatomik yapıların korunması veya onarılması önerilir. Hastaların uygun cerrahi prosedür sonrası etkin ve planlanmış rehabilitasyon programı uygulanması şarttır. Anahtar Kelimeler: Gluteal sling, Gluteus maksimus, Kas gücü, Kesitsel çalışma, Siyatik sinir, Total kalça artroplastisi