Kansere bağlı spinal kord basısı saptanan çocuk hastaların epidemiyolojik, klinik ve prognostik özelliklerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH AĞCAKOYUNLU
Danışman: Dildar Bahar GENÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Malign spinal kord basısı, kanser tedavisinin zorlu bir alanıdır ve kanserli hastalarda önemli bir morbidite nedenidir. Kanserli çocuklarda %2,7-5 oranında spinal kord basısı görülmektedir ve onkolojik aciller arasında önemli bir tablodur. Nöroblastom, sarkomlar ve lenfomalarda başta olmak üzere herhangi bir tümör tipinde gözlenebilir. Spinal kord basısından şüphelenildiğinde iyi bir öykü alımı, detaylı bir nörolojik muayene erken ön tanı ve müdahele açısından yeterli olabilmesine karşın tanıda gecikmeler ile karşılaşılmaktadır. Bu gecikmeler sonrasında hastalar yatağa bağımlı hale gelebilmektedir. Hastalar primer hastalıklarından kür sağlamış olsa bile hayatlarının geri kalanında fizik tedavi, nöroloji, nefroloji, üroloji gibi uzmanlık dallarının beraberlik gösterdiği multidisipliner bir yaklaşıma ihtiyaç duymaktadırlar. Erken tanı alması halinde spinal kord basısına bağlı gelişebilecek kalıcı sekeller önlenebilir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli retrospektif bir çalışma olarak tasarlandı. 1 Ocak 2001 ile 31 Ekim 2021 tarihleri arasındaki 20 yılda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Onkoloji Kliniği'nde izlenen tanı anında veya izlem sürecinde spinal kord basısı saptanmış, 0- 18 yaş aralığındaki hastalar çalışmaya alındı. Bulgular: Araştırma 34 çocuk üzerinde gerçekleştirildi. Bu çocukların 11'ini (%32) kız çocukları, 23'ünü (%68) erkek çocukları oluşturdu. Tanı dağılımlarına bakıldığında en sık olarak 10'unda (%29,41) Ewing sarkomu, 9'unda (%26,47) nöroblastom saptandı. Başvuru şikayeti en sık olarak 24'ünde (%70,58) ağrı, 29'unda (%85,29) motor defisit idi. Şikayetlerin başlangıcından tanıya kadar geçen süre ortanca 35,5 (min 2-maks 540) gün idi.En sık acil tedavi yöntemi; (%20,58) kemoterapi ve cerrahi kombinasyonu idi. İzlemde nörolojik bulguların düzelme durumu incelendiğinde 14 vakada (%41,18) düzelme gözlemlenmedi, 20'sinde (%58,82) düzelme gözlemlendi. Düzelme gözlemlenen vakaların (n=20) 6'sı (%17,64) kısmi düzelme, 14'ü (%41,17) tam düzelme mevcuttu. Şikayetlerin başlangıcından itibaren 30 gün içinde başlanan hastaların %92'sinde iyileşme görüldü. Sonuç: Medulla spinalis kord basısı kalıcı paraliz, duyu kaybı ve sfinkter disfonksiyon ile sonuçlanabilir. Sırt ve bel ağrısının erişkinlerde sıklıkla özgül olmayan sebepleri olmasına karşın çocuklarda nadir olarak gözlenen bir yakınmadır ve çocuklarda kord basısının bir bulgusu olabileceği akılda bulundurulmalıdır. Eşlik edebilecek duysal, motor ve otonom nörolojik defisit bulguları açısından hastalar sorgulanmalıdır. Ülkemizde spinal kord basısı tanı süreci gecikmelidir. Bu konuda hekimlerin farkındalıklarının arttırılmasına ihtiyaç vardır.