Yutma güçlüğü nedeniyle perkütan endoskopik gastrostomi tüpü takılmış olan hastalarda tüp ile beslenmenin serum kantitatif aminoasit düzeyleri üzerine olan etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RIDVAN SİVRİTEPE

Danışman: Sema BASAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç Sarkopeni ilerleyici ve yaygın olarak kas gücü ve kuvvetinin kaybı ile karakterize fiziksel bağımlılık, düşmeler, kötü yaşam kalitesi ve mortalite gibi olumsuz sonuçlara neden olan geriatrik bir sendromdur. Kas proteinlerinin parçalanması, kısmen yağsız vücut kütlesinin artması ve başta dallı zincir amino asitlerin oksidasyonunun artmasıyla oluşan periferik enerji açığına neden olan önemli bir katabolik süreçtir. Herhangi bir malnütre hastadaki prognozu tahmin etmek zordur, ancak teorik olarak periferik enerji açığındaki bozulma derecesi ile ilişkili olması gerekir ve bu durum da plazma amino asit kalıbıyla ilişkili olabilir. Biz de bu tezimizde perkutan endoskopik gastrostomi (PEG) tüpü takılmış olan hastalarda PEG ile beslenmenin yaşam süresi ve kantitatif aminoasitler üzerine olan etkisini değerlendirmeyi planladık. Gereç ve Yöntem Çalışmaya 18 yaş üstü herhangi bir nedenden dolayı iç hastalıkları kliniğimize interne edilen ve yutma refleksi kaybı nedeniyle PEG endikasyonu konulan hastalar dahil edildi. Çalışmaya 18 yaş altı hastalar, internasyonunun ilk 48 saatinde parenteral nütrisyon desteği alan, major ortopedik cerrahi öyküsü olan hastalar dahil edilmedi. Çalışmaya dahil edilen hastalar 0.,3.,6. ve 12. aylarda kontrol vizite çağrıldı. Hastaların her vizitte antropometrik ölçümleri, kas güçleri, fiziksel performansları, nutrisyon durumları değerlendirilip biyokimyasal kan testleri ve kantitatif aminoasit düzeyleri tetkik edildi. İstatistiksel analizde anlamlılık p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular Çalışmamız yaşları 18 ile 91 arasında değişmekte olan, 23'ü erkek ve 30'u kadın olmak üzere toplam 53 olgu ile yapılmıştır. PEG takıldıktan sonra gastaların yaşam süreleri 2 ile 365 gün arasında değişmektedir. PEG takıldıktan sonra yaşam süresi ile MNA skoru, el dinamometresi, yatak yarası, üst kol çevresi, vitamin D, albumin, potasyum ve transferrin ile arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmaktadır. PEG sonrası yaşam süresi ile hastaların ilk vizitteki aminoasit düzeyleri arasında ilişki bulunamadı. Çalışmanın sonunda 13 hasta hayattayken 40 hasta 1 yılını tamamlayamadan eksitus oldu. Hastalar çalışma sonunda yaşayanlar ve eksitus olanlar diye iki gruba ayrılarak yapılan regresyon analizinde 3.ay glutamin, 3.ay lösin, 6.ay lösin, 6.ay taurin ve 6.ay treonin gibi aminoasitlerin cut-off değeri ve eğri altında kalan değerler anlamlı bulundu. Yaşayan 13 hastanın 4 farklı vizitindeki aminoasit düzeyleri arasındaki fark analizinde sitrilun, ornitin, tirozinin 0, 3, 6, 12.ay ölçümleri arasında istatistiksel anlamlı farklılık 8 saptandı. Exitus olan hastalarda yapılan analizde ise 0.ay treonin değerlerine göre 6.ay treonin değerlerinde anlamlı; 0.ay aspartik asit değerlerine göre 6.ay aspartik asit değerlerinde anlamlı artış; 0.ay ornitin değerlerine göre 6.ay ornitin değerlerinde anlamlı artış saptandı. Tartışma Ve Sonuç Çalışmamızda yaşam süresi ile sitrilun, ornitin, tirozinin düzeylerinde vizitler arası anlamlı farklılık saptandı. Exitus olan hastalarda treonin, aspartik asit ve ornitin değerlerinde anlamlı artış saptandı. Sonuçlarımız, ağır malnütre hastalarda bozulmuş enerji metabolizması ile kas proteini yıkımı arasında yakın ve anlamlı bir ilişki olduğunu düşündürtmektedir. Treonin ve aspartik asit gibi amino asitlerin düzeylerindeki artış mortaliteyi arttırırken, sitrilun ve tirozin gibi aminoasitlerin artışının mortaliteyi azaltabileceğini düşünmekteyiz.