Genel anestezi altında genel cerrahi ameliyatı olacak 65 yaş ve üzeri hastalarda preoperatif anksiyetenin postoperatif kognitif fonksiyonlara etkisinin stai ölçeği ve mini mental test ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET UÇAR
Danışman: Esra ÖZAYAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Günümüzde geriatrik hastalarda cerrahi girişim gereksinimi artmakta olup, bu popülasyonun azalan fizyolojik rezervleri ve artan komorbid hastalık yükü nedeniyle ameliyat sürecinde hem fiziksel hem de psikolojik açıdan daha dikkatli değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışmamızın amacı, genel anestezi altında minör ve orta düzey genel cerrahi ameliyatı geçirecek 65 yaş ve üzeri hastalarda preoperatif anksiyetenin postoperatif kognitif fonksiyonlar üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Bu değerlendirme, preoperatif dönemde uygulanan STAI ölçeği ve postoperatif dönemde uygulanan Mini Mental Test (MMSE) ile inceleyerek gerçekleştirilecektir. Elde edilecek bulgular, preoperatif anksiyetenin postoperatif kognitif fonksiyonlar üzerindeki potansiyel etkilerini ortaya koyarak, bu hasta grubunda ameliyat öncesi anksiyete yönetiminin önemini vurgulamayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli, gözlemsel prospektif bir çalışmadır. Çalışmaya, 65 yaş ve üzeri, genel cerrahi kliniğinde elektif koşullarda minör veya intermediate düzeyde operasyon planlanan toplam 65 hasta dâhil edilmiştir. Hastaların ameliyattan önceki bekleme sürecinde demografik verileri, eğitim düzeyleri, mevcut kronik hastalıkları ve kırılganlık skorları kaydedilmiştir. Preoperatif anksiyete düzeyleri, 40 sorudan oluşan Spielberger Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (STAI-I ve STAI-II) ile değerlendirilmiştir. Preoperatif kognitif değerlendirme ise hastaların eğitim düzeyine göre uyarlanarak Mini Mental Test (MMSE) ile yapılmıştır. Tüm hastalara kliniğin standart genel anestezi protokolü uygulanmıştır. Ameliyat sonrası 1. saatte modifiye Alderete skoru ≥9 olan hastaların kognitif değerlendirmesi Mini Mental Test ile yeniden değerlendirilmiş ve hastalar servise gönderilmiştir. Postoperatif 24. saatte hastalar serviste tekrar görülerek Mini Mental Test uygulanmış son kognitif ölçümleri alınmıştır. Bulgular: Çalışmamıza 65 geriatrik hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş ortalaması 68,2 yıl olup, %63,1'i erkek %36,9 u kadındı. Kırılganlığa baktığımızda hastaların %72,3'ü normal, %24,6'sı pre-frail ve %3,1'i frail olarak sınıflandırılmıştır. Preoperatif anksiyete değerlendirmesinde STAI-1 ve STAI-2 puan ortalamaları sırasıyla 25,7 ± 5,3 ve 29,1 ± 5,7 olarak bulunmuştur. MMSE puanları preoperatif dönemde 25,4 ± 2,2 iken postoperatif 1. saatte 25,8 ± 2,4'e ve 24. saatte 27,0 ± 2,2'ye yükselmiştir. MMSE puanları zamanla anlamlı olarak artmış ve kognitif performansın genel olarak iyileştiğini göstermiştir (p<0,001). Korelasyon analizinde, frailty skoru ile STAI-2 skoru arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki (r=0,338; p=0,006), STAI-2 skoru ile preoperatif MMSE arasında ise negatif ve anlamlı bir ilişki (r=–0,265; p=0,033) saptanmıştır. Kırılganlık ile postoperatif 1. saat MMSE puanları arasında da negatif korelasyon izlenmiştir (r=–0,301; p=0,015). Benzodiazepin kullanan hastalarda postoperatif 1. saat MMSE puanları anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p=0,014). Cinsiyet karşılaştırmalarında ise kadın hastalarda frailty skoru (p=0,045) ve STAI-1 değeri (p=0,026) erkeklere göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamız, 65 yaş ve üzeri hastalarda preoperatif anksiyetenin postoperatif erken dönem bilişsel fonksiyonlar üzerindeki etkisini değerlendirmiştir. Minör ve intermediate cerrahiler geçiren hastalarda anlamlı bir kognitif bozulma saptanmamış; ancak yüksek sürekli anksiyete düzeyleri ile düşük preoperatif bilişsel skorlar arasında negatif ilişki bulunmuştur. Kırılganlık düzeyinin ve kadın cinsiyetin anksiyete ve bilişsel risklerle ilişkili olduğu görülmüştür. Bulgular, geriatrik cerrahi pratiğinde psikolojik durum ve kırılganlık değerlendirmesinin önemini vurgulamaktadır. Bu değişkenlerin değerlendirilmesi, postoperatif bilişsel değişikliklerin öngörülmesine yardımcı olabilir. Daha geniş örneklemli, farklı cerrahi tipleri içeren ve uzun dönem takipleri kapsayan çalışmalarla bu ilişkilerin daha ayrıntılı biçimde ortaya konması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Kognitif fonksiyonlar, STAİ, MMSE, Kırılganlık