Akut koroner sendrom kliniğiyle perkütan koroner girişim yapılan hastalarda lökoglisemik indeks ile no-reflow ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET UĞUR ÇALIŞKAN

Danışman: Mustafa Mücahit BALCI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Kardiyovasküler hastalıklar dünya genelinde en sık görülen ölüm nedenidir. Akut koroner sendrom (AKS) hastalarında invaziv koroner anjiografi (KAG) ve perkütan koroner girişim (PKG) birçok hastada tedavinin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. No-reflow fenomeni PKG sırasında meydana gelebilen kötü prognoz ile seyreden önemli komplikasyonlardan bir tanesidir. Lökoglisemik indeks (LGI) AKS hastalarında prognoz tayininde kullanımı pratik belirteçlerdendir. Literatürde PKG yapılan hastalarda no-reflow gelişme riski açısından çeşitli çalışmalar yapılmış olup LGI'nin no-reflow ile ilişkisini araştıran çalışmaya rastlanmamıştır. Bu sebep ile AKS kliniğiyle PKG yapılan hastalarda LGI ile no- reflow arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli retrospektif gözlemsel çalışma olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan AKS kliniğiyle PKG yapılıp stent implante edilen ve no-reflow fenomeni gelişen ardışık 135 hasta ile no- reflow gelişmeyen 280 hasta alınmıştır. Hastaların LGI değerleri LGI:Glukoz(mg/dL)*Lökosit sayısı(109/L) formulüyle hesaplandı ve LGI <1200 olan hastalar LGI düzeyi düşük, LGI ≥1200 olan hastalar LGI düzeyi yüksek olarak değerlendirildi. No-reflow gelişen ve gelişmeyen hastalar ile hastane içi mortalite izlenen ve izlenmeyen hasta grupları LGI düzeyleri yönünden karşılaştırıldı. Bulgular: No-reflow grubundaki 135 hastanın 99'unda (%73,6) LGI yüksek izlenirken, no-reflow gelişmeyen 280 hastanın 177'sinde (%63,2) LGI yüksek izlenmiştir. Gruplar arası yüksek LGI varlığı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,041). No-reflow gelişen hastalarda kalp yetersizliği, opak nefropatisi ve hastane içi mortalite istatistiksel anlamlı olarak daha yaygın izlendi (p<0,05). No-reflow varlığına göre değerlendirildiğinde; no-reflow grubunda 23 (%17) hastada hastane içi mortalite izlenirken no-reflow gelişmeyen grupta 13 (%4,6) hastada hastane içi mortalite izlendi (p<0,001). Hastane içi mortalite izlenen 36 hastanın %91,7'sinde LGI yüksek iken hayatta kalan hastaların %64,1'inde LGI yüksek izlendi. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,002). Sonuç: Lökoglisemik indeks hastaların lökosit sayısı ve kan glukoz seviyeleri ile kolay ve hızlı hesaplanabilen kullanışlı bir belirteçtir. AKS kliniğiyle PKG yapılan hastalarda LGI'nin hem no-reflow gelişimi hem de hastane içi mortalite için bir öngördürücü olduğunu saptadık. LGI düzeyinin değerlendirilmesinde optimal kesme noktasının bulunması için daha geniş kapsamlı daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.