Bethesda 3 tiroid nodüllerinde malignite riskinin değerlendirilmesinde periferik kan parametrelerinin rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEDRİ BURAK SUCU

Danışman: Yılmaz ÜNAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Bethesda 3 (AUS/FLUS) %15 sıklıkta görülmektedir.Önemi belirsiz atipi yada önemi belirsiz foliküler lezyon olarak tanımlanan bu kategoride hastaların yaklaşık %5-15'inin malignite riski taşıdığı bilinmektedir. Bethesda 3 tiroid cerrahisi endikasyonu koymada cerrahların çok arada kaldığı bir tanımlamadır. Bu sebeple Bethesda 3 olarak raporlanan olguların malignite riskini değerlendirebilmek için rutin klinik pratiğinde kullanılan, ucuz, kolay ulaşılabilir parametrelere ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı İİAB Bethesda 3 olan olgularda De Ritis Oranı, nötrofil- lenfosit oranı (NLR), lenfosit-monosit oranı (LMR), platelet-lenfosit oranı (PLR), ortalama trombosit hacmi (MPV) ve eritrosit dağılım hacmi (RDW) gibi parametrelerin maligniteyi öngörmedeki değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma için T.C.S.B Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Sağlık Araştırma Uygulama Merkezi'nde Ocak 2014-Aralık 2019 tarihleri arasında TİİAB sonucu Bethesda 3 kategorisinde olan ve tiroidektomi yapılan 116 hasta dahil edildi. Hastaların ameliyat öncesi hemogram, biyokimya, ultrasonografi ve İİAB sonuçları ile ameliyat sonrası son histopatolojik sonuçları retrospektif olarak kaydedildi. Bulgular: Çalışmada hastaların 61 tanesinde (%52,6) malignite tespit edildi. Malign hastalarda tümör çapı benign olanlara oranla daha küçüktü (18,95 ± 12,31mm'ye karşılık 23,35 ± 12,42 mm). Benign olgularla karşılaştırıldığında malign olguların AST değeri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (p = 0,034). Buna rağmen De Ritis oranında anlamlı bir değişiklik saptanmadı (p=0,071). Benign olgulara göre malign olguların NLR değeri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (p = 0,008). RDW değeri de benign olgulara göre malign olgularda istatistiksel olarak daha yüksekti (p=0,037). PLR, LMR ve MPV'de her iki grup arasında anlamlı farklılıklar yoktu. Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre Bethesda 3 olgularda maligniteyi öngörmede NLR, RDW ve AST yüksekliği klinik ve görüntüleme bulguları ile birlikte değerlendirildiğinde önemli ölçüde fayda sağlarken, MPV, LMR ve PLR değerleri güvenilir parmetreler değildir. Anahtar Kelimeler: Bethesda, tiroid kanseri, nötrofil lenfosit oranı, eritrosit dağılım hacmi, De Ritis, önemi belirsiz atipi/önemi belirsiz foliküler lezyon