Akut lösemi tanılı çocuklarda tedavi aşamalarının prognostik nutrisyonel indekse etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERAHNUR KARAMAN
Danışman: Elif GÜLER KAZANCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çocuklarda en sık karşılaşılan maligniteler akut lösemilerdir. En sık görülen alt tipleri akut lenfoblastik lösemi (ALL) ve akut miyeloid lösemi (AML) dir. Akut lösemi, son yıllarda hasta temelli tedavilerle eski yıllara göre daha iyi prognozlu seyretmektedir. Prognoz, öngörülebilirse tedavide gerekli düzenlemelerle süreç daha iyiye döndürülebilecektir. Bu çalışmada cinsiyet, tanı yaşı, tedavi aşamalarındaki kan parametreleri gibi hastalar arasında farklılık oluşturabilecek etmenler de dikkate alınarak prognostik nutrisyonel indeks (PNI) sayesinde tedavi yanıtının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda akut lösemi hastalarının risk gruplarına göre PNI değerleriyle tedavi yanıtları arasındaki ilişki değerlendirilmek istenmiştir. Ayrıca ALL tanılı hastaların prognozunu değerlendirmede lenfoblastların ne kadar yok edilebildiğini de dikkate alan prognostik lenfoblastik indeks (PLI) adlı yeni bir belirteç tanımlanmıştır. Bu sayede tedavi etkinliğini daha hassas yorumlamak mümkün olabilecektir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hematoloji Bölümü'ne 2015-2022 yıllarında başvurup akut lösemi teşhisi konularak takip ve tedavi kapsamına alınan, çalışmada yer almasına onam veren, 0-18 yaş grubundaki hastalar dâhil edilmiştir. Bu kriterleri karşılayan ALL tanılı 52, AML tanılı 18 hasta; hastane veri tabanından geriye dönük incelenmiştir. ALL tanılı hastalarda tanı ve tedavi sürecinde ALL IC-BFM 2009 protokolü kullanılmıştır. AML tanılı hastalarda Down sendromlu 5 olguda ML-DS 2006; diğerlerindeyse 2019 yılı ve öncesinde tanı konulan 6 vakaya AML-BFM 2013, 2020 yılı ve sonrasında tanı konulan 7 vakaya AML-BFM 2019 protokolü kullanılmıştır. Hastalar çocuk ve lösemi tanılı olmaları sebebiyle hassas popülasyon olarak kabul edildiğinden retrospektif çalışma olmasına rağmen onamları alınmıştır. Hastaların geliş şikayetleri, tanı yaşları, cinsiyetleri, ek tutulumları ve belirlenen tedavi aşamalarındaki bazı laboratuvar değerleriyle boy-kilo persentilleri kaydedilmiştir. AML tanılı hastalarda ilaveten konjenital hastalık bulundurma durumları not edilmiştir. PNI hesaplamasında "10 x serum albümin değeri (g/dl) + 0,005 x total lenfosit sayısı (/mm³)" formülü kullanılmıştır. Ayrıca ALL tanılı hastaların tanıdaki ve tedavilerinin 8. günlerindeki lenfoblast sayıları kullanılarak "10 x serum albümin değeri (g/dl) + 0,005 x lenfoblast sayısı (/mm³)" formülüyle PLI değerleri hesaplanmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 26.0 (IBM Corp., Armonk, New York, ABD) programıyla yapılmıştır. Bulgular: ALL ve AML tanılı hastaların tanı anındaki PNI değerleriyle tedavi yanıtları arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür (sırasıyla p=0,712; p=0,179). ALL tanılı hastalardan tedaviye yanıtlı olanlarda tedavilerinin 15. günü, protokol M öncesi, protokol II öncesindeki lenfosit sayılarıyla ilgili döneme ait PNI değerleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca ALL tanısıyla izlenenlerde tanı anıyla protokol M öncesindeki albümin ve PNI değerleri arasında tedaviye yanıtlı olan vakalarda anlamlı ilişki gözlenmiştir. AML tanısıyla izlenen, tedaviye yanıtsız olgulardaysa tanı anındaki albüminle PNI değerleri arasında doğru yönlü, güçlü ilişki olduğu görülmüştür (r=0,966; p<0,001). ALL tanılı vakalarda tanı anındaki PLI değeriyle tedaviye yanıt arasında anlamlı farklılık olmadığı gözlenmiştir (p=0,831). Sonuç: ALL tanılı çocuklarda tanı anındaki PNI ve PLI değerleri, AML tanılı çocuklarda da tanı anındaki PNI değeri prognozun belirlenmesinde anlamlı değildir. Fakat ilerleyen dönemlerde daha kapsamlı çalışmalar yapılarak prognozun öngörülmesinde faydalı sonuçlar elde edilebilir. Anahtar Kelimeler: albümin, lösemi, periferik yayma, prognostik nutrisyonel indeks, tedavi