Radikal prostatektomi spesmenlerinde pozitif cerrahi sınır özellikleri ve tümörün cerrahi sınıra uzaklığının biyokimyasal rekürrens ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE ÖZBEK

Danışman: Olçay KANDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Radikal prostatektomi materyallerinde pozitif cerrahi sınır (PCS) varlığının, biyokimyasal rekürrens (BKR) olasılığını artırdığı, ancak her PCS varlığında BKR gelişmediği bildirilmektedir. Ayrıca, negatif cerrahi sınır (NCS) bulunan olgularda da BKR görülebilmesi, tümörün cerrahi sınıra yakınlığının da rekürrens gelişimine etki edip etmediği sorusunu aklımıza getirdi. Çalışmamızda, pozitif cerrahi sınıra sahip olgularda, cerrahi sınırdaki Gleason skoru ve cerrahi sınır uzunluğu; negatif cerrahi sınıra sahip olgularda ise tümörün cerrahi sınıra uzaklığı değerlendirilerek BKR ile ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda, kliniğimizde 2012-2018 yılları arasında prostat adenokarsinomu tanısı almış 208 olguya ait radikal prostatektomi materyalinin Hematoksilen&Eozin boyalı lamları retrospektif olarak incelendi. Cerrahi sınır pozitifliği saptanan 66 olgunun ve cerrahi sınır pozitifliği saptanmayan 142 olgunun klinikopatolojik verileri ve cerrahi sınır özellikleri incelenerek BKR ile ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Pozitif cerrahi sınıra sahip olguların %36,4'ünde, negatif cerrahi sınıra sahip olguların ise %19'unda BKR saptandı. PCS izlenen ve BKR görülen grupta, preoperatif tanı PSA düzeyleri, pT evresi, ana tümör Gleason skoru, ekstraprostatik yayılım, seminal vezikül invazyonu, lenfovasküler invazyon ve lenf nodu tulumunun anlamlı olarak daha yüksek olduğu görüldü. PCS Gleason skoru, PCS Gleason grade'i ve cerrahi sınır uzunluğu ile BKR arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi. Kaplan Meier sağ kalım analizine göre, PCS Gleason skoru ve Gleason Grade'i ile BKR saptanma süresi arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı. Yapılan çok değişkenli analizde ise; cerrahi sınırdaki Gleason grade 4 ve 5 varlığı, cerrahi sınır uzunluğu ve evre pT3b olma durumunun istatistiksel olarak BKR üzerine etkili olduğu görülürken, PCS Gleason skoru ile BKR arasında anlamlı ilişki saptanmadı. NCS olan 142 olgunun incelenmesinde, cerrahi sınıra 1 mm ve daha yakın tümör varlığı ile 1 mm'den uzak tümör varlığı arasında biyokimyasal rekürrens olasılığı açısından anlamlı ilişki gösterilemedi. NCS olan olgularda ana tümör Gleason skoru, pT evresi, ekstraprostatik yayılım, lenfovasküler invazyon ve seminal vezikül invazyonu ile BKR gelişimi arasında güçlü ve doğru orantılı ilişki saptandı. Sonuç: Çalışmamızda, pozitif cerrahi sınırdaki yüksek Gleason grade ve yüksek Gleason skor varlığının BKR olasılığını ön görmede önemli prediktif etkiye sahip olduğu gösterildi. Ayrıca cerrahi sınır uzunluğundaki lineer artışın da, artmış BKR riski ile ilişkili olduğu bulundu. Ancak, NCS olan olgularda, tümörün cerrahi sınıra yakınlığı ile BKR arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki görülmedi. Daha önce yapılmış çalışmalarda olduğu gibi, çalışmamızda da PCS özelliklerinin prognostik belirteç olduğu görüşü ortaya çıktı. Bu nedenle PCS özelliklerinin rutin patoloji raporlarında yer alması gerektiği düşünüldü. ANAHTAR KELİMELER: Prostat kanseri, Cerrahi sınır, Cerrahi sınırdaki tümörün Gleason skoru, Prognoz, Biyokimyasal rekürrens