Aile hekimliği polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası bireylerin HIV/AIDS ile yaşayan bireylere karşı damgalama eğilimlerinin sağlık okuryazarlığı düzeyi ile ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERSİN KAPLAN
Danışman: Hilal ÖZKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç AIDS, 1981 yılında görülen olağandışı enfeksiyonlarla fark edilmiş ve daha sonra HIV-1 virüsünün bu hastalığın nedeni olduğu belirlenmiştir. Sağlık hizmetlerinin gelişmesi ile HIV, günümüzde kontrol edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Ancak, HIV ile yaşayan bireylere yönelik olumsuz tutum ve inançları ifade eden HIV damgası, HIV ile yaşayan kişilerin duygusal ve ruh sağlığını olumsuz etkilerken, test ve tedaviye erişimlerini de zorlaştırmaktadır. Damgalamayı azaltmak için farkındalık artırılmalı ve doğru bilgiye erişim sağlanmalıdır. Bu çalışmanın amacı, sağlık okuryazarlığı düzeyinin HIV/AIDS damgalaması üzerindeki etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem Çalışmamız, kesitsel tipte bir çalışma olup veriler uzman görüşü de alınarak oluşturulan anket aracılığıyla toplanmıştır. Gerekli etik kurul izni ve idari izinler alındıktan sonra çalışmamız, 01.04.2023 ile 01.05.2023 tarihleri arasında, Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden 258 birey ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara uygulanan anket 3 bölümden oluşmakta olup ilk bölümde katılımcıların sosyodemografik bilgileri sorgulanmış olup HIV/AIDS hakkındaki bilgilerini kısaca ölçmek için uzman görüşü alınarak hazırlamış olduğumuz HIV/AIDS bilgi anketi soruları yöneltilmiştir. İkinci bölümde sağlık okuryazarlığı düzeylerini ölçmek için Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-Kısa Form (SOY-KF) ve üçüncü bölümde damgalama eğilimlerini ölçmek için HIV/AIDS ile İlgili Damgalama Ölçeği'nin (ADÖ) "Toplumun HIV/AIDS'e bakış açısı alt boyutu" kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS sürüm 25.0 (SPSS Inc., Chicago, Illinois, ABD) kullanılarak analiz edilmiştir. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular HIV/AIDS bilgi anketi sonuçları incelendiğinde ortalama toplam puan 5.10 puan ile katılımcıların genel olarak orta seviyede bir bilgiye sahip oldukları belirlenmiştir. SOY-KF sonuçlarına göre, katılımcıların ortalama puanı 34.42 olarak hesaplanmıştır. ADÖ sonuçlarına göre, ortalama puan 21.42'dir. Sağlık okuryazarlığı düzeyi yüksek olan katılımcıların, HIV/AIDS ile yaşayan bireylere karşı daha az damgalama eğilimi gösterdikleri saptanmıştır. Cinsiyet, eğitim durumu ve gelir düzeyine göre damgalama eğilimleri ve sağlık okuryazarlığı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. HIV/AIDS Bilgi Anketi sorularına doğru yanıt verenlerin SOY-KF puanları daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca, ADÖ ile SOY-KF ve HIV/AIDS Bilgi Anketi puanları arasında ve HIV/AIDS bilgi anketi ile SOY-KF ve ADÖ puanları arasında yapılan çok değişkenli lineer regresyon analizinde, sadece HIV/AIDS Bilgi Anketi puanlarının SOY-KF tarafından istatistiki olarak anlamlı bir şekilde yordandığı görülmüştür. Sonuç Çalışmamız, aile hekimliği polikliniğine başvuran bireylerin HIV/AIDS ile yaşayan bireylere karşı damgalama eğilimlerinin, sağlık okuryazarlığı düzeyi ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Sağlık okuryazarlığının artırılması, HIV/AIDS ile yaşayan bireylere yönelik damgalama ve ayrımcılığı azaltmada etkili olabilir. Sonuçlar, sağlık okuryazarlığı odaklı müdahalelere odaklanılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Ancak, yapılan regresyon analizleri, HIV/AIDS ile ilgili damgalama eğiliminin tek başına sağlık okuryazarlığı düzeyi ve HIV/AIDS hakkındaki bilgi düzeyi ile açıklanamayacağını, sosyo-ekonomik ve kültürel faktörlerden de etkilenen çok yönlü bir kavram olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle, HIV/AIDS ile ilgili damgalama eğiliminin azaltılması için yürütülen çalışmalarda, sadece bireylerin bilgi düzeylerinin ve okuryazarlığının artırılmasına yönelik hedeflere odaklanmaktan ziyade, konunun toplumsal normlar, sosyo-ekonomik ve kültürel durumlar, dini inanışlar gibi birçok değişkenle birlikte ele alınması gerektiği düşünülmektedir.