İlk trimester hemogram parametreleri, APRI skoru ve FIB4 indeksinin preeklampsi öngörüsündeki yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP KUTLU

Danışman: Fatma Doğa ÖCAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Preeklampsi gebeliğin hipertansif hastalıkları arasında tanımlanan, pek çok sistemi etkileyen bir patolojidir. Yalnızca maternal değil fetal ve perinatal morbidite ve mortalitenin önemli nedenlerindendir. Preeklampsi multisistemik bir hastalık olduğundan ve sıklıkla etkilenen organlardan birisi de karaciğer olduğundan karaciğer fonksiyonunu değerlendirmede kullanılan parametrelerin preeklampsi öngörüsünde de kullanılabilmesi olasıdır. Bu amaçla daha önceden karaciğer fibrozisini değerlendirmek amacıyla ortaya çıkmış olan APRI skoru ve Fib-4 indeksi kullanılarak ilk trimesterde preeklampsi öngörülmeye çalışılacaktır. Bu çalışmanın amacı APRI skoru ve Fib-4 indeksinin ilk trimesterde preeklampsi öngörüsündeki yerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif vaka kontrol niteliğindeki bu çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda; Ocak 2023- Ocak 2025 tarihleri arasında Perinatoloji Kliniği'ne başvurmuş ve preeklampsi tanısı almış olan; dahil edilme ve dışlama kriterlerini karşılayan toplam 200 hastayı içermektedir. Aynı dönemde hastaneye başvurmuş tekil gebeliği olup 18-45 yaş arası, herhangi bir sistemik veya fetal hastalığı olmayan, düşük riskli gebeler arasından rastgele seçilen 200 hasta da kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Bu hastaların ilk trimesterdeki hemogram parametreleri, APRI skoru ve FIB4 indeksi retrospektif olarak incelenmiştir. Dahil edilme kriterleri: Tekil gebeliği olup gebeliğin hipertansif hastalıkları (preeklampsi, eklampsi, süperempoze preeklampsi, gestasyonel hipertansiyon, HELLP) tanısı konmuş, 18-45 yaş arası, başka sistemik hastalığı olmayan gebeler çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Aynı dönemde hastaneye başvurmuş tekil gebeliği olup 18-45 yaş arası, herhangi bir sistemik veya fetal hastalığı olmayan, düşük riskli gebeler arasından rastgele seçilen hastalar da kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Dışlama kriterleri: Çoğul gebeliği olanlar, gebeliğin hipertansif hastalıkları dışında hastalığı olanlar, ilk trimester laboratuvar kayıtlarına ulaşılamayanlar çalışmaya dahil edilmemiştir. Bulgular: Hastaların demografik özellikleri değerlendirildiğinde yaş, gravida, parametrelerin değerlendirildiği gebelik haftaları açısından iki grup arasında anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0.05). Çalışma ve kontrol grubu hemogram ve biyokimya parametreleri açısından karşılaştırıldığında preeklampsi grubunda AST (p<0.001), ALT (p<0.05) , beyaz küre sayısı (p<0.05), lenfosit sayısı (p<0.05), monosit sayı (p<0.001) ve yüzdesi (p<0.05), trombosit sayısı (p<0.05), MPV (p<0.001) ve PCT (p<0.001) değerleri anlamlı olarak yüksekken, bazofil yüzdesi (p<0.05) ve PDW (p<0.05) değerleri anlamlı olarak düşük bulunmuştur. APRI skoru (p<0.001) ve Fib-4 indeksi (p<0.001) değerleri de preeklampsi grubunda istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Preeklampsi grubunda anlamlı çıkan parametreler kullanılarak yapılan lojistik regresyon analizi yapıldığında PCT, APRI ve Fib-4 düzeylerindeki artış ve PDW düzeyindeki azalma ile preeklampsi gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). APRI ve Fib-4'ün ilk trimester düzeylerinin preeklampsi öngörüsündeki cut-off değerleri belirlenmiş ve buna göre APRI skoru için %59.5 sensitivite ve %69.2 spesifite ile 0.0503 cut-off değeri (AUC=0,661; p<0,001)ve Fib-4 skoru için %52.5 sensitivite ve %67.2 spesifite ile 0.0769 cut-off değeri (AUC=0,596; p<0,001) saptanmıştır. Preeklampsi grubu kendi içinde şiddetli ve hafif olarak ayrılmıştır. İki grup için laboratuvar parametreleri karşılaştırıldığında şiddetli preeklampsi grubunda hafif preeklampsi grubuna göre eritrosit sayısı, trombosit sayısı, PCT ve ALT düzeyleri anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Bu çalışmada plasentasyonun en önemli aşamasının gerçekleştiği ilk trimesterde hemogram parametreleriyle karaciğer fonksiyonunu gösteren APRI ve Fib-4 gibi parametrelerle preeklampsi gelişimini erken dönemde öngörüp öngöremeyeceğimizi araştırdık. Bizim çalışmamızın sonucunda ilk trimester hemogram parametreleri içerisinde beyaz küre sayısı, lenfosit sayısı, monosit sayısı ve yüzdesi, bazofil yüzdesi, trombosit sayısı, mpv, ast ve alt değerleri preeklampsi grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. Bu bulgular preeklampsi fizyopatolojisine göre beklenilen inflamatuar yanıt artışıyla uyumlu sonuçlar olarak değerlendirilmiştir. Preeklampsi multisistemik bir sendromdur ve en fazla etkilenen organlardan birisi de karaciğerdir. Bu nedenle karaciğer fonksiyonlarını değerlendiren temel markerların yanı sıra APRI ve fib-4 indekslerinin erken dönemde preeklamptik kadında değişip değişmediğini ve preeklampsiyi öngörmemizde faydası olup olmadığını araştırdık. Preeklampsi gelişen grupta ilk trimesterda APRI ve Fib-4 değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğunu saptadık. Buna göre APRI için %59.5 sensitivite ve %69.2 spesifite ile 0.0503 değeri preeklampsi öngörüsü için cut-off olarak belirlenmiştir. Fib-4 için %52.5 sensitivite ve %67.2 spesifite ile cut-off değeri 0.0769 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak preeklampsi yüksek maternal ve fetal morbidite ve mortalite ile seyreden, multisistemik bir sendromdur. Etyolojisinde tek bir neden olmamasından dolayı prediksiyon için kullanılan parametreler sınırlı kalmaktadır. İlk trimester parametreleri açısından değerlendirildiğinde multifaktöriyel patofizyolojisi göz önünde bulundurulduğunda APRI ve Fib-4 preeklampsi öngörüsünde faydalı parametreler olarak görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Preeklampsi, APRI Skoru, FIB-4 İndeksi