Rehabilitasyonda tüm vücut vibrasyonu: Tonik vibrasyon refleksi ve kemik miyoregülasyon refleksinin frekans ve istemli kasılma bağımlı aktivasyonu


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİDA DOĞAN

Danışman: İlhan KARACAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tüm vücut vibrasyonu (TVV), soleus kasında tonik vibrasyon refleksini (TVR) veya kemik miyoregülasyon refleksini (KMR) aktive eder. Bu çalışmanın amacı, TVV ile ortaya çıkan soleus kası refleks yanıtı üzerinde, postüral istemli kasılma düzeyi ile vibrasyon frekansının etkileşiminin modülatör etkilerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 25–34 yaş aralığında toplam 40 sağlıklı genç erişkin gönüllü (kadın ve erkek) dahil edildi. Soleus kasında postüral istemli kasılmanın minimal olduğu ayakta nötral dik duruş ve kasılmanın arttığı, diz ekleminin 45° fleksiyonda olduğu yarı çömelme pozisyonlarında ölçümler gerçekleştirildi. Katılımcılara düşük frekanslı (30, 32, 34 ve 36 Hz) ve yüksek frekanslı (40, 42, 44 ve 46 Hz) vibrasyon uygulandı. Postür ve frekansın dört farklı kombinasyonu rastgele sırayla uygulandı. Her frekans için vibrasyon, birer dakika ara verilerek 15 saniye süreyle, TVV Power Plate Pro5 cihazı kullanılarak uygulandı. Soleus T-refleksi, aşil tendonuna elektronik refleks çekici ile 10 ardışık uyarı verilerek yüzeyel EMG (sEMG) ile kaydedildi. Vibrasyon uygulaması sırasında ortaya çıkan soleus kası refleks yanıtları da sEMG ile kaydedildi. Mekanik uyarının başlangıcı, platforma monte edilen ivmeölçer aracılığıyla belirlendi. Refleks latansı, kümülatif averajlama yöntemi kullanılarak; mekanik uyarının başlangıcı ile sEMG'de refleks yanıtının başlangıcı arasındaki süre (ms) olarak hesaplandı ve boya göre normalize edildi. Tüm kayıtlar, Spike2 yazılımı kullanılarak çevrimdışı (offline) analiz edildi. Bulgular: Soleus T-refleks latansı ortalaması 34.6±1.7 ms olarak bulunmuştur. TVV sırasında refleks latansı ayakta dik duruşta tüm katılımcılarda ölçülebilirken, yarı çömelme pozisyonunda yedi katılımcıda yeterli sinyal elde edilememiştir. Tahmini marjinal ortalamalar, ayakta duruşta yüksek frekans bandında latansın düşük frekans bandına göre daha kısa olduğunu (39.04→37.03 ms), buna karşılık yarı çömelme pozisyonunda ise daha uzun olduğunu (36.29→39.76 ms) göstermiş ve belirgin bir çapraz (cross-over) etkileşim deseni oluşturmuştur. Lineer karma etkili model analizi, refleks latansı üzerinde pozisyon ve frekans bandının tek başına anlamlı bir ana etkisi olmadığını, buna karşın pozisyon × frekans bandı etkileşiminin anlamlı olduğunu göstermiştir (F(1,107.3)=7.11, p=0.008). Regresyon sabit etki katsayıları bu etkileşimin büyüklüğünün yaklaşık 5.47 ms olduğunu göstermektedir (β= −5.47, SE=2.0, p=0.008). Vücut kitle indeksi (VKİ) ve cinsiyet değişkenlerinin refleks latansı üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, TVV sırasında soleus kas reflekslerinin yalnızca frekansa bağlı olmadığını; postüral istemli kasılma ile etkileşim içinde bağlama özgü olarak modüle edildiğini göstermektedir. Frekans–postür etkileşimi, aynı mekanik girdinin farklı nöromekanik koşullarda farklı refleks mekanizmalarını baskın hale getirebildiğini ortaya koymaktadır. T-refleks latansı referansına dayalı bulgular, yüksek frekans-artmış kas aktivasyonu (yarı çömelme) koşullarında ve düşük frekans-artmış yük aktarımı (ayakta sakince dik duruş) koşullarında osteosit aracılı KMR'nin ön plana çıktığını düşündürmektedir. Buna karşın, düşük frekans-yarı çömelme ve yüksek frekans-dik duruş kombinasyonlarında ise kas iğciği temelli TVR'nin daha baskın olduğu görülmektedir. Rehabilitasyon protokollerinde frekans ve postür etkileşimi göz önünde bulundurulmalıdır.