Hiperlipimidemili hastalarda statin kullanım uyumu üzerine etkili faktörlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VEYSEL RAMAZANOĞLU
Danışman: Memet Taşkın EGİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, hiperlipidemisi olan hastalarda statin kullanım uyumu ile sağlık okuryazarlığı düzeyi, sosyodemografik özellikler, bilgi ve tutumlar, ilacı bırakma nedenleri ve SCORE-TR kardiyovasküler risk düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel ve tanımlayıcı çalışmaya, 25.04.2025–25.07.2025 tarihleri arasında SBÜ Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran, 18 yaş ve üzeri hiperlipidemi tanılı 184 birey dahil edilmiştir. Katılımcılara İlaç Uyumunu Bildirim Ölçeği (İUBÖ), Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği–32 (TSOY-32) ve Statin Bilgi-Tutum Değerlendirme Formu uygulanmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 26.0 programında analiz edilmiştir. Uygun durumlarda Mann–Whitney U, Kruskal–Wallis, Spearman korelasyon ve Ki-kare testleri kullanılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan kişilerin yaş ortalaması 60,6 ± 10,9 yıl olup, %41,3'ü kadın, %58,7'si erkektir. Katılımcıların %90,8'i (n = 167) statin tedavisine başlamış, %9,2'si (n = 17) başlamamıştır. Statin tedavisine başlamayanların en sık gerekçeleri "diyet desteğinin yeterli olduğunu düşündüğü için" (n = 9; %52,9) ve "egzersizin yeterli olduğunu düşündüğü için" (n = 8; %47,1) ifadeleri olmuştur. Statin tedavisine başlayıp halen kullanmakta olanların oranı %61,4 (n = 113) olup, geriye kalan %38,6'sı (n = 71) statin tedavisine hiç başlamamış (n = 17) veya başladıktan sonra bırakmıştır (n = 54). Başlayıp bırakanlar arasında en sık nedenler sırasıyla "internet ve sosyal medyadaki olumsuz görüşler" (n = 16; %29,1), "egzersizin yeterli olduğunu düşündüğü için" (n = 13; %23,6), "hekim önerisiyle bıraktım" (n = 12; %21,8) ve "ilaca bağlı yan etki yaşadım" (n = 11; %20) şeklinde bildirilmiştir. Katılımcıların İUBÖ puan ortalaması 22,99 ± 2,92, TSOY-32 puan ortalaması 26,50 ± 10,29 olup, düzenli statin kullananlarda İUBÖ puanı anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p < 0,001). Sağlık okuryazarlığı erkeklerde, yüksek eğitim ve gelir düzeyinde daha yüksek, yaş arttıkça ise azalmaktadır (p < 0,001; p = 0,002; p = 0,012; r = –0,307; p < 0,001). Diyabet veya kardiyovasküler hastalığı bulunan bireylerde statin tedavisini düzenli sürdürme oranı, bu komorbiditeleri bulunmayanlara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksektir (p = 0,039; p = 0,004). Ayrıca, kolesterol nedeniyle sağlık kuruluşuna düzenli başvuran bireylerde statin kullanımı oranları da anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p < 0,001). SCORE-TR kardiyovasküler risk sınıflamasına göre İUBÖ ve TSOY-32 puanları arasında anlamlı farklılık saptanmamış; ancak SCORE-TR sayısal risk yüzdeleri ile TSOY-32 puanları arasında çok zayıf düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r = –0,172; p = 0,022). Sonuç: Çalışmamızda hiperlipidemili bireylerde statin tedavisine başlama oranı yüksek olmakla birlikte, devamlılığın sınırlı olduğu görülmüştür. Özellikle hiç başlamayan bireylerin daha sonra tedaviye başlamadığı dikkati çekmektedir. Bu durum, ilk reçeteleme sürecinde kurulan hekim-hasta ilişkisinin, hastanın statin tedavisine yönelik algısını ve güvenini belirleyerek uzun dönemli tedavi uyumunda kritik rol oynadığını göstermektedir. Bununla birlikte, sağlık okuryazarlığı ile ilaç uyumu arasında doğrudan bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgu, tedaviye bağlılığın yalnızca bilgi düzeyiyle açıklanamayacağını; yan etki beklentileri, sosyal çevre ve medya etkisi gibi faktörlerin, ayrıca hasta ile kurulan güven temelli etkileşimin de tedavi sürekliliğinde önemli rol oynadığını düşündürmektedir. SCORE-TR risk düzeyi ile sağlık okuryazarlığı arasında gözlenen zayıf ancak anlamlı ters ilişki, kardiyovasküler riski yüksek bireylerde sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik girişimlerin önemini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Hiperlipidemi, İlaç Uyumu, Sağlık Okuryazarlığı, Statin