Derinin bazal hücreli, skuamöz hücreli ve merkel hücreli neoplazilerinde EZH2 immunohisyokimyasal ekspresyonunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SENA ECİN DEMEZOĞLU

Danışman: Cem LEBLEBİCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Enhancer of zeste homologue protein 2 (EZH2), histon H3'ün posttranslasyonel modifikasyonuyla genleri susturulmuş durumda tutan ve kromatin yeniden düzenlenmesinde etkin rol alan bir epigenetik düzenleyicidir. EZH2 çeşitli mekanizmalar üzerinden transkripsiyonel aktiviteyi düzenleyerek onkojenik etki yapar. Kanser gelişiminde, metabolizmasında, metastazda, kanser immünitesinde ve ilaç direncinde görev alan EZH2'nin artmış ekspresyonu ve negatif prognostik faktör olduğu birçok malignitede gösterilmiştir. Melanom dışı deri kanserleri, yüksek prevalansları ve morbiditeyle karakterize önemli bir tümör grubudur. Literatürde melanom dışı deri kanserlerinde EZH2'nin rolünü araştıran sadece birkaç çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı kliniğimizde tanı alan bazal hücreli karsinom (BHK), skuamöz hücreli karsinom (SHK), aktinik keratoz (AK), Bowen hastalığı, keratoakantom (KA) ve Merkel hücreli karsinom (MHK) gibi melanom dışı deri tümörlerinde immunohistokimyasal EZH2 ekspresyon durumunu ortaya koymak, klinik ve morfolojik prognostik göstergeler ile EZH2 immunreaktivitesinin ilişkisini meydana çıkarmaktır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji bölümünde incelenmiş, elektronik hasta bilgi yönetim sisteminde geriye dönük (retrospektif) taranarak tespit edilen 61 adet BHK, 62 adet SHK, 54 adet AK/in situ SHK, 20 adet KA ve 14 adet MHK tanısı almış olgu çalışmaya dahil edildi. Histomorfolojik ve klinikopatolojik özellikler incelendi. Her olguya ait en uygun parafin blok seçilerek immünhistokimyasal EZH2 boyası uygulandı. Ayrıca 10 adet lezyonsuz deri örneğine EZH2 uygulandı. EZH2 boyanma yaygınlığı lezyonlu epiteldeki ya da invaziv hücre gruplarındaki bazal/parabazal hücrelerin boyanma oranına göre belirlendi. Boyanma oranının en yüksek olduğu alanda hücrelerin %1'inden azında boyanma olması skor 0, boyanma oranının %1-25 olması skor 1, % 26-50 olması skor 2, %51-75 olması skor 3 ve %75'in üzerinde olması skor 4 olarak kabul edildi. EZH2 ekspresyon skorları nonneoplastik deri ile kıyaslanarak ve klinik, morfolojik, prognostik parametrelerle ilişkilendirilerek analiz edildi. Bulgular: Nonneoplastik deri ile kıyaslandığında BHK, SHK, AK/in situ SHK, KA, MHK olmak üzere bütün tanı gruplarında immünhistokimyasal EZH2 ekspresyonu istatiksel olarak anlamlı şekilde yüksektir. Lezyon boyutuyla ve invazyon derinliğiyle EZH2 immünreaktivitesi arasında anlamlı bir korelasyon bulunmaktadır. Adenoid ve infundibulokistik BHK'lerde EZH2 ekspresyonu diğer histolojik tiplerdeki BHK'lere kıyasla anlamlı olarak daha düşüktür. Keza bazoskuamöz karsinom ve metatipik BHK'lerde EZH2 ekspresyonu daha yüksektir. Agresif BHK (yüzeyel, mikronodüler, infiltratif, morfeiform, metatipik BHK'ler ve bazoskuamöz karsinom) grubunda EZH2 ekspresyonu diğer BHK'lere kıyasla anlamlı olarak daha yüksektir. İnvaziv SHK'lerle kıyaslandığında AK/in situ SHK'lerde EZH2 ile yaygın boyanma daha düşük oranda izlenmiştir. Prolifere/Bowenoid tipte AK'ler ve in situ SHK'lere kıyasla diğer tiplerdeki AK'lerde EZH2 ekspresyonu anlamlı bir şekilde düşüktür. Sonuç: EZH2 immünreaktivitesinin nonneoplastik deri ile kıyaslandığında melanom dışı deri tümörlerinde yüksek çıkması, tümör boyutu ve invazyon derinliğiyle paralellik göstermesi EZH2'nin birçok diğer malignitede olduğu gibi deri kanserlerinde de tümör gelişimi ve progresyonuna katkı sağladığına işaret etmektedir. Çalışmamızda BHK'lerde histolojik alt tiplerin prognostik özellikleri ile EZH2 ekspresyonunun ilişkili olması, EZH2'nin BHK olgularında histolojik tipten bağımsız bir prognostik gösterge olarak kullanılabileceğini düşündürmüştür. Bu konuda ek çalışmalara ihtiyaç vardır. AK/in situ SHK lezyonları arasında EZH2 ekspresyonunda anlamlı farklılık bulunması öncü lezyondan malign lezyona geçişte EZH2'nin katkısını vurgular niteliktedir. Sonuç olarak çalışmamız gelecekte EZH2 ekspresyonunun melanom dışı deri kanserlerinde prognostik bir belirteç olarak kullanımını ve EZH2'yi hedef alan tedavilerin bu hastalar için bir seçenek olup olmadığını gösterecek daha çok araştırma yapılmasının önemini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Aktinik keratoz, bazal hücreli karsinom, Bowen hastalığı, EZH2, in situ skuamöz hücreli karsinom, keratoakantom, Merkel hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom