Toksik hepatit hastalarının etiyolojik dağılımı, risk faktörleri, klinik seyirleri ve sağkalımları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DUYGU BİRİNCİ

Danışman: Yasemin GÖKDEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Toksik hepatite neden olan etkenleri belirlemeyi ve latent dönem, hastaların klinik seyri, hastalığın şiddetini ve sağkalımı değerlendirmeyi hedefledik. YÖNTEM: 2021-2024 yılları arasında hastanemiz dahiliye servisinde veya dahiliye ve gastroenteroloji polikliniklerinde toksik hepatit ile takip edilen hastalar çalışmaya alınmak üzere R94.5 (Karaciğer fonksiyon testlerinin anormal sonuçları), K71 (Toksik karaciğer hastalığı), T62.0 (Mantar yemenin toksik etkisi) ICD kodları ile takip edilen 5012 hasta retrospektif olarak incelendi. Bu hastalar arasında Amerikan Karaciğer Hastalıkları Çalışmaları Derneği'ne (AASLD) göre laboratuvar olarak toksik hepatit ile uyumlu olanlar hakkında hastane otomasyon sisteminden bilgi edinildi. Özellikle son altı ay içinde ilaç veya bitkisel ve gıda takviyeleri (HDS) alanlar incelendi. Her etken ve ilişkili hastanın klinik seyrinin LiverTox'taki veriler ile uyumu ve Roussel Uclaf Nedensellik Değerlendirme Yöntemi (RUCAM) skorlamasına göre toksik hepatit düşünülen 201 hasta çalışmaya dahil edildi. Akut ve kronik viral hepatit hastaları, safra yollarında tıkanıklık olanlar, sepsis, kalp yetmezliği hastaları, otoimmün ve metabolik karaciğer hastalığı olanlar çalışmaya dahil edilmedi. BULGULAR: Hastaların %54,5'i poliklinikten; %45,5'i ise servise yatırılarak takip edilmişti ve %44,6'sı asemptomatikti. En sık görülen semptomlar halsizlik, bulantı, karın ağrısı olup sarılık oranı %10,1'di. Karaciğer hasarı %62,1 hepatosellüler; %24,2 miks ve %13,6 oranda kolestatik paterndeydi. Kolestatik paternde diyabetes mellitus prevalansı diğer iki türe göre daha yüksek ve serum glikozu da daha yüksekti. Sorumlu etkenin birden fazla olması durumu miks türde diğer türlere göre daha fazlaydı. Hastaların %60,6'ında etiyoloji bir sınıfa ait; %28,8'inde 2 sınıfa ait, %10,'sında ise üç veya daha fazla sınıfa aitti. Bir sınıfa ait olan hasarda en sık görülen sınıflar, tüm hastalar içinde %18 ile antienfektifler; %8,59 ile HDS ve %7,58 ile antineoplastikler ve immünomodülatörlerdi. Tek başına veya diğer sınıf etkenlerle beraber değerlendirildiğinde ise; tüm hastaların %41,4'ü antienfektiflere, %30,3'ü kas iskelet sistemi ilaçlarına, %27,3'ü sinir sistemi ilaçlarına, %11'i HDS'ye ve %11'i antineoplastiklere maruz kalmıştı. Hepatotoksisite ciddiyetine göre; hastaların %82,3'ü hafif; %13,1'i orta ve %4,5'inin ciddi-ölümcül karaciğer hasarına sahipti. Hy yasası ile uyum %8,6'ydı. Tedavi edilen hastalar ile tedavi edilmeyenler arasında hasarın ciddiyeti arasında fark anlamlıyken mortalite arasında anlamlı fark yoktu. 6 aylık ölüm oranı %4 olup ölümlerin %12,5'i karaciğer kaynaklı; %87,5'i ise diğer nedenlere bağlıydı. Hastaların %7,1'inde karaciğer hasarı kronikleşti. SONUÇ: Antienfektifler, kas iskelet sistemi ilaçları ve sinir sistemi ilaçları hastaların en çok maruz kaldığı etkenleri kapsayan sınıflardı. Yaş, cinsiyet, eşlik eden hastalıklar ve latent dönem ile mortalite arasında ilişki yoktu.