YYB'ünde yatan hastalarda tiroid fonksiyon testlerinin retrospektif incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA BOYDAĞ
Danışman: Özgül SALİHOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ Tiroid hormonları gebelik ve doğum sonrası beynin normal gelişimi için gereklidir. Serum tiroksin seviyeleri (T4) ve triiodotironin (T3) doğumdan sonra belirgin bir şekilde artmaktadır ve yenidoğanın somatik olgunlaşması ve gelişiminde çok önemli bir rol oynamaktadır. Hayatın erken dönemlerinde tiroid hormonlarında eksiklik, sadece büyüme ve gelişmeyi etkilemekle kalmaz aynı zamanda beyin hasarı nedeniyle geri dönüşümsüz zeka geriliği ile sonuçlanır. AMAÇ Yoğun bakım hastalarında, mevcut hastalıklara, stres ve ilaçlara bağlı endokrin bozukluklar tespit edilebilir. Özellikle prematüre (gebelik haftası <37 ) bebeklerde tiroid aksının immatüritesi, maternal ve fetal ilaçlar ve prematüriteye bağlı morbiditeler nedeniyle tiroid fonksiyon testlerinde bozukluk görülme oranı yüksektir. Çalışmamızdaki amaç, prematüre bebeklerdeki tiroid fonksiyonlarını incelemek, hasta ve sağlıklı prematüreler ve zamanında doğan term (37-42 gebelik haftasında doğan bebekler) bebekleri tiroid fonksiyonları açısından karşılaştırmak, ötroid hasta sendromu (ÖHS) sıklığını, etyolojisini, belirlemek ve yenidoğan döneminde, özellikle yaşamın ilk haftası içinde tiroid hormon taramasının önemini bir kez daha vurgulamaktır. GEREÇ VE YÖNTEM Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde 2014-2015 yılları arasında yatarak takip edilen 0-1 ay (0-27 gün) arasındaki hastaların dosyaları retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 20.0 for Windows paket programında analiz edildi. Yatan tüm bebeklerden tiroid stimulan hormon (TSH), sT4, total ve direkt bilirubin, kan laktik asit değerleri ve SNAPP skoru hasta dosyalarına prospektif olarak kaydedilen hasta verilerinden bilgisayar ortamına aktarıldı. Değerlerin alındığı gün aldıkları destek solunum tedavisi, yatış süreleri ve destek solunum tedavisi süreleri kaydedildi. BULGULAR Çalışmamız 383 (üç yüz seksen üç) hasta alındı. Hastaların %60,2' si (n=203) erkek , %39,8 i (134) kızdı ve %59,3' ünde(n=200) sezaryen ile doğum gerçekleşmişti. Ortalama doğum ağırlığı 2708,4 gr idi. Hastaların %86,3 AGA (Appropriate for gestational age), % 7,9 SGA (Small for Gestation Age), %5,8 i ise LGA (large for Gestation Age) olarak değerlendirildi ve yine tüm hastaların %43,6'sı(145) preterm %56,8'i (191) term yenidoğan idi. Ötroid hasta sendromu (ÖHS) düşünülen hastaların hepsi AGA idi ve bunların %80' i (n=12) preterm %20' si(n=3) ise term ye yenidoğan idi. Term yenidoğanlarda ÖHS olanlar %1,6 iken pretermlerde %8.3 ü ÖHS idi. Çalışmaya alınan bebeklerin %4,5' i (n=15) ÖHS, %0,9' unda (n=3) ise primer hipotroidi düşünüldü. Ötroid hasta sendromu tanısı düşünülen hastaların ise hepsi AGA idi. Hastaların tiroid fonksiyon testleri (TFT) %56,4' ünde ilk haftada (yaşamlarının 7. gününde) alınmıştı. %44,2' sinin TFT' si yaşamlarının 8-15. günlerinde, %16,6'sının yaşamlarının 16-30. günlerinde, %8,3' ünün ise 30. gününden sonra alınmıştı. TFT değerlerinde bozukluk saptanan bebeklerin kontrol kan değerlerinde düzelme olmasıyla ÖHS tanısı düşünüldü. Ötroid hasta sendromu hastalarında gebelik haftası, doğum ağırlığı, baş çevresi, boy, 1. ve 5. dakika APGAR skorları tümü ÖHS olmayan bebeklere kıyasla daha düşük idi. Ötiroid Hasta Sendromu olan bebeklerde nazal CPAP süresi ve hava-oksijen karıştırıcısı ile beraber destek oksijen inhalasyon süresi ÖHS olmayan bebeklere kıyasla daha uzundu. Ötiroid hasta sendromu olan ve olmayan bebeklerde tetkik öncesi ya da tetkik sırasındaki vazopresör (dopamin) kullanım sıklığı, tetkik öncesi transfüzyon sıklığı, gebelik haftasına, doğum ağırlığına ve postnatal yaşa göre arteriyel hipotansiyon sıklığında ve fototerapi alma değerinde istatiksel fark saptanmadı. Ötiroid Hasta Sendromu olan bebeklerde ÖHS olmayan bebeklere kıyasla sT4 düzeyi daha düşük olarak sonuçlandı. Postnatal 30. günden sonraki ölçümlerde de TSH SGA bebeklerde LGA, AGA olan bebeklere göre daha yüksek bulundu. Postnatal 7. gününde alınan sT4 ve TSH düzeyleri prematüre bebeklerde term bebeklere kıyasla anlamlı olarak düşük bulundu. Birinci ve 5. dakika APGAR skoru düşük grupta ÖHS daha sık bulundu. Konjenital anomalisi olan ve olmayan grupta kan sT4 ve TSH düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmadı. Fototerapi sınırında biluribin düzeyleri olan ve olmayan grupta kan T4 ve TSH düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmadı. Vazopresör olarak dopamin alan ve almaya grupta sT4 ve TSH da anlamlı fark saptanmadı. Mekanik ventilatör desteği alan grupta ilk hafta sT4 düzeyleri anlamlı olarak düşük saptandı. Diğer zamanlarda bakılan sT4 ve TSH düzeyleri arasında anlamlı fark bulunamadı. Neonatal sepsis tanısı alan ve almayan bebeklerde sT4 ve TSH ölçümleri arasında anlamlı fark bulunmazken, neonatal sepsis tanısı olanlarda ÖHS daha sık saptandı. OLASI SONUÇLAR Bu çalışma bize kritik hasta prematüre bebeklerde geçici hipotiroksinemi olasılığını göstermektedir. Çalışma aynı zamanda yaşamın ilk günlerinde kan tiroid hormon düzeyini ölçmenin gerekliliğini bir kez daha göstermektedir. Tiroksin düzeylerinin bir arabulucu olup olmadığını veya sadece klinik durumun bir göstergesi olup olmadığını belirlemek için yapılan ek araştırmalara ihtiyaç vardır Yaşamın ilk haftalarında neonatal tiroid fonksiyon testlerinin sonucunun yorumlanması için hastalığın ciddiyeti hesaba katılmalıdır. Ek olarak, ulusal yenidoğan taramasının önemi belirgindir, çünkü tiroit hormonlarının erken ölçümü daha iyi nörogelişimsel sonuçlara neden olacaktır.