Hipertrofik kardiyomiyopati hastalarında serum lumican seviyeleri ı̇le miyokardiyal fibrozis arasındaki ı̇lişkinin ı̇ncelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİRHAN HANCIOĞLU
Danışman: İrfan ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hipertrofik kardiyomiyopati(HKMP) en sık görülen kalıtsal kardiyovasküler hastalıklardan biridir. Miyokardiyal fibrozis, HKMP patofizyolojisinde önemli bir yer tutar ve ani kardiyak ölüm ile ilişkilidir. Lumican, SLRP II sınıfına ait bir molekül olup, non-kardiyak dokularda fibrozis ile seyreden patolojilerde arttığı bilinmektedir. Son yıllardaki çalışmalarda, lumicanın çeşitli kardiyovasküler hastalıklarla ilişkisi gösterilmiş olup, HKMP'deki rolü tam olarak bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı, HKMP hastalarında serum lumican seviyeleri ile miyokardiyal fibrozis arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza Haziran 2022-Mart 2023 tarihleri arasında toplam 114 hasta dahil edildi. HKMP, transtorasik ekokardiyografide sol ventrikülün herhangi bir segmentinin kalınlığının, açıklayacak ikincil bir neden olmadan 15mm ve üzerinde olması olarak tanımlandı. Kontrol grubu ise transtorasik ekokardiyografik değerlendirmede normal duvar kalınlınlığına sahip yaş ve cinsiyet olarak eşleşen hastalar olarak belirlendi. Hastalar HKMP ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı (HKMP: 64 hasta, kontrol:50 hasta). HKMP grubundaki hastalar, kardiyak manyetik rezonans görüntüleme(MRG)'deki geç gadolinyum tutulum(LGE)derecesine göre LGE(+) ve LGE(-) olarak iki gruba ayrıldı. Çalışmaya alınan hastalardan sabah 7-9 arasında, gece açlığı sonrası venöz kan örneği alınarak serum lumican seviyeleri ölçüldü. Bulgular: HKMP hastalarında serum lumican seviyeleri kontrol grubuna kıyasla daha yüksekti (10,26±4,37'e karşın 0,52±0,38; p<0,0001).Aritmi varlığı (%71,4'e karşın %44,4; p=0,031), ICD implantasyonu öyküsü (%57,1'e karşın %0; p<0,0001), HKMP SCD risk skoru (4,1±3,3' e karşın 2,1±1,3; p=0,002) LGE(+) grupta LGE(-) grubuna göre yüksek bulundu. Ayrıca, LGE(+) grupta LGE(-) grubuna göre serum lumican düzeyi (12,08±5,54'e karşın 8,85±2,45; p=0,003), NT-proBNP[1069,0 (140,0-7751,0)'a karşın 738,0(23,5-5268,0); p=0,022] ve troponin(36,1±35,4 'e karşın 18,9±12,9;p=0,010) değerleri yüksek izlendi. Multivariate regresyon analizinde serum lumican (p=0,018), NT-proBNP (p=0,043)ve MR interventriküler septum kalınlığı(p=0,033) LGE için bağımsız prediktörler olarak saptandı. Lumican 9,06 cut off değeri, %68 sensitivite, %66 spesifite ile miyokardiyal fibrosis için ön gördürücü bulundu. Sonuç: Çalışmamızda, HKMP hastalarının serum lumican seviyeleri daha yüksek saptanmıştır. LGE ciddiyeti ile lumican arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. Lumican, HKMP hastalarında miyokardiyal fibrozisin bağımsız bir prediktörü olarak izlenmiştir.