Neonatal konjonktivitin maternal obstetrik nedenlerle ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİKE BUŞRA ATAR
Danışman: Necati HANÇERLİOĞULLARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, literatürde konuyla ilgili sınırlı sayıda araştırma bulunması nedeniyle, neonatal konjonktivit gelişimi ile maternal, obstetrik ve neonatal faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada, neonatal konjonktivitin önlenmesi ve tedavi yönetimine katkı sağlayabilecek obstetrik risk faktörlerinin belirlenmesi, bu doğrultuda klinik uygulamalarda kullanılabilecek önerilerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde retrospektif gözlemsel tasarımda planlanmış olup Ocak 2022 ile Aralık 2024 tarihleri arasında hastanemizde doğum yapan ve neonatal dönemde takip edilen olguların kayıtları geriye dönük olarak incelenmiştir. Toplamda 558 olgu çalışmaya dahil edilmiştir. Bu olguların 203'ü neonatal konjonktivit gelişen hasta grubunu, 355'i ise herhangi bir konjonktivit bulgusu göstermemiş olan kontrol grubunu oluşturmuştur. 34 ila 42'nci haftalar arasında, dahil edilme ve hariç tutulma kriterlerini karşılayan, hastanemizde doğum yapmış ve ilk 28 gün içinde hastanemiz göz hastalıkları kliniği hekimleri tarafından neonatal konjonktivit tanısı konulan yenidoğanlar çalışma grubuna dahil edilmiştir. Kontrol grubunda aynı haftalar arasında hastanemizde doğum yapan ve muayenesinde konjonktivit bulgusuna rastlanmayan yenidoğanlar yer almaktadır. Çalışmada incelenen maternal özellikler arasında anne yaşı, gravida, parite ve eşlik eden sistemik hastalıklar (diyabet, hipertansiyon, tiroid bozukluğu, astım, trombofili, kolestaz, renal hastalık) bulunmaktadır. Obstetrik değişkenler arasında doğum şekli, erken membran rüptürünün varlığı ve süresi, doğum sırasında antibiyotik kullanımı, antenatal dönemde kortikosteroid yapılma durumu, doğum eylemi esnasında indüksiyon uygulamaları bu çalışmada değerlendirilmiştir. Neonatal özellikler arasında bebeğin cinsiyeti, doğum haftası, doğum ağırlığı, boy, baş çevresi, APGAR skorları, neonatal yoğun bakım ihtiyacı ve yatış süresi incelenmiştir. Yenidoğanın konjonktivit semptomları ile başvuru günü kayıt altına alınmıştır. Ayrıca maternal laboratuvar parametreleri de çalışma kapsamına alınmış olup tam kan sayımı, biyokimyasal parametreler, c-reaktif protein, tiroid fonksiyon testleri ve idrar tetkikleri kaydedilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler Macintosh için IBM SPSS Statistics, Sürüm 26.0 (IBM Corp., Armonk, New York, ABD) ve Python 3.11 (NumPy, pandas, scikit-learn kütüphaneleri) kullanılarak analiz edildi. Neonatal konjonktivit gelişimi ile ilişkili risk faktörlerini belirlemek için önce tek değişkenli analizler yapıldı, anlamlı bulunan (p<0,100) değişkenler çok değişkenli binary lojistik regresyon modeline dahil edildi. Tüm istatistiksel testlerde p<0,05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 558 olgu dahil edilmiş olup, bunların 203'ünde neonatal konjonktivit gelişmiş, 355'i kontrol grubunu oluşturmuştur. Konjonktivit grubunda anne yaşı anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,001). Eşlik eden hastalıklar incelendiğinde, çalışma popülasyonunda en sık görülen komorbidite tiroid bozuklukları (%13) olup bunu diyabet (%6) takip etmiştir. Maternal diyabet (p<0,001) konjonktivit gelişen olgularda anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Obstetrik özellikler açısından, doğum şekli, membran rüptürü, antibiyotik kullanımı ve indüksiyon gibi faktörlerde gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmemiştir. Neonatal özellikler değerlendirildiğinde, erkek cinsiyet oranı konjonktivit grubunda daha yüksek bulunmuştur (p=0,011). Ayrıca bu gruptaki bebeklerin doğum haftaları daha düşük (p=0,011) ve preterm doğum oranı anlamlı olarak fazladır (p=0,023). APGAR skorları hem 1. dakikada (p=0,021) hem de 5. dakikada (p=0,004) daha düşük bulunmuştur. Yenidoğan boyu da kontrol grubuna kıyasla daha kısadır (p=0,011). Buna karşılık doğum ağırlığı ve baş çevresinde fark izlenmemiştir. Yoğun bakım yatışı olan yenidoğanlarda konjonktivit oranı daha yüksek bulunmuştur (p=0,003), ancak yoğun bakım yatış süresi açısından fark bulunmamıştır. Antenatal kortikosteroid kullanımı da gruplar arasında farklılık göstermemiştir. Laboratuvar incelemelerinde, maternal CRP düzeyi (p<0,001) ve kreatinin değerleri (p=0,038) konjonktivit grubunda daha yüksek bulunmuştur. Diğer hematolojik ve biyokimyasal parametreler açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Çok değişkenli lojistik regresyon analizine göre, neonatal konjonktivit gelişiminin bağımsız prediktörleri olarak maternal yaş, maternal diyabet, erkek cinsiyet ve maternal CRP düzeyi belirlenmiştir. Anne yaşındaki her bir yıl artış, konjonktivit riskini yaklaşık %8 artırırken; maternal diyabet varlığı riski 2,6 kat, erkek cinsiyet 1,8 kat ve CRP'deki her bir birim artış %11 oranında riski yükseltmiştir. Sonuç: Bu çalışma, neonatal konjonktivit gelişiminde ileri anne yaşı, maternal diyabet varlığı, erkek cinsiyet ve yüksek maternal CRP düzeyinin bağımsız risk faktörleri olduğunu göstermiştir. Bulgular, neonatal oküler enfeksiyonların yalnızca tekil değişkenlerle açıklanamayacağını; maternal, obstetrik ve neonatal faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Klinik uygulamalarda bu risk faktörlerinin dikkatle izlenmesi, enfeksiyonun önlenmesi ve yönetimine önemli katkılar sağlayabilir. Ayrıca, söz konusu risk faktörleri ile neonatal konjonktivit arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için özellikle mikrobiyolojik değerlendirmeleri içeren ileriye dönük prospektif araştırmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Neonatal konjonktivit, Maternal faktörler, Obstetrik faktörler, Neonatal faktörler, C-reaktif protein, Diabetes mellitus, APGAR skoru