Uterin myomların tedavisinde farklı histerektomi tekniklerinin intraoperatif ve postoperatif karşılaştırılması ve değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞİLAN POLAT ASLAN
Danışman: Şükrü YILDIZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Histerektomi, benign jinekolojik hastalıklarda sık uygulanan bir cerrahi yöntemlerindendir. Myoma uteri nedeniyle ameliyat edilen olgularda yaklaşım seçimi; cerrahi deneyim, hasta özellikleri ve perioperatif riskler doğrultusunda değişmektedir. Bu çalışmada, myoma uteri nedeniyle uygulanan total abdominal histerektomi (TAH), vajinal histerektomi (VAH) ve total laparoskopik histerektomi (TLH) yöntemlerinin cerrahi etkinlikleri, komplikasyon oranları ve erken dönem klinik sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2023–Ocak 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde myoma uteri endikasyonu ile histerektomi yapılan toplam 180 olgu retrospektif olarak incelendi. Olgular, her biri 60 hastadan oluşan TAH, VAH ve TLH gruplarına ayrıldı. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, operasyon süreleri, tahmini kan kaybı, preoperatif ve postoperatif 24. saat hemoglobin ve hematokrit değişimleri, komplikasyonlar, taburculuk süresi, barsak fonksiyonlarına dönüş süresi ve taburculuk sonrası ilk 30 gün içinde yeniden hastaneye yatış durumları değerlendirildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş VAH olan hastaların daha ileri yaş olması ve erken dönemde Vah yapılmamış olması nedeni ile anlamlı farklılık saptanmış olup (p TLH > VAH şeklinde sıralandığı belirlendi. Postoperatif komplikasyon oranlarının en yüksek TAH grubunda olduğu, TLH ve VAH gruplarında ise daha düşük oranlarda izlendiği saptandı. İntraoperatif mesane–üreter yaralanması yalnızca TLH grubunda 3 olguda (%5,0) görülmüş olup, gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p=0,047). Yeniden hastaneye yatış oranları değerlendirildiğinde, TAH grubunda %15,0, TLH grubunda %5,0 ve VAH grubunda %0 oranında yeniden yatış izlendi ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,001). Sonuç: Bu çalışma, minimal invaziv histerektomi yaklaşımlarının, özellikle vajinal histerektominin, erken dönem klinik sonuçlar açısından abdominal yaklaşıma kıyasla belirgin avantajlar sağladığını göstermektedir. Uygun hasta seçimi ve cerrahi deneyim sağlandığında, cerrahi yaklaşımın bireyselleştirilmesi ve minimal invaziv tekniklerin birinci seçenek olarak değerlendirilmesi hasta bakımında daha iyi sonuçlar elde edilmesine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Total laparoskopik histerektomi, total abdominal histerektomi, vajinal histerektomi, myoma uteri, leiomyom