Tip – 2 diabetes mellitus hastalarında proteinüri ile atriyal fibrilasyon arasındaki ilişkinin sol atriyal strain ile incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OZAN KÖKSAL

Danışman: Murat ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Atriyal fibrilasyona (AF) sebep olan birden fazla etyolojik faktör bilinmektedir. Diyabetik nefropatili hastalarda proteinürinin bağımsız bir kardiyovasküler risk faktörü olduğu bilinmektedir. İleri evre kronik böbrek hastalığı olmayan hastalarda proteinürinin de atriyal fibrilasyona yol açabileceği ya da atriyal fibrilasyon öncesi bozulan sol atriyal strain parametrelerini etkiyebileceği düşünülmüştür. Bu çalışmada amaç diyabetik hastalarda proteinüri ve atriyal fibrilasyon arasındaki ilişkiyi sol atriyal strain ile ortaya koymaktır. Yöntem: Ocak 2021 ile Kasım 2022 arasında polikliniğe başvuran tip-2 diyabetik hastalar dahil edilmiştir. Diyabetik hastalar AF tanısı olup proteinürisi olan ve olmayanlar ve AF'si olmayıp proteinürisi olan ve olmayanlar olmak üzere 4 alt grupta incelenmiştir. Katılımcılara transtorasik ekokardiyografi kayıtları üzerinden Philips Epiq 7 (Philips Medical Systems, Bothell, WA) cihazı ile 3.5 MHz transduser kullanılarak sol atriyal strain analizi yapılmıştır. Hastaların dosyaları, laboratuvar bulguları ve sisteme kayıtlı ekokardiyografi görüntüleri üzerinden çalışma retrospektif olarak planlanmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 62.91 (±10.06) yıl idi. Hasta popülasyonun %53.2'si kadındı. Popülasyonun %51.6' sı AF (+), %48.4'ü AF (-) grupta yer aldı. Proteinüri (-) grup %50, proteinüri (+) grup %50 'yi oluşturdu. Proteinüri varlığı ile strain parametreleri (hem Pik atriyal longitidunal strain hem conduit strain) arasında pozitif ama zayıf bir korelasyon vardır. AF(+) olan hastalar proteinüri durumuna göre değerlendirildiğinde gruplar arasında strain değerleri açısından istatistiksel anlamlı bir fark bulunmadı(p=0.573). Proteinüri pozitif grupta, negatif gruba kıyasla diyastolik kan basınçları daha yüksek bulundu (p=0.028). Sonuç: Proteinüri; AF'si olan ve proteinürisi olan hastalarda diyastolik kan basınçları üzerine olumsuz etki göstermiştir. Her ne kadar, tip-2 diyabetes mellitus (DM)' li hastalarda proteinüri varlığı ile sol atriyal strain paremetreleri arasında korelasyon gösterilmiş olsa da, muhtemelen az sayıdaki hasta varlığından kaynaklı AF varlığı ve proteinüri varlığı ile sol atriyal strain parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı birliktelik bulunmadı. Ancak yine de bizim bulgularımızın tip - 2 DM'li hastalarda proteinüri varlığının sol atriyal strain parametrelerini bozabileceği yönündeki ileri çalışmalara ışık tutacağı kanaatindeyiz.