Psöriazis hastalarında kronik yorgunluk varlığının araştırılıp bununla ilişkili etkenlerin gösterilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURAK YALÇIN

Danışman: İlknur ALTUNAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Psöriazis toplumda ortalama %1-3 sıklığında gözlenen, eritemli zeminde üzeri skuamlar ile karekterize kronik ve inflamatuar bir deri hastalığıdır. Psöriazis hastalığı multifaktöryel bir hastalık olup, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişiklikler gösterir. Gelişiminde enfeksiyonlar, stres ve travma gibi uyarıcı faktörlerin rol oynadığı psöriazisin etyopatogenezi tam olarak bilinmemektedir. Psöriazis bireylerin yaşamlarını fiziksel, sosyal ve emosyonel açıdan etkiler. Hastalığın şiddetine göre kişinin günlük ihtiyaçlarını gidermesi dahi zor olabilir. Yıllar boyu seyreden bu kronik hastalığın varlığı hastayı karamsarlığa, umutsuzluğa, yorgunluğa, uykusuzluğa ve depresyona sürükleyebilir. Bu çalışmada, psöriazis hastalarında kronik yorgunluk varlığının araştırılıp bununla ilişkili etkenlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu kesitsel çalışmaya, psöriazis yan dal polikliniğine başvuran, Türkçe okuma-yazma bilen, mental geriliği olmayan, soruları anlayabilen, yapılacak anketleri özgür iradeleriyle onaylamış, sadece topikal tedavi alan, 18-50 yaş arası, 66 tane plak psöriazisli hasta ve 60 sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. Psoriatik artriti olan hastalar; tanı almış psikiyatrik bir hastalığı olan hastalar; metabolik sendrom, kalp hastalığı, hipertansiyon, Diabetes Mellitus tanısı olan hastalar; tanı almış bir kanser hastalığı olan hastalar; psöriazis dışı kronik inflamatuar veya romatolojik hastalık tanısı olan hastalar; tanımlanmış B12 veya demir eksikliği olan hastalar; tanımlanmış tiroid hastalığı olan hastalar ve kronik alkolizm varlığı olan hastalar bu çalışmadan hariç tutulmuştur. Tüm katılımcılara Piper Yorgunluk Ölçeği, Bireysel Özellikler Tanıtım Formu, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi, Beck Depresyon ve Beck Anksiyete Testleri, STOP Risk Skalası testleri uygulanacak ve ayrıca psoriazis hastaları Psöriazis Alanı ve Şiddeti İndeksi (PAŞİ) ile değerlendirmeye alınacaktır. İstatistiksel analiz için Pearson Ki-Kare ve Fisher's Exact Test kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki korelasyonların incelenmesi için Spearman Rho Korelasyon katsayısı kullanılmıştır. İstatistiksel alfa anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda psöriazis hastalarındaki yorgunluk düzeyi kontrol grubundaki deneklerden yüksek bulunmakla birlikte aradaki fark istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır.(p=0,870) Obstrüktif uyku apnesi için yüksek risk altındaki hasta oranı psöriazisli hastalarla kontroller arasında istatistiksel olarak farklı bulunmamıştır.(p=0,995) Psöriazis ile uyku kalitesi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.(p=0,883) Psöriazisli hastalarla kontroller arasında depresyon(p=0,356) ve kaygı düzeyleri(p=0,103) açısından istatistiksel açıdan bir fark bulunmamıştır. Hastalarla kontroller arasında anlamlı farklar bulunmamakla birlikte hastaların kendi aralarında yapılan değerlendirmesinde hastalık şiddeti arttıkça yorgunluk(p=<0.001), depresyon(p=0,002) ve kaygının(p<0,001) arttığı ve uyku kalitesinin bozulduğu(p=0,014) tespit edilmiştir. Sonuç: Hastalar ile kontrol grubu arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Hastalar ile kontrol grubu arasında anlamlı fark olmamasının sebebi psöriazis hastalarının diğer komorbiditeler açısından görece sağlıklı ve PAŞİ skorlarının sistemik ve konvansiyonel tedavi almayacak şekilde düşük olması olabilir. Kontrol grubunun yorgunluk, uyku apnesi, uyku kalitesi, anksiyete ve depresyon gibi faktörlerinin görece yüksek çıkması; grubun yaşam standartlarından ve metropol koşullarından kaynaklanıyor olabilir. Sigara ile psöriazis arasındaki ilişki başta olmak üzere araştırılan bazı değişkenlerde muhtemelen örneklemin küçük olması sebebiyle anlamlı sonuçlara ulaşılamamıştır. Hastalarla kontroller arasında anlamlı farklar bulunmamakla birlikte hastalık şiddeti arttıkça yorgunluk, depresyon ve kaygının arttığı ve uyku kalitesinin bozulduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar özellikle şiddetli psöriazisi olan hastaların psikiyatrik değerlendirme için yönlendirilmesinin önemli olduğunu göstermektedir. Bu değişkenlerin ileride yapılacak çalışmalarda daha büyük örneklemler kullanılarak araştırılması faydalı olacaktır. Anahtar kelimeler: psöriazis, yorgunluk, depresyon, kaygı, uyku