Arteriovenöz fistül cerrahilerinde infraklaviküler brakiyal pleksus bloğu ile lokal anestezinin karşılaştırılması ve doku oksijen satürasyonu üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE ATAY
Danışman: Hija YAZICIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda amacımız son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle arteriovenöz fistül (AVF) açılacak hastalarda infraklaviküler brakiyal pleksus bloğu ile lokal infiltratif anestezinin doku oksijenizasyonuna etkisini ve operasyon sonunda cerrah ve hasta memnuniyetini araştırmaktır. İkincil amacımız ise AV fistül açıklığını, hastaların bir ay sonra hemodiyalize girebilmelerine göre değerlendirerek bu iki tekniği kıyaslamaktır. Metod: Çalışmamız toplam 72 hasta ile gerçekleştirilmiş olup, AVF açılması operasyonlarında ultrason eşliğinde 30 ml (%0.25) bupivakain ile infraklaviküler brakiyal pleksus blok yapılan Grup B ve 15 ml (%2) prilokain ile lokal infiltratif anestezi uygulanan Grup L olmak üzere iki gruptan oluşmakta idi. Her iki grupta hem opere olan hem de opere olmayan kolun antekübital ve her iki elin tenar bölgelerine yerleştirilmiş olan NIRS problarından okunan bazal NIRS ölçümleri giriş verisi olarak kaydedildi. Grup B' de periferik sinir bloğu yapılmasından itibaren; cerrahi işlem başlangıcına dek 5' er dk aralıklarla, ''Pinprick Testi'' ve ''Modifiye Bromage Skalası'' ile blokaj değerlendirmesi yapılıp yaklaşık 20 dk sonra tam motor ve duyu blokajı elde edildi. Grup L' de lokal infiltratif anestezi uygulanmasını takiben yaklaşık 5 dk sonra, "Pinprick Testi" ile blokaj değerlendirilerek tam duyusal blokaj sağlandı. Her iki grup için yeterli anestezi koşulları sağlanıp, cerrahi insizyon başladıktan sonra AVF açılan kolun ve karşı taraf kolun hem antekübital hem de tenar bölgelerinden okunan NIRS ölçümleri, operasyon süresince her 5 dk'da bir kaydedildi. Operasyon sonunda hasta ve cerrah memnuniyeti Likert memnuniyet ölçeği ile değerlendirildi. Operasyondan bir ay sonra hastalar telefonla aranarak, açılan AV fistülden hemodiyaliz uygulanabilmesine göre fistül açıklığına bakıldı. Bulgular: Gruplar arasında demografik veriler ve hasta komorbiditeleri benzerdi. Cerrahi açıdan ise AVF açılma lokalizasyonu, klemp süresi ve cerrahi süreleri benzer bulundu. Sistolik, diyastolik, ortalama kan basıncı ve pulse oksimetrede okunan periferik doku oksijen saturasyonu (SpO2), arasında gruplar arası fark yoktu. AVF açılan kolun hem tenar hem de antekübital bölgelerden okunan NIRS değerlerinde anestezi öncesinde iki grupta anlamlı fark görülmezken, anestezi uygulamasından sonraki intraoperatif NIRS değerleri Grup B'de Grup L'den daha yüksek ölçüldü. Grup B'deki hasta memnuniyeti ve cerrah memnuniyeti Grup L'ye göre daha iyiydi. Operasyondan bir ay sonra hastalar telefonla aranarak fistül açıklığı değerlendirildi. Grup B ve Grup L' den birer hastanın klinik düzelme ile açılmış olan AVF' nin hiç kullanılmaması ve Grup L' den 2 hastaya ulaşılamaması nedenleriyle toplamda 4 hastanın primer fistül açıklıkları değerlendirilemedi. Kalan hastalar açılan AV fistülden hemodiyaliz uygulanabilmesine göre değerlendirilip kıyaslandıklarında iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Arteriyovenöz fistül operasyonlarında gerek doku oksijenizasyonunu gerekse cerrah ve hasta memnuniyetini arttırması açısından infraklaviküler brakiyal pleksus bloğunu lokal infiltratif anesteziye göre daha üstün bulduk. Fistülün bir ay boyunca açık kalmasında ise her iki yöntem de başarılıydı. Anahtar Kelimeler: Arteriyovenöz fistül; infraklaviküler brakiyal pleksus bloğu; Near Infrared Spectroscopy (NIRS); lokal infiltratif anestezi.