Çocuk cerrahisi kliniğinde yapılan elektif laparotomi operasyonlarında ERAS protokolü uygulamasının sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYMA YEŞİLKAYA

Danışman: Abdullah YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Gelişmiş Cerrahi Sonrası İyileşme (ERAS) kavramı ilk olarak 1995 yılında Kehlet tarafından perioperatif bakımı optimize etmek için bir araç olarak tanımlanmıştır. Geliştirilen ERAS protokolünün temel felsefesi; perioperatif danışmanlık, sınırlı preoperatif açlık, erken postoperatif enteral alım, erken mobilizasyon, opioid koruyucu analjezi, intravenöz sıvılar ve drenlerin kullanımını sınırlandırarak cerrahi travmaya bağlı metabolik stresi azaltmak ve sonuç olarak fonksiyonların kısa zamanda normalleşmesi, hastanın mümkün olan en kısa sürede olağan fiziksel aktivitesine dönmesini sağlamaktır. Literatür araştırması yapıldığında ERAS protokolü ile ilgili çalışmaların sıklıkla erişkinlerle ilgili yapıldığı, pediatrik populasyonda yeterli çalışmanın olmadığı gözlenmiştir. Bizim de bu çalışmadaki amacımız, elektif laparotomi uygulanan pediatrik hastalarda ERAS protokolü kullanımıyla postoperatif iyileşme sürecinde olan değişimi gözlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'nde elektif laparatomi operasyonu uygulanacak hastalara ERAS protokolü uygulamasının sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlayan prospektif bir çalışma olarak tasarlandı. Çalışma grubu hastaların preoperatif verileri (ASA sınıflandırılması, preoperatif barsak temizliği, uzun etkili sedatif ilaç kullanımı, açlık süresi) intraoperatif verileri (ameliyathanede uzun etkili sedatif ilaç kullanımı, epidural kullanımı ve seviyesi, antimikrobiyal profilaksi, kısa etkili anestezik ajan kullanımı, intraoperatif normoterminin sağlanması, ameliyat süresi/anestezi süresi/verilen iv sıvı miktarı, cerrahi dren yerleşimi, cerrahi insizyon uzunluğu) ve postoperatif verileri (nazogastrik sonda kullanımı, idrar sondası kullanımı, epidural kataterin kullanım süresi, postoperatif ağrı yönetimi, bulantı ve kusma yönetimi, ilk gaz çıkarma zamanı, ilk gaita çıkarma zamanı, ilk oral beslenme zamanı, taburculuk süresi ) kayıt altına alınmıştır. Kontrol grubu olarak 2015-2018 tarihleri arasında elektif laparotomi uygulanmış hastaların postoperatif verileri (ilk oral başlama zamanı, ilk gaz çıkış zamanı, ilk gaita çıkış zamanı, taburculuk süresi, nazogastrik sonda kullanım oranı ve süresi, dren kullanım oranı ve süresi, foley sonda kullanım oranı ve süresi) incelenmiştir. Uygun yöntemler kullanılarak verilerin istatistiksel analizi yapılmıştır. Bulgular: Çalışma grubuna %55 (n=11) kadın, %45 (n=9) erkek olmak üzere toplam 20 hasta dahil edildi. Kontrol grubuna %27 (n=12) kadın, %72,1 (n=31) erkek olmak üzere toplam 43 hasta dahil edildi. Çalışma grubu ve kontrol grubu kendi içerisinde barsak bütünlüğü bozulanlar ve bozulmayanlar olarak 2 gruba ayrıldı. Bu gruplar arasında grup içi kişi sayısı bakımından istatiksel olarak olarak anlamlı farklılık görülmedi (p= 0,951). Çalışma grubu ile kontrol grubu postoperatif verileri karşılaştırıldığında; ilk oral başlama zamanı ve taburculuk süresi arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmazken (p>0,05) , ilk gaz çıkış ve gaita çıkış zamanı arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur.(p 0,05); her iki grup arasında nazogastrik sonda kullanım süresi bakımından karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda ERAS protokolü uygulamamız ile etkin analjezi kontrolü ile erken mobilize olarak erken dönemde barsak pasajının başladığı görülmüştür. Bu durum hastaların erken dönemde taburcu olmaları için önemli bir adım olmuştur. Aynı zamanda komplikasyon oranı, tekrarlayan yatış oranı ve mortalitede artış olmamıştır. Sonuç olarak ERAS protokolünün pediyatrik hastalarda uygulamanın güvenli olduğu gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: çocuk cerrahisi, elektif laparotomi operasyonu, ERAS protokolü