Altmış beş yaş ve üzeri hastalarda fiziksel bağımlılık düzeyleri ve depresyon varlığını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HACER NUR ELİTAŞ DÜNDAR
Danışman: Seçil ARICA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Altmış beş yaş ve üzeri bireylerde depresyon varlığı ve günlük yaşam aktivitelerinin belirlenmesi, etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi. YÖNTEM: Çalışmaya 04/06/2018 - 04/08/2018 tarihleri arasında 2 aylık zaman dilimi içerisinde, T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Gaziosmanpaşa Hürriyet Eğitim A.S.M'de kayıtlı 65 yaş ve üzeri 180 hasta dahil edildi. Katılımcılar araştırmacı tarafından oluşturulmuş on beş maddeden oluşan anket formunun yanı sıra; Katz Günlük Yaşam Aktivite Ölçeği ve Geriatrik Depresyon Ölçeği ile fiziksel bağımlılık ve depresyon açısından değerlendirildi. Veriler; IBM SPSS versiyon 25 programı ile analız edilmiştir. Kategorik değişkenlerin karşılaştırmasına ki-kare analizi kullanıldı. Ölçek puanlarının birbiri ile karşılaştırılmasında puanlar normal dağılım özelliği göstermediğinden spearman korelasyon analizi kullanıldı. İstatistiki anlamlılık sınırı p<0.05 olarak kabul edildi. BULGULAR: Hastalarımız yaşları 65-90 yaş arasında değişen 180 katılımcı olup, yaş ortalamaları 72,50±6,19 yıldır. Hastaların 88'i (%48,9) erkek, 138'i (%76,7) evli, 82'si (%45,6) ilkokul mezunu, 141'inin (%78,3) düzenli geliri var,138'inin (%76,7) en az bir kronik hastalığı mevcut, 93'ünün (%51,7) genel sağlık algısı iyi idi. Katz GYA ölçeğine göre katılımcıların 152'si (%71,7) günlük işlerimi bağımsız olarak sürdürebilirken, 21'inde kısmen bağımlılık olduğu ve 7'sinde tam bağımlılık olduğu tespit edildi. Geriatrik depresyon ölçeğine (GDÖ) göre katılımcıların 129'unda (%71,7) depresyon olmadığı, 14'ünde (%7,8) muhtemel depresyon varlığı olduğu ve 37'sinde (%20,6) depresyon olduğu tespit edildi. Depresyon varlığının kadınlarda erkeklere göre daha yüksek olduğu (p=0,002), yaş arttıkça depresyon olma sıklığının yükseldiği (p<0,001), depresyon olması sıklığının bekârlarda daha yüksek olduğu (p<0,001), depresyon sıklığının yakınları ilgili olmayanlarda (p=0,023), kişisel uğraşı olmayanlarda (p=0,001), en az bir kronik hastalığı olanlarda (p=0,002) ve genel sağlık algısı iyi olmayanlarda (p<0,001) daha fazla olduğu belirlendi. Katz GYA ölçeğine göre bağımlılığın; yaş arttıkça yükseldiği (p<0,001), bağımlılık riskinin bekârlarda, kendine ait odası olmayanlarda (p<0,001), kişisel uğraşı olmayanlarda (p<0,001), en az bir kronik hastalığı olanlarda (p=0,006) ve genel sağlık algısı iyi olmayanlarda (p<0,001) daha fazla olduğu belirlendi. Cinsiyet, öğrenim durumu, sosyal güvence varlığı, gelir durumu varlığı, birlikte yaşadığı kişi değişkenlerinin bağımlılık varlığının dağılımı ile ilişkili olmadığı tespit edildi. Ayrıca çalışmada GDÖ ve GYA ölçeklerinden alınan puanların korelasyonu değerlendirildiğinde iki ölçek arasında negatif yönde orta kuvvette bir korelasyon olduğu saptandı.(rs; -0,594. p;<0,001) SONUÇ: Günlük yaşam aktivitesinde bağımlı olmak depresyon riskini arttırmaktadır. Ancak depresyon için de, GYA'da bağımlılık için de farklı farklı risk farktöreleri mevcuttur. Bu nedenle ileri yaşlardaki bireylere gerekli olan medikal ve sosyal hizmetler zaman geçirilmeden hazırlanmalı ve destek programları şeklinde yaşlılara sunulmalıdır. ANAHTAR KELİMLER: yaşlılık, depresyon, bağımlılık, günlük yaşam aktiviteleri