IgE aracılı inek sütü protein alerjisi olan çocuklarda klinik presentasyonlar ve tolerans risk faktörlerinin tespiti
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELTEM ZEYBEK
Danışman: Himmet Haluk AKAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İnek sütü protein alerjisi (İSPA), inek sütü proteinlerine karşı gelişen immünolojik reaksiyonlar olarak tanımlanır. İSPA sıklıkla erken çocukluk döneminde başlar ve çoğunlukla da beş yaşına kadar tolerans kazanılarak düzelir. İmmünolojik reaksiyonlar IgE aracılı, non-IgE aracılı veya karma reaksiyonalar şeklinde olabilmektedir. İSPA, hastalarda deri bulgularına, solunum sistemi bulgularına, gastrointestinal sisteme ait bulgulara ve anafilaksiye neden olabilmektedir. Tanıda altın standart oral provokasyon testidir. Ancak İSPA tanısında dünyada kabul görmüş süt serum spesifik IgE (F2) değerleri de tanımlanmıştır. Çalışmamızda bu F2 değerleri kullanılarak tanı alan 100 İSPA'lı hastaların klinik, laboratuvar bulguları araştırıldı ve varsa tolerans ile ilişkili olabilecek risk faktörlerinin tespit edilmesi amaçlandı. Metod: 2012-2016 yılları arasında, İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Kanuni Sultan Süleyman Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Çocuk İmmünolojisi ve Alerji polikliniğinde tanı alıp takipleri yapılan toplam 100 İSPA'lı hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara tanı anı ve güncel klinik bulguları ait veriler ve laboratuvar sonuçları hastane kayıt sitemi üzerinde taranarak oluşturulan formlara kaydedildi. Başvuru semptomları üzerinden klinik fenotiplendirme yapıldı. Sonrasında hastaları <3 yaş ve ˃ 3 yaş tolerans gelişenler olarak iki gruba ayırdık. 29 farklı klinik ve laboratuvar verisini kullanarak tek değişkenli regresyon analizi ile varsa tolerans gelişimi için olası risk faktörleri araştırdık. Bulgular: Hastaların güncel yaşı ortalaması 8.2 ± 2,1 yıl, semptom başlangıç yaşı ortalama 5.2 ± 4,1 ay ve %67'si erkekti. Başvuru semptomu olarak %64 hastada rinit, %49 hastada öksürük-hırıltı (solunum sistemi), %49 hastada ürtiker ve/veya anjioödem, %39 hastada egzama (deri), %37 hastada mukuslu dışkılama, %35 hastada kusma, % 33 hastada ishal, %15 hastada kakada kan (gastrointestinal sistem) ve %19 hastada ise anafilaksi tanımlanıyordu. Ailede atopi hikayesinde %46 hastada annede atopik dermatit, % 42 annede alerjik rinit, % 39 babada alerjik rinit, % 29 babada atopik dermatit, % 21 annede astım, % 17 annede besin alerjisi, % 15 babada besin alerjisi ve % 11 babada astım varlığını görüldü. Hastaların güncel tablosunda %71 hastada atopik dermatit, %63 hastada ise alerjik rinit ve %44 hastada da astım vardı. Laboratuvar bulguları olarak %39.1 hastanın eozinofili (≥ %4) ve %54 hastada ise total IgE yüksekliği (≥200 IU/mL) saptandı. Tanı anı medyan F2 değeri 14.5 kU/L (5.12-100.0 kU/L) iken güncel medyan F2 değeri ise 0.5 kU/L (0.1-100.0 kU/L) şeklindeydi. Halen tolerans geliştirmeyen 10 hastanın medyan F2 değerleri ise daha yüksekti [tanı anı medyan 33.2 kU/L (7.6-100 kU/L) ve güncel medyan 10.3 kU/L (0,5-100 kU/L)]. Tek değişkenli regresyon analizinde tanı anında hırıltının (OR: 0.44, %95 GA:0.19-0.99, p: 0.047), tanı anında anafilaksinin (OR: 0.15, %95 GA: 0.04-0.60, p: 0.003), güncel astım tanısının (OR: 0.42, %95 GA:0.18-0.94, p: 0.035), güncel çoklu besin spesifik IgE (F1 + F2) pozitifliğinin (OR: 0.41, %95 GA:0.17-0.99, p: 0.045), güncel eozinofili varlığının (OR: 2.43, %95 GA:1.07-5.50 p: 0.031) ve güncel DPT'de süt pozitifliğinin (OR: 0.33, %95 GA:0.11-0.98 p: 0.041) tolerans gelişimi ile ilişkili olduğu bulundu. Sonuç: İSPA tanısı alıp en az beş yıl takip ettiğimiz bu çalışmada en sık başvuru nedeni olarak rinit, öksürük ve hırıltı şeklinde solunum sistemine ait semptomlar bulundu. Aile hikayesinde en sık bulgu olarak anneye ait alerjik hastalık hikayesi vardı (atopik dermatit ve alerjik rinit). Güncel klinik tablo olarak en sık hastalarda atopik dermatit gözlendi. Tolerans gelişimi açısından tanı anında hırıltı varlığının 2,27 kat, tanı anında anafilaksinin 6,66 kat, güncel astım varlığının 2,38 kat, güncel çoklu besin spesifik IgE (F1 + F2) pozitifliğinin 2,43 kat ve güncel DPT süt pozitifliğinin 3,33 kat geç toleransa (İSPA persistansına) katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İnek sütü protein alerjisi (İSPA), süt Spesifik IgE (F2), tolerans gelişimi